نظرة المجاميع العراقية الى المشاكل السياسية الرئيسية والعالقات مع تركيا دراسة تعتمد على البحث الميداني
|
|
|
- Kelebek Engin
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Rapor No: 54 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA IRAQI GROUPS APPROACH TOWARDS MAIN POLITICAL PROBLEMS AND RELATIONS WITH TURKEY: A STUDY BASED ON FIELD RESEARCH نظرة المجاميع العراقية الى المشاكل السياسية الرئيسية والعالقات مع تركيا دراسة تعتمد على البحث الميداني ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES مركز الشرق االوسط للدراسات االستراتيجية -MIDDLE EASTERN TURKMEN PROGRAMME -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
2 IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA IRAQI GROUP S APPROACH TOWARDS MAIN POLITICAL PROBLEMS AND RELATIONS WITH TURKEY: A STUDY BASED ON FIELD RESEARCH نظرة المجاميع العراقية الى المشاكل السياسية الرئيسية والعالقات مع تركيا دراسة تعتمد على البحث الميداني Rapor No: 54 Rapor No: 13 Mayıs 2011 ISBN: Ankara - TÜRKİYE 2011 Bu raporun içeriğinin telif hakları a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak makul alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, yeniden yayımlanamaz. Bu raporda yer alan değerlendirmeler yazarına aittir; ın kurumsal görüşünü yansıtmamaktadır.
3 ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ STRATEJİK BİLGİ YÖNETİMİ, ÖZGÜR DÜŞÜNCE ÜRETİMİ ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Tarihçe Türkiye de eksikliği hissedilmeye başlayan Ortadoğu araştırmaları konusunda kamuoyunun ve dış politika çevrelerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla, 1 Ocak 2009 tarihinde Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi () kurulmuştur. Kısa sürede yapılanan kurum, çalışmalarını Ortadoğu özelinde yoğunlaştırmıştır. Ortadoğu ya Bakış Ortadoğu nun iç içe geçmiş birçok sorunu barındırdığı bir gerçektir. Ancak, ne Ortadoğu ne de halkları, olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir imaja mahkum edilmemelidir. Ortadoğu ülkeleri, halklarından aldıkları güçle ve iç dinamiklerini seferber ederek barışçıl bir kalkınma seferberliği başlatacak potansiyele sahiptir. Bölge halklarının bir arada yaşama iradesine, devletlerin egemenlik halklarına, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine saygı, gerek ülkeler arasında gerek ulusal ölçekte kalıcı barışın ve huzurun temin edilmesinin ön şartıdır. Ortadoğu daki sorunların kavranmasında adil ve gerçekçi çözümler üzerinde durulması, uzlaşmacı inisiyatifleri cesaretlendirecektir Sözkonusu çerçevede, Türkiye, yakın çevresinde bölgesel istikrar ve refahın kök salması için yapıcı katkılarını sürdürmelidir. Cepheleşen eksenlere dâhil olmadan, taraflar arasında diyalogun tesisini kolaylaştırmaya devam etmesi, tutarlı ve uzlaştırıcı politikalarıyla sağladığı uluslararası desteği en etkili biçimde değerlendirebilmesi bölge devletlerinin ve halklarının ortak menfaatidir. Bir Düşünce Kuruluşu Olarak ın Çalışmaları, Ortadoğu algalımasına uygun olarak, uluslararası politika konularının daha sağlıklı kavranması ve uygun pozisyonların alınabilmesi amacıyla, kamuoyunu ve karar alma mekanizmalarına aydınlatıcı bilgiler sunar. Farklı hareket seçenekleri içeren fikirler üretir. Etkin çözüm önerileri oluşturabilmek için farklı disiplinlerden gelen, alanında yetkin araştırmacıların ve entelektüellerin nitelikli çalışmalarını teşvik eder. ; bölgesel gelişmeleri ve trendleri titizlikle irdeleyerek ilgililere ulaştırabilen güçlü bir yayım kapasitesine sahiptir., web sitesiyle, aylık Ortadoğu Analiz ve altı aylık Ortadoğu Etütleri dergileriyle, analizleriyle, raporlarıyla ve kitaplarıyla, ulusal ve uluslararası ölçekte Ortadoğu literatürünün gelişimini desteklemektedir. Bölge ülkelerinden devlet adamlarının, bürokratların, akademisyenlerin, stratejistlerin, gazetecilerin, işadamlarının ve STK temsilcilerinin Türkiye de konuk edilmesini kolaylaştırarak bilgi ve düşüncelerin gerek Türkiye gerek dünya kamuoyuyla paylaşılmasını sağlamaktadır.
4 İçindekiler Takdim... 5 Özet Sünni Araplar Iraklı Sünni Arapların Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Iraklı Sünni Arap Siyasiler ile Görüşme Notları Irak Arap Partisi Genel Başkanı Muhammed Azzavi ile Görüşme Selahattin Vilayet Meclisi Başkanı Ammar Yusuf Hammud ile Görüşme Selahattin Vilayet Meclisi Üyesi Muhammed Fevzi Nakip ile Görüşme Irak ve Kerkük ün En Güçlü Arap Aşiretlerinden Ubeydi Aşireti Siyasi Lideri ve Kerkük Arap Aşiretler Meclisi Başkanı Abdulrahman Murşit El-Asi ile Görüşme Şii Araplar Iraklı Şii Arapların Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Iraklı Şii Arap Siyasiler ile Görüşme Notları Sadr Hareketi Üyesi ve Irak Parlamentosu Başkan Yardımcısı Kusay Suheyl ile Görüşme Sadr Grubu Milletvekili Seyit Cevat ile Yapılan Görüşme Sadr Hareketi Meclis Sözcüsü ve Milletvekili Hasan A. Cubburi ile Görüşme Sadr Grubu Kerkük Temsilcisi Şeyh Raad El-Sakri ile Görüşme Irak İslami Yüksek Konseyi İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Rıza Cevat Taki ile Görüşme Irak İslam Yüksek Konseyi Kerkük Temsilcisi Necat Hüseyin Hasan ile Görüşme Kürtler Iraklı Kürtlerin Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Iraklı Kürt Siyasetçiler ile Görüşme Notları...33
5 3.2.1.Yekgirtu İslami Kürdistan (Kürdistan İslami Birliği) Partisi Genel Başkanı Selahattin Bahattin ile Görüşme Komal İslami Kürdistan (Kürdistan İslami Cemaati) Partisi Genel Başkanı Ali Bapir ile Görüşme KDP Kerkük Sorumlusu Salah Delo ile Görüşme KYB ye Bağlı Gele Kürdistan TV Genel Yayın Yönetmeni Cemal Hüseyin ile Görüşme Goran Hareketine Yakın Awene Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Asos Hardi ile Görüşme Türkmenler Irak Türkmenlerinin Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Iraklı Türkmen Siyasetçiler ile Görüşme Notları Vilayetlerden Sorumlu Devlet Bakanı Turhan Müftü ile Görüşme Irak Türkmen Cephesi Diyala Milletvekili Hasan Özmen ile Görüşme Kerkük Vilayet Meclisi Başkanı Hasan Turan ile Görüşme Selahattin Vilayet Meclisi Üyesi Ali Haşim Muhtaroğlu ile Görüşme Irak İslam Yüksek Konseyi Musul Milletvekili Şeyh Taki El Mevla ile Görüşme Selahattin Vali Yardımcısı Ahmet Koca ile Görüşme Türkmen Vefa Partisi Başkanı ve Eski IİYK Milletvekili Feryat Ömer Abdullah Tuzlu ile Görüşme...55
6 TAKDİM uzmanları ilki Aralık 2010 ve ikincisi Şubat 2011 ayları içinde olmak üzere kısa süre içinde iki kez saha araştırması yapmak üzere Irak a gitti. Bu araştırmalarda neredeyse Irak ın bütün vilayetleri ziyaret edildi. Bağdat, Musul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil, Dohuk, Selahattin, Necef ve Kerbela vilayetlerinde yapılan görüşmeler neticesinde Irak ın tüm siyasal ve sosyal gruplarına erişme şansına sahip oldular. olarak objektif bilgiye ulaşma çabamız çerçevesinde bu tarz saha araştırmalarına büyük önem veriyoruz. Bölgede birinci elden elde edilen bu bilgiler neticesinde iki raporu hazırlandı. İlki Türkiye açısından stratejik öneme sahip olmasına rağmen toplumsal ve siyasal yapısı hakkında halen detaylı bilgi ve değerlendirmenin olmadığına inandığımız Bölgesel Kürt Yönetimi üzerine hazırlanan ve yayınlanan çalışmaydı. Elinizdeki çalışma bahsedilen saha araştırmaları neticesinde hazırlanan ikinci rapor. Bu raporda araştırmacılar tarafsız bir gözle Irak ın belli başlı siyasal ve sosyal gruplarının ülkedeki temel siyasal sorunlara bakışını yansıtmaya çalışıyor. Yazarların kısa değerlendirmelerinin yanı sıra çoğu zaman sözü doğrudan Iraklı siyasilere bırakıyoruz. Sünni Araplar, Şii Araplar, Kürtler ve Türkmenler şeklinde kabaca sınıflandırdığımız Iraklı grupların; hükümet kurulma sürecine ve yeni hükümete bakışları, birbirleri arası ilişkileri, Türkiye nin Irak politikası gibi konulardaki görüşlerini doğrudan okuma şansına sahip olacaksınız. Yazarların görüşmelerden edindiği izlenimleri, vilayetlerin genel siyasi, güvenlik ortamına ilişkin değerlendirmeleri de çalışma içinde bulabilirsiniz. Irak gibi zorlu bir coğrafyada böyle bir saha araştırması gerçekleştirerek özgün bir çalışma ortaya çıkarttıkları için yazarlara teşekkür ediyor, Iraklı Grupların Temel Siyasi Sorunlara Bakışı ve Türkiye ile İlişkiler başlıklı raporu kamuoyunun ilgisine sunuyoruz. Saygılarımla Hasan Kanbolat Başkanı
7
8 Rapor No: 54 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen, Ortadoğu Danışmanı ve Ahi Evran Üniversitesi U.İ.B. Başkanı Oytun Orhan, Ortadoğu Uzmanı ve A.İ.B.Ü. Doktora Programı Bilgay Duman, Ortadoğu Uzmanı Ogün Duru, Yönetici Editörü ve A.İ.B.Ü. Doktora Programı IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Özet - Irakiye ve Hadba içinde Musul un toprak bütünlüğünün korunması konusundaki fikir birliğinde bir çatlak oluştuğu görülmektedir. Bir kesim Sünni Arap grubu taviz vermeden hareket ederken bir diğer kesim de Kürtlerin rızasını alarak devam etmeye çalıştığı düşüncesi yerleşmiş durumdadır. Musul da genel kanaat Hadba Grubu nun şu anki gibi hareket etmeye devam etmesi durumunda bundan sonraki seçimde aynı başarıyı sergileyemeyeceğidir. - Tarihsel olarak Irak İslami Yüksek Konseyi en güçlü parti olmasına rağmen seçim sonuçları dikkate alındığında bugün bu koalisyon içindeki en güçlü partinin Sadr Hareketi olduğu söylenebilir. Çünkü, Sadr Hareketi tek başına bu koalisyonun sahip olduğu 70 milletvekilinin 40 ına sahip konuma yükselmiştir. Seçimden sonra uzun süre Maliki nin başbakanlığına karşı olan Sadr Hareketi nin İran ın baskısıyla bu karşı çıkıştan vazgeçmesiyle Şii gruplar arasında işbirliği sağlanabilmiş ve Maliki hükümeti kurabilmiştir. - Kürtlerin kazanımlarını artırma çabasının en önemli boyutları coğrafi genişleme ve petrol hakları oluşturmaktadır. Kürtler, Irak ta etnik ve/veya mezhepsel bir federative düzen kurulmasını istemekte, Irak ın mevcut idari yapılanmasının Saddam Hüseyin döneminde zorla değiştirildiğini ileri sürmektedir. ABD askerlerinin Irak tan çekilmesi sürecinde Kürtler diğer Iraklı grupların pekçoğundan farklı olarak net bir duruşa sahiptir. Irak ta henüz güvenlik güçleri tam olarak organize olamadığından ABD askerlerinin çekilmesinden sonra özellikle tartışmalı bölgeler de sorunların artacağını düşünmekte ve bu nedenle ABD nin Irak tan tam olarak çekilmesine karşı çıkmaktadırlar. - Türkmenler 2010 yılında yapılan seçimde bir önceki seçim kadar milletvekili çıkartmalarına rağmen elde ettikleri bakanlıkların sayısın 1 arttırmışlardır. Ancak Türkmenlerin siyasi hareketlerindeki dağınıklık her halde göze çarpmaktadır. Bu çerçevede en büyük siyasi Türkmen örgütlenmesi olan Irak Türkmen Cephesi nde son dönemde yaşanan değişim bu dağınıklığın aşılmasında yeni bir umut yaratmıştır sonrası Türkmenlerin en çok ön plana çıkan sorunu Kerkük olmuştur. Uzun bir süre Türkmenler ve Araplar Kerkük ün KBY ye bağlanmasının önüne geçmek istemişlerdir. Bu konuda pek çok kez ortak tutum almışlardır. Ancak son dönemde temel politikalarda farklılık olmamasına rağmen yaklaşım farklılıkları Kerkük te yeni bir dengenin doğuşunun sinyallerini vermektedir. Özellikle, Kerkük te yaşanan arazi anlaşmazlıkları sıradan insanın gündelik yaşantısını etkilemektedir. Bu durum her geçen gün çözümsüzlüğe sürüklenmekte, bu da Türkmenleri olumsuz etkilemektedir. 7
9 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ 1. SÜNNİ ARAPLAR 1.1. Iraklı Sünni Arapların Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Irakiye Listesi nin en önemli gruplarından biri olan Hadba Listesi içinde, hükümet kurma sürecinde yaşanan bazı gelişmelerden dolayı fikir ayrılıkları yaşanmaktadır. Birçok Musullu partinin ittifakı sonucu oluşan Hadba içinde Musul Valisi Etil Nuceyfi, Meclis Başkanlığı na getirilen Usame Nuceyfi ve gruplarına karşı ciddi bir tepki oluşmuştur. Bunun temel olarak iki nedenden kaynaklandığı söylenebilir. Birincisi hükümet kurma sürecinde bakanlıklara sadece Nuceyfi grubundan kişilerin atanmasıdır. Bakanlığa getirilen kişilerin yerine Meclis e çıkartılan yeni milletvekilleri de yine Nuceyfilere yakın isimler arasından seçilmiştir. Bu da Hadba içindeki diğer grupların makamların dağıtımında adil davranılmadığı gerekçesiyle muhalif bir görüş oluşturmalarına neden olmuştur. İkinci ve daha önemli neden ise Nuceyfi grubunun seçimden once vaat ettikleri ve seçimden sonraki politikaları arasında çelişki olmasıdır. Hadba içindeki muhalif grupların görüşlerine göre Hadba Listesi seçimden önce Musul un toprak bütünlüğünün korunması ve Kürtlerin Musul dan çıkarılması vaatleri temelinde Musul halkından oy almıştır. Ancak seçimden sonraki süreçte Nuceyfi grubunun Kürtlerle görüşmesi ciddi şüpheler uyandırmıştır. Bu noktadaki ortak görüş Etil ve Usame Nuceyfi kardeşlerin makam ve kişisel çıkar hesapları nedeniyle Musul da oy almalarına neden olan Kürt karşıtı duruşlarından taviz vermeye başladıklarıdır. Irakiye ve Hadba içinde Musul un toprak bütünlüğünün korunması konusundaki fikir birliğinde bir çatlak oluştuğu görülmektedir. Düşünce birlikteliği parçalanmış durumdadır. Bir kesim Sünni Arap grubu taviz vermeden hareket ederken bir diğer kesim de Kürtlerin rızasını alarak devam etmeye çalıştığı düşüncesi yerleşmiş durumdadır. Parlamento Başkanlığının Kürtlerle yapılmış bir anlaşma sonucunda Usame Nuceyfi ye verildiğine inanılmaktadır. Bu da Hadba içindeki bazı kesimleri etkilemiştir. Son zamanlarda Birleşmiş Milletler de Hadba ile Ninova Kardeşlik Listesi (Musul Kürt Listesi) arasında sorunların çözümü yönünde çabalar da bu grupların şüphelerini artırmaktadır. Musul da genel kanaat Hadba Grubu nun şu anki gibi hareket etmeye devam etmesi durumunda bundan sonraki seçimde aynı başarıyı sergileyemeyeceğidir. Hatta şu anda yeni bir seçim yapılsa Usame Nuceyfi nin seçilme şansının az olduğunu bile iddia etmektedirler. Zira Musullu Arapların oy vermesini sağlayan söylemlerden tamamen vazgeçilmiştir. Bu gruplar Musulluların belli hedefler için Hadba ya oy verdiğini, bu hedeflerin de Musul un toprak birliğinin korunması ve peşmergelerin Musul dan çıkarılması olduğunu, eğer bu hedef ortadan kalkmışsa hiç kimse destek vermeyeceğini ifade etmektedir. Sünni Arapların nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturduğu vilayetlerden birisi de Selahattin dir. Birkaç yıldır, Selahattin in merkezi Tıkrit te düzelmeye başlayan güvenlik durumu son dönemlerde kötüleşmiştir. Vilayette bu sorunun kaynağı olarak dış güçler görülmektedir. Irak hükümeti ile halk arasında güvensizlik yaratmak isteyen siyasi partiler ve dış güçlerin güvenlik sorununu yaratmaya çalıştığı ifade edilmektedir. Diğer bir neden olarak Selahattin ve Diyala sınırındaki Kürt güçlerin istikrarsızlık yaratarak etki sahibi olmaya çalışmaları ileri sürülmektedir. Selahattin de görev yapan Irak ordusunun 4. Karargahının Tıkrit civarında görev yaptığı ve bunların %90 ının Kürtlerden oluştuğu belirtilmektedir. Selahattin Vilayeti nde Türkmenlerin merkezi olan Tuzhurmatu da bir süre devam eden sessizlik döneminden sonra güvenlik durumunun kötüleştiği iletilmiştir. Son dönemde suikastlar, patlamalar ve adam kaçırmalar yine başlamıştır. En son Selahattin Vilayet Meclisi ne yapılan saldırılar bu vilyattetki güvenlik durumunun aldığı vahim hali gözler önüne sermektedir. 8
10 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Selahattinli Sünni Arapların Irak ın güncel sorunlarına ilişkin bakışları şu şekildedir: Sünni Araplar tartışmalı bölgeler diye bir kavramı tanımadıklarını ifade etmektedirler. Ayrıca kendileri açısından 140. madde gibi bir sorun olmadığını ifade etmektedirler maddeyi tanımalarının Basra nın İran ın, Anbar ın da Ürdün ün bir parçası olduğunu kabul etmeleri anlamına geleceğini ve bu maddeyi her an patlamaya hazır bir mayın tarlası olarak gördüklerini ifade etmektedirler. Federalizm konusuna ise şu şekilde yaklaşmaktadırlar. Federal bir ülkenin birleşik bir ülke anlamına geldiğini sadece merkezi otoritenin yetkilerinin bir kısmını federal bölgelere vermesi olarak görmektedirler. Dolayısıyla mevcut federal yapıyı kabullenmekle birlikte Irak ın birliğinden taviz olarak görmedikleri görülmektedir. Kürtlerin talep ettiği anlamda bir federalizmin ise federalizm değil konfederalizm olduğunu ifade etmektedirler. Federalizm anlayışlarında bir bütün olarak Irak ın parçası olduklarına ve bütün bölgeleri ve halkarı birleştiren bir merkezi hükümetin varlığına inanmaktadırlar. Kuzey dışında güneyde de bir federal bölge kurulması girişmini ise Irak ın parçalanması anlamına geleceğini ifade etmektedirler. Selahattin Vilayetinde yaşanan sıkıntılardan biri bürokratrik sorunlardan dolayı vilayete aktarılan bütçenin tamamının kullanılamamasıdır. Bu nedenle yıl sonuna kadar kullanılmayan paralar Maliye Bakanlığı na geri dönmektedir. Böylece birçok proje hayata geçirilemeden bu projelerin paraları Maliye Bakanlığı na dönmektedir. Selahattin Vilayeti ne Irak hükümetinden ayrılan bütçenin azlığından dolayı şikayetler bulunmaktadır. Kaynaklar yetersiz olduğu için az sayıda projeyi hayata geçirilebilmektedir. Elektrik ve su altyapı projelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Şu an itibariyle Selahattin Vilayetinde günde 6 saat elektrik verilebilmektedir. Ayrıca hükümetteki belirsizlik nedeniyle atamalar yapılamamaktadır. Selahattin deki durumun bu şekilde devam etmesi durumunda Irak ın bazı vilayetlerinde başlayan hükümet karşıtı gösteri ve yürüyüşlerin Selahattin de de gerçekleşmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir Iraklı Sünni Arap Siyasiler ile Görüşme Notları Irak Arap Partisi Genel Başkanı ve Eski Milletvekili Mahmut Azzavi ile Görüşme : Öncelikle kendinizi ve partinizi tanıtabilir misiniz? İsmim Muhammed El Azzavi. Irak Ulusal Arap Partisi Genel Başkanıyım. Aynı zamanda Irak parlamentosu bir önceki dönem milletvekiliyim. Ben parti başkanı olarak partimiz herhangi bir dış etki altında kalmaksızın Irak ın yeniden yapılanmasını ve kalkınmasını amaçlıyoruz. Bizden yeni hükümetin kurulmasında katılmamız istendi ancak bizim bazı konulardaki şartlarımız yerine getirilmediği için anlaşamadık. Biz hükümetin kendi çıkarları ya da parti çıkarları için çalışan hükümetlere karşıyız. Bizim partinin bütün üyeleri bu tarz yaklaşımlara karşıdır. : Son seçimlere hangi liste ile girmiştiniz? Biz ayrı bir liste olarak kendi başımıza girdik. Ulusal Birlik Cephesi adı altında girdik. Bizim liste ile Kanun Devleti arasında görüşmeler oldu. Ancak bizim isteklerimizi yerine getiremediği için anlaşamadık. Biz mezhep ayrımı yapan bir partinin hükümet başına gelmesini istemedik. Mesela Cumhurbaşkanı Kürt tür, Başbakan Şii dir, Meclis başkanı da Sünni dir. Bize göre bu durum devletin çökmesine neden olacaktır. Bu tür olayların hala devam etmesi yeni hükümetin istikrarsızlığına yol açacağını parti olarak ilettik. Biz Irak ın bölünmesine de karşıyız. Bunun için gerekirse kendimizi ortaya koyarız. Bizi destekleyenleri savunuruz. Burası Kürt, burası Şii, burası Sünni bölgesi gibi yaklaşımlara kesinlikle karşıyız. Aslına bakarsanız Irak küçük bir dev- 9
11 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ lettir. Irak ın Kürt, Şii, Sünni Ezidi diye bölünmesi bu devletin değerini azaltacaktır. Biz buna her zaman karşı çıktık. Biz bu konuya tarih perspektifiyle bakıyoruz. Bir partinin Irak ta iktidara gelmesi için bunun milliyetçi tarafına ve tarihine bakmamız gerekiyor. Milliyetçi bakışı ve tarihi olmayan bir partinin iktidara gelmesi Irak devletinin çökmesine neden olabilir. Her ne kadar bazı partiler ve kişiler Türkiye ve İran ın Irak içişlerine karıştığını söylese de her iki ülke de tarih boyunca Irak ın bütünlüğünü savunmuştur. Biz bu görüşlere katılmıyoruz. Bu ülkeler her zaman Irak ın yanında olmuştur. Bütünlüğü savunmuştur. Benim görüşüm Türkiye nin herhangi bir çıkarı olsaydı özellikle Musul da bir beklentisi olsaydı Sevr anlaşmasından sonra Musul u alabilirdi. Ancak halkın tercihine bıraktı. Bence Türkiye nin bir beklentisi yoktur. : Partinizin tabanı nedir, kimlerden destek almaktadır ve hangi vilayetlerde faaliyet göstermektedir? Bizim partimiz herhangi bir dış ülkeden ya da dış partilerden veya herhangi bir gruptan destek almıyor. Biz iktisadi bir oluşum değiliz. Bizi destekleyen bizim üyelerimizdir. Biz ulusal ve milliyetçi bir parti olduğumuz için ABD bize sürekli karşı çıktı ve gelişmemizi istemedi. Ayrıca Irak ın her yerinde faaliyet gösteriyoruz. Son seçimde 11 binin üzerinde oy aldık ancak ABD oylarımızı kesti. Ben bir önceki Parlamento seçimlerinde milletvekili seçildim. Son seçimde bağımsız olarak Irakiye Listesi içinde yer aldık. Sadede Musul da değil, Irak ın genelinde Bağdat Diyala da adaylar gösterdik. Irak genelinden 13 milletvekili adayımız vardı. : Tartışmalı bölgeler konusundaki görüşünüz nedir, nasıl bir çözüm öngörüyorsunuz? Öncelikle hukuki olarak biz bu tartışmalı bölge kavramının var olmadığına inanıyoruz. Bir bölgenin tartışmalı bölge olması için iki ayrı ülkenin bir bölge üzerinde egemenlik iddiasından bulunması gerekir. Bizim görüşümüze göre tartışmalı bölge kavramı kuzey yönetimi tarafından ortaya atılan bir terimdir. Onlar da kendi yaşam alanlarını daha genişletmek için bunu ortaya atmıştır. Sonucu ne olursa olsun bu amaçlarının gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz. Ne Musul da ne Kerkük te ne de Diyala da hiçbir zaman izin vermeyeceğiz. Bizim Irak a bakışımız Irak ın bütün olduğudur. Bu tartışmalı bölgelere denilen konular geçicidir ve yakında ortadan kalkacaktır. ABD ve ortakları Irak tan çekildikten sonra ben inanıyorum ki Irak eski durumuna dönecektir. Sonuç olarak biz Irak ın federalleşmesine veya bölünmesine karşıyız. Her ne kadar kuzey yönetimi ifadesini kullansalar da sonuçta Erbil, Dohuk ve Süleymaniye de Irak ın vilayetleridir. Diğer ifadeler Kürtlerin kendilerini ilgilendirir bir geçerliliği yoktur. Bu hak da zaten zamanında Saddam tarafından Irak Devleti tarafından verilmiş bir haktır. Biz tanıdık bu hakkı kendilerine. Şimdi de daha fazlasını bekliyorlar. Musul a girmek alanlarını genişletmek istiyorlar. Ben bunu çekinmeden dile getiriyorum. : Hükümet pazarlıklarında Kürt yönetimi 140. Maddeye ilişkin taleplerini öne sürdüler. Siz bu maddenin uygulanması konusunda ne düşünüyorsunuz? Geçen dönemde ben bunu tartışmıştım. Buna da sürekli itirazımız oldu. Biz Anayasanın %90 ına karşıyız. İlk başta tartışmalı bölgeler denen bir kavram olamaz Madde de olamaz anayasada. Biz parti olarak öneri de sunduk Meclise geçen dönemde Maddeyi tartışmalı bölgelere karşı çıktık. Mesela anayasada bir Irak vatandaşın ikameti veya gayrimenkul edinmesi ile ilgili şöyle bir ifade var. Türkiye de Ankaralı bir vatandaşın ülkenin diğer bir şehrinde gayrimenkul alması önünde bir engel var mı? Yok. Zaten olamaz da. Ancak bizim anayasamızda var. Bu olamaz. Geçmişte Anayasa ya karşı çıktık. Bu anayasayı yapanlar ne yazık ki kanundan habersizdir. Anayasanın 1. bendi Iraklıların 10
12 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Irak ın her yerinde ikamet hakkı olduğunu 2. bendi de bir kişinin bölgenin demografik yapısını değiştirmek amacıyla ikamet yerini değiştirmenin yasak olduğunu söylüyor. Bu da kanunda büyük bir yanlışlıktır. ABD sayesinde bu anayasa yapılmıştır. Sırf gelecekte sorunlar çıksın diye yapılmıştır bu anayasa. Bizi susturmak için bazı şeyler teklif edildi ama susmadık. : Bugün Musul un bazı kısımları Irak ordusunun değil peşmerge güçlerinin kontrolü altında. Hükümetin kurulması sürecinde de 140. maddenin uygulanması yönünde bir söz verildi. Hükümetin bu maddenin uygulanması yönünde bir karar alması durumunda nasıl tepki verirsiniz? Çok açık konuşacağım. Irak ın bütün siyasi partileri Kürt partilere yakınlaşmak istemişlerdir. Bunun iki sebebi vardır. Yanlarına Kürt partileri alarak hükümeti kurabilmek, böylece Kürt partilerin desteği ile daha fazla bakanlık elde edebilmek. Bizi üzen şey partiler seçimden önce başka, seçimden sonra başka açıklamalarda bulundular. Seçimden önce Kürt partilere karşı çıkan partiler olarak bilinmelerine rağmen seçim ertesinde onlarla oturup kalkmaya başladılar. Bu Irak halkının değil kendi kişisel çıkarları içindir. Son seçimde ve seçim sonrasında ortaya çıkan ilişkiler ticari ilişkilerdir. İnsanların soydaşlarını satması ticari bir olaya dönüşmüştür. Bizim elimizde deliller var. Bunu da yeni parlamentoya ilettik. Seçim zamanında insanları para ile satın aldılar. Mesela 5000 oy getirene bu kadar, 4000 oy getirene bu kadar diye insanlar oy satın aldı. Bizim de elimizde resmi deliller var. Ayrıca seçim merkezlerinde oyların değiştirildiğine ilişkin elimizde fotoğraflar var. Irak vatandaşı da çok iyi niyetli olduğu için kendisine söylenenlere hemen inanıyor. Bir kişi televizyondan çıkıp ben Kürtlere karşıyım, Musul un birliğini koruyacağım dediğinde buna hemen inanıyor. Seçim bittikten sonra seçim öncesinde Kürtlerle şu sorunlar vardı o nedenle bu tarz açıklamalar yaptım gibi açıklamalar getirmeye çalıştılar. Benim görüşüme göre gelecek vilayet seçimlerinde Irak ve Musul da köklü bir değişiklik ortaya çıkacaktır. Şimdi Irak vatandaşları ve özellikle Musul halkı destek verdiği kişilerin gerçek yüzünü gördü. Bence halk bunlara gerekli dersi verecektir. Caddeye indiğinizde bir Musullu ya sorduğunuzda sen bu kişiyi destekledin oy verdin ne diyorsun diye sorarsan oy verdiğim eli keseyim gibi pişmanlık belirten ifadeler kullanacaktır. Biz bu duruma sevinmiyoruz. Keşke Musullu vekiller seçim öncesi verdikleri sözleri tutsaydı da Musul halkı kazansaydı, ama olmadı. Son seçimlerde ve önceki seçimlerde milletvekili ve bakan olan kişiler koltuklarına oturduktan kısa süre sonra Suriye, Türkiye, İran gibi ülkelere gidip orada kalıyorlar. Hiç milletleri ile ilgilenmiyor ve halkının sorunlarını dinlemiyorlar. Bu tarz siyaset anlayışı da bizi üzüyor. : Irak halkı büyük siyasi sorunların yanı sıra hizmetlere ilişkin de ciddi sıkıntı yaşıyor. Özellikle de su ve elektrik konuları çok önemli. Su ve elektrik sorunlarının çözümü için ne öneriyorsunuz? Benim sorunumun temeline geldiniz. Ben geçen dönem Irak parlamentosunda tarım ve su konularından sorumluydum. Amman da bir toplantıda Türkiye Çevre Bakanı ile aramızda geçen diyalogu size aktarayım. Dicle Nehri Türkiye den Irak a geliyor. Türkiye yaklaşık 570 metreküp su veriyor. Amman da bununla ilgili bir diyalogumuz oldu. Türkiyeli yetkililere Türkiye de yapılan büyük su projelerinden sonra Irak a verilen miktarın 250 metreküpe düşürdüklerini ilettik. Bu miktarın Irak ta yapılacak olan projeler ve tarım için yeterli olmayacağını ifade ettik. Türkiye tarafı ise Irak a verilen 250 metrekübü ne yaptığımızı sordu. Ben de bir şey yapılmadığını ve aktığını söyledim. Bana siz faydalanmıyorsunuz bari biz faydalanalım diye cevap verdiler. Bu da bir gerçektir. Biz sudan faydalanamıyoruz yılından bu yana su projeleri geliştiremedik. Sudan faydalanamıyoruz. Son 3 yıl içinde Irak ın bazı bölgelerinde kuraklık gerçekleşti. Tarım konusunda da çok yanlışlıklar yapıldı 11
13 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ ve su değerlendirilmedi. En küçük ürünler bile dışarıdan gelmektedir. Meyve, sebze bile dışarıdan geliyor. Suyu tarım alanında da kullanamadık. Ülkenin ekonomik durumunu anlamak için devletimizin yaşadığı durumdan bahsetmemiz gerekiyor. Sanayi alanında da projelerimizden bahsetmek istiyorum. Planda var var ama fiiliyatta bir şey yok. ABD ve ortakları Irak ı öyle bir duruma getirdi ki halkımızı sadece ye-iç-yat konumuna soktu. İnsanlar çalışmak istese de buna hali kalmamıştır. Üretmeden tüketen bir topluma dönüştük. Üzülerek bu gerçeği sizinle paylaşıyorum. Irak vatandaşının kuzeyinden güneyine kadar en büyük isteği işine gidip işini bitirip sağ salim evine dönmektir. Elektrikten bahsedecek olursak, Irak son 20 yıl içinde elektrikle ilgili de herhangi bir proje geliştirmedi. Irak nehir bakımından esasen zengin bir ülke. İstediği projeyi geliştirebilirdi ama bunu yapmadı. Bunlar Irak vatandaşları için büyük sorunlardır. Sıkıntı çektiler, korku yaşadılar. İçimizden ortaya çıkacak bir devrime ihtiyacımız bulunmaktadır. : Hükümetin geleceğini nasıl görüyorsunuz, bir dahaki seçime kadar varlığını sürdürebilecek mi? Şu ana kadar hükümetin dörtte biri oluştu. Geriye kalan yerler için partiler arasında anlaşmazlık oluyor. Ben de bir parti başkanı olduğum için benim de bakanlıklar konusunda fikirlerimi soruyorlar. Bence Irak ta yeni hükümetten bahsetmemiz şu an imkansızdır. Partiler arasında bir uyumun sağlanması için partilerin şahsi çıkarlarından vazgeçmeleri birinci şarttır. Biz şu anda bağımsız bir hükümet değiliz. ABD istediği adamı istediği bakanlığa getiriyor. Irak şu an Bağdat taki ABD Büyükelçiliği tarafından yönetiliyor. : Partinizin Meclis-i Ala, Dava Partisi, Sadr Grubu ile ilişkileri nasıldır, bu partilerin politikalarına nasıl yaklaşıyorsunuz? Irak ın güneyi ve her tarafındaki milliyetçi veya ulusal düşünceye sahip partilerle ilişkimiz vardır. Ancak ırkçılık fikrini besleyen bazı partilere karşı şartlarımız vardır. Irak ın ortası ve güneyinde Irak vatandaşları olumlu bir anlayışa ulaştı. Özellikle Diyala, Kerkük, Selahattin, Musul ve Anbar vilayetlerinde yeni değişimler meydana gelecektir. Kerkük te Arap partileri, Irak Türkmen Cephesi ve Goran Hareketi ile temaslarımız oldu. Kerkük teki vilayet meclisi üyelerini değiştirmeye çalıştık ve başarılı olduk öncesi durumu göz önünde bulundurarak yeni vilayet meclisini oluşturmaya çalıştık. Çünkü 2004 yılından sonra herkes biliyor ki Kürt partileri tarafından Kerkük e büyük bir insan göçü yaşandı ve demografisi değiştirildi. Ancak Arap partiler, Irak Türkmen Cephesi ve Goran hareketi birleşerek Kerkük vilayet meclisi üyelerinde değişiklikler yaptık. Bunun da şehrin geleceği için olumlu bir adım olduğuna inanıyoruz. Selahattin ve Diyala da bazı partiler tarafından baskıya maruz kaldık. Arap partileri, Türkmen Cephesi ve bazı Kürt aşiretleri olsun yani Irak ı bir vatan olarak gören taraflarla görüştük ve umuyorum ki bu da olumlu sonuç verecektir. Sonuç olarak biz Irak ın bölünmesine her zaman karşıydık. Bir tek biz değiliz. Araplar, Türkmenler hatta bazı Kürt aşiretleri de Irak ın birliğini savunmaktadır. Kuzeyde yaşayan Kürtler de güçleri yetseydi eminim ki bölgeyi yöneten iki partiyi değiştirirdi. : Türkiye ye nasıl bir mesaj vermek istersiniz? Son olarak şunu eklemek istiyorum. Türkiye nin farklı siyasi partiler arasında bir siyasi denge gözetmesi normaldir. Bu bütün dünyada siyasetin bir gerçeğidir. Tabi ki her partinin siyasi düşüncesi farklı olabilir. Ancak son yıllarda Türkiye nin özellikle güneyindeki bazı oluşumlar tarafından hükümetine baskı yapılarak gayri meşru bazı şeyler elde edildiğini okuyoruz ve görüyoruz. Benim kanaatime göre 2012 sonrasında Ortadoğu da önemli değişiklikler olacak. Özellikle de Kuzey Irak ın iddia ettiği Kürdistan bölgesi Kürdistan devletine dönüşecek. Umarım 12
14 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA ki Türkiye hükümeti güneydeki bazı partilerin her isteğini yerine getirmez. Son olarak Türkiye Cumhuriyeti nin İsrail e karşı tavrından çok memnun olduğumuzu söylemek istiyorum. Saygılarımızı sunuyoruz Selahattin Vilayet Meclisi Başkanı Ammar Yusuf Hammud ile Görüşme : 2009 yılında Vilayet Meclisi seçiminden bu yana Selahattin deki ekonomik, siyasi ve ekonomik gelişmelerden bahsedebilir misiniz? Geçen 2003 ten sonra arada bağlılık yoktu. Çünkü demokrasi tecrübesi yeni bir tecrübe idi bu nedenle arada sorun vardır. Kitleler arasında sorun vardı seçiminden geçen 1,5 yıl içinde sorunlu kitleler arasında bir anlaşma oldu ve bir araya geldiler. Bunun da Selahattin e etkisi olumlu oldu. Ekonomi alanında önemli adımlar atıldı. Irak genelinde projeler konusunda Selahattin vilayeti birinci sırada geldi ve projeler konusunda çok başarılı olduk. Ekonomi durumu tabi ki doğrudan güvenlik durumuna bağlıdır. Güvenlik durumu ne kadar iyi olursa doğal olarak ekonomi de o derece de iyi seviyede olmaktadır yılında da Petro dolarlar geldi. Yani Irak ın ürettiği her varil petrolden elde edilen gelirden bir dolar Selahattin vilayetine ayrıldı. Selahattin Vilayeti nin bütçesi 220 milyon dolara yükseldi. Bu da büyük bir sıçramaya işaret etmektedir. Paralar ve projeler vilayetlerin nüfusuna göre dağıtılmaktadır. Her il, her ilçe ve kasabanın nüfusuna göre projeler dağıtılmaktadır. Siyasi durum düzeltikçe stratejik projelerine yöneldik. Altyapı projeleri hayata geçirdik. İlin çok büyük ihtiyaç duyduğu uzun vadeli projeler hayata geçirdik. Yatırım konusunda da yabancı ülekelri ve Arap ülkelerini ziyaret ettik. Böylece Selahattin deki yatırım seviyesini artırmaya çalıştık, teşvit etmeye çalıştık. Bu çerçevede en fazla ziyaret ettiğimiz ülke Türkiye dir. Selahattin de yatırım yapmasını istediğimiz ülkeler arasında Türkiye önceliğimiz arasında yer almaktadır. Türkiye nin ekonomik kalkınması bizim için örnek teşkil etmektedir. Bu kadar kısa süre içinde nasıl bu kadar yol aldığını araştırıyoruz ve bu süreci kendimize örnek alıyoruz. Güvenlik durumuna bakacak olursak Kürt vilayetlerden sonra güvenlik açısından Irak ın en iyi durumda olan vilayeti Selahattin dir. Bu da Selahattin in güvenlik birimleri, aşiretleri ve halkı arasında işbirliği ve halkın desteği sayesinde olmuştur. Yine de bazı sorunlar yaşanmaktadır. Ancak Irak ın diğer vilayetleri ile kıyaslandığında bu sorunlar daha az seviyededir. Bu konuyu halletmek konusunda çok büyük gayretler gösteriyoruz ve göstermeye devam edeceğiz. Vilayetimizin güvenlik durumunun komşu ülkelerdeki gibi olmasını istiyoruz. Biz şimdi yatırımcılar için güvenli bir zemin hazırladık. Şimdi buraya her yatırımcı gelebilir. Geldiklerinde burada her anlamda kendilerine yardımcı olunacaktır. : Selahattin vilayetinin doğal zenginlikleri nelerdir, Türk yatırımcılar hangi alanlarda yatırım yapabilir? Sanayi alanında yatırım yapılabilir Beiji ilçesi Irak genelinin en büyük sanayi ilçelerinden biridir. Toplu konut yatırımları projeleri yapılabilir. Turizm yatırımcılı da olabilir. Dini turizm yapılabilir. Samarra ilçesinde tarihi eserler bulunmaktadır. Tıkrit te gördüğünüz saraylar da turizm amaçlı olarak kullanılabilir. Dicle nehrinin Tıkrit ten geçiyor olması da ilimize ayrı bir güzellik katmaktadır. Bunlar ilk aklıma gelen detaylardır. : Selahattin vilayetinde iş yapan herhangi bir Türk ya da diğer başka ülkelerden gelen şirket bulunmakta mıdır? Hayır, ne Türkiye den ne de diğer ülkelerden burada yatırım yapan herhangi bir şirket bulunmamaktadır. : Bizlerin aracılığı ile Türkiye ye ne mesaj vermek istersiniz? 13
15 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Türkiye ye insani yardımlarından ötürü çok teşekkür ediyoruz. Bu da komşu ve Müslüman bir ülke olmasının gereğidir. Irak Türkmen Cephesi vasıtası ile Selahattin de meydana gelen son patlamada yaralananlar Türkiye ye gönderildi. Biz de televizyonlar ve sizler vasıtası ile Türkiye ye olan minnettarlığımızı sunmak istiyoruz. Bizler de Türkiye nin yapmış olduğu bu yardımın karşılığını farklı alanlarda vermek istiyoruz. Bu görüşmeden de çok mutluyuz. Türkiye den resmi bir heyet gelirse biz burada güvenlik, konaklama konularında onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Türkiye Irak için dost ve kardeş ülke olarak kalmaya devam edecektir Selahattin Vilayet Meclisi Üyesi Muhammed Fevzi Nakip ile Görüşme : İlk olarak kendinizi tanıtır mısınız? Benim adım Muhammed Fevzi Nakip. Selahattin Vilayet Meclisi üyesiyim. Aynı zamanda hizmetler ve Enerji komisyonunun da başkanlığı görevini yürütüyorum. : Selahhadin vilayetindeki şu anki siyasi durumu kısaca değerlendirebilir misiniz? Selahattin vilayetinde siyasi durum şu an itibariyle son derece istikrarlı bir durumdadır. Aynı zamanda halkın hizmetleri alması yönünde çalışmaktayız. : Irak ın işgalinden bu yana Selahattin de yaşanan süreci anlatabilir misiniz. İşgalden hemen sonra siyasi ortam ve hizmetler açısından durum neydi ve günümüze geldiğimizde neler değişti? 2003 sonrasında en büyük gelişme dikdatörlükten demokrasiye geçilmesidir. Demokrasi Irak ın 30 yıl boyunca yaşadığı totaliter yapıdan sonra yeni bir tecrübedir. Demokrasi adım adım gelişmesi gereken zor bir süreçtir. Şu an 2011 yılındayız ve Irak halkının büyük bir kısmı demokrasi kavramını yavaş yavaş anlayacaktır. Diğer insanları da demokrasiye inandırmak siyasi gerilim yolu ile olmayacaktır. : 2009 yılında Vilayet Meclis seçimi oldu. Selahattin Vilayet Meclisi ndeki mevcut durumu anlatabilir misiniz? Meclis te partiler arası denge nasıldır, Meclis in işleri yürütmesi konusunda gruplar arasında herhangi bir problem yaşanmakta mıdır, Meclis in güçlü ve zayıf yönleri nelerdir? Vilayet meclisi olarak diğer vilayetlerdeki gibi görevimiz insanların ulusal seviyede Irak Parlamentosu seçimlerine girmesini hazırlamak ve orada temsil edilmesini sağlamaktır. Bir başka önemli konu da ulusal hükümetin birçok partiler tarafından temsil edilmesidir. Bu 2003 işgalinden ve diktatörün yıkılmasından sonra başlayan bir anlayıştır. İnsanlar o tarihten bu yana hızlı bir şekilde birçok farklı siyasi içerikli parti oluşturdular. Ancak sürdürebilinir olanlar seçkin partilerdir. Yaşanan gerginlik ve tansiyonlar siyasi partilere bağlı değildir. Dış etkiler ve gerginlikler ve bunun siyasi partiler üzerindeki etkileri soruna yol açmaktadır. : Dış etken derken bölge ülkelerini mi yoksa Amerika yı mı kast ediyorsunuz? Ayrım yapmaksızın tüm komşu ülkeleri ülkeleri kast ediyorum. Bütün bu ülkeler Irak a müdahale etmek ihtiyacı hissetmektedir. : Son parlamento seçiminden sonra yeni hükümetin kurulması uzun süre aldı. Mevcut siyasi süreç hakkına ne düşünüyorsunuz. Sizce başarılı mı ilerliyor ve mevcut sorunların nedeni nedir? Komşu ülkeler Irak ın istikrarsız olması için müdahalede bulunmaktadır. Bu nedenle bizim öncelikli konumuz güvenlik sorunudur. Bu nedenle de hizmetlerden önce güvenlik konusunu çözmemiz gerekmektedir. Siyasi süreç hakkında ise şunu söyleyebiliriz. Iraklı siyasi partiler arasında güven sorunu yaşan- 14
16 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA maktadır. Bu nedenle de hükümetin oluşması çok uzun süre almıştır. Ancak yine de dış ülkelerin etkisi olmasaydı bağımsız bir hükümeti daha çabuk kuracağımızı düşünüyoum. : Selahaddin vilayetinin bir kısmı tartışmalı bölgeler içinde geçiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? İlk olarak biz burada Vilayet Meclisi olarak görev yürütüyoruz. Anayasa ise Bağdat ta yazıldı. Bize göre tartışmalı bölgeler diye bir kavram bulunmamaktadır. Selahattin halkının %90 ı Anayasaya karşı oy kullandı. Bizim 140. madde gibi bir sorunumuz bulunmamaktadır. Bize göre Kürdistan diye bir bölge yoktur. Biz Kuzey Irak diyoruz. Biz farklı etnik gruplara haklar tanıyan bir ülkeyiz. Ülkenin birliğini sağlamaya çalışıyoruz. 18 vilayetten parlamenterler seçildi ve bunlar ülkenin birliğini sağlamakla görevli. Biz Vilayet Meclisi olarak biz hükümetin farklı yönde çalışmasını engellemekle sorumluyuz. Biz bu sınırlar i- çinde yaşayan her insandan sorumluyuz maddeyi tanımamız demek Basra nın İran ın, Anbar ın da Ürdün ün bir parçası olduğunu kabul etmemiz anlamına gelir. Biz bu maddeyi her an patlamaya hazır tam bir mayın tarlası olarak görüyoruz. : Selahattin halkı madem 140. maddeye karşı neden hükümet kurulma sürecinde 140. Maddeye açık bir karşı çıkış sergilemeyen Irakiye ye oy verdi? El Irakiye Listesi 140. maddeyi ne kabul etti ne de reddetti. Sadece bu maddeyi şimdilik erteledi. Açıkça konuşmak gerekirse çok önemli bazı şeyler içeriyor. Özellikle Kerkük ün demografik yapısından değişim yapılıyor. Şunu da kabul etmemiz gerekiyor ki komşu ülkeler de doğrudan bu süreci destekliyor ya da en a- zından gözlerini kapatıyorlar. Bu nedenle kendi ülkelerinden yaşayan Kürtlerin Kerkük ün demografik yapısını değiştirmek üzere göç etmesine göz yumdular. Şu anda Saddam Hüseyin in uyguladığı politikaların aynısını uyguluyorlar. Bir adım atılıyorsa buna karşı tepki de olacaktır. Aynı politikayı uyguluyorlar. Kerkük ün bir tarihi var bu da Kerkük ün durumunu etkiliyor. Kerkük ün zengin petrol yatakları nedeniyle böyle iddialarda bulunuyorlar. Ancak Kerkük Kerkük halkınındır ve bu halklar da Kürt, Türkmen ve Araplardır. : Irak federal bir ülke ancak federalizmin ortak bir tanımı yapılamıyor. Siz federalizm konusuna nasıl yaklaşıyorsunuz? Federal bir ülke demek birleşik bir ülke demektir. Burada merkezi otorite, yetkilerinin bir kısmını federal bölgelere vermektedir. Ancak bazı kesimler bu tanımı farklı şekilde yapıyorlarsa bu federalizm değil konfederalizm olacaktır. Konfederalizm de bölgeler kendi sınırlarını çizer, kendi kendini yönetir ve istediği zaman da diğer bölgelere sormadan bağımsızlığını ilan edebilir. Fakat bizim federalizm anlayışımızda bir bütün olarak Irak ın parçasıyız ve bütün bölgeleri ve insanları birleştiren bir merkezi hükümetimiz bulunmaktadır. : Türkiye nin Irak politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye nin Irak politikasından çok memnunum. Özellikle de Avrupa Birliği nin bir parçası olma düşüncesinden vazgeçtikleri için. Türkiye nin bir Müslüman ülke olarak Avrupa Birliği nde yer almaması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda doğru yere geri döndüklerini düşünüyorum. Çünkü Türkiye, Avrupa nın değil Ortadoğu nun bir parçasıdır. Bizim birçok ortak değerimiz, ortak noktamız vardır. Türkiye nin bölge ve Irak politikası Ortadoğu nun istikrarının sağlanması açısından önemli bir destek oluşturuyor. : Türkiye Irak ın istikrarsızlığının ortadan kalkması ve ekonomik gelişmeler için daha fazla neler yapmalıdır? İlk olarak Türkiye tüm Irak a destek olmalıdır. Sadece Irak ın belli bir bölgesine değil. İkinci olarak Irak ın istikrarı demek Türkiye nin istikrarı demektir. Irak ın yeniden yapılanmasında Türkiye nin tecrübesi dolayısıyla önem- 15
17 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ li etkisi vardır. Bu nedenle Türkiye nin başardıklarına güveniyoruz. Son olarak da Türkiye Irak ın istikrarını göz ardı etmemelidir Irak ve Kerkük ün En Güçlü Arap Aşiretlerinden Ubeydi Aşireti Siyasi Lideri ve Kerkük Arap Aşiretler Meclisi Başkanı Abdulrahman Murşit El-Asi ile Görüşme : Kerkük te durum Kürtlerin aleyhine mi lehine mi gelişiyor? Türkmen, Arap, Kürt artık beraber çalışmaya başladı. Ayrıca Kürtlerin kendi içlerinde de sorunları var. Kürtler artık Arap ve Türkmenlerin söylediklerini daha çok dinliyor. Bunları dikkate alırsak durumun Kürtlerin istediği yönde gelişmediğini söylemek mümkün olabilir. : Kendiniz ve aşiretiniz hakkında bilgi verir misiniz? Aşiretimiz Havice de ve etrafındaki Riyaz, Reşad, Tavuk ta bulunuyor. Musul, Diyala ve Güney Irak ta da kolları var. Aşiretimizde hem Sünni hem Şiiler bulunmakla birlikte Sünni aşiret mensupları daha fazla. Bağdat ta Azamiye ve Karrada da Ubeyd ler var. Kerkük ün en büyük Arap aşiretleri Ubeydler, Cuburiler, Hamdaniler. Ubeyd aşiretinin en büyüğü Enver ül Asr dır. Ezelden beri Kerkük teyiz. Başlangıçta konar göçer bir aşiretti. Sonra yerleşik düzene geçti. : Ezelden beri Kerkükteyiz dediniz. O zaman Kerkük ün öncesini ve sonrasını da çok iyi biliyorsunuzdur. Kerkük te 2003 ten sonra yaşananları anlatabilir misiniz? 2003 ten sonra Kerkük, ABD nin desteği ile askeri ve siyasi açıdan Kürt grupların kontrolüne girdi. Bu durum devam ediyor. Kerkük te en fazla KYB nin ağırlığı var. Kürtlere göre, Kerkük te farklı kavimler arasında ortak bir yönetim var. Fakat bunun aslı yok. Her şey tamamen Kürtlerin kontrolünde. Kerkük te Şiiler de Kürtlerle ittifak yaptı. Seçim yasasında çıkan 23. madde uygulanmıyor. Ama Kürtler 140. maddenin uygulanması için bastırıyorlar. Bence iki önemli sorun var. Birincisi 23. Maddenin uygulanması, ikincisi nüfus sayımı. : Peki Kerkük teki demografi değişti mi? 2003 ten sonra Kerkük e Kürt geldi. Bu şartlarda nüfus sayımı ya da referandum yapılması mümkün değildir. Biz nüfus sayımı ya da referandum yapılmasını istemiyoruz. Kerkük te tüm devlet hizmetleri Kürt bölgelerine yönlendiriliyor. Merkezden gelen para hep Kürt semtlerine akıyor. : Arapları da Kerkük e yerleştiği söyleniyor Arapların Kerkük e yerleşmesi veya sayılarının artması Saddam ın zoruyla olmadı. Saddam 1978 de çıkardığı bir yasayla Kerkük e göçü serbest bıraktı. Burası sanayi şehri olduğu için insanlar rağbet etti ve Kerkük e yerleşenler oldu e kadar ise Kerkük e Arap göçü yoktur. Fakat Kürtlerin sorunları artınca tekrar kanun çıkarıldı. Kanun, aslen Kerküklü olmayanların buradan çıkmalarını öngörüyordu. Fakat Saddam ın bu kanunla memleketine gönderdiği insan sayısı i geçmedi. : Kerkük te ne kadar Arap nüfus bulunduğunu tahmin ediyorsunuz? 2003 ten sonra 58 bin aile Kerkük e göç etti. Yaklaşık 120 bin kişi tazminatını resmen aldı. Arapların Kerkük teki sayısı tahminen Havice merkezde 42 bin, Riyaz da 33 bin Reşad da 31 bin, Tazehurmatu da özellikle köylerde 25 bin ve Tavuk ta 43 bin olarak ifade edebiliriz. Ancak Kerkük merkezi bilmiyorum. : Sizce Kerkük te nasıl bir çözüm öngörülebilir? 16
18 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Çözüm olarak Türkmenler buranın özerk bir bölge olmasını istiyor. Biz Araplar ise buranın Bağdat a bağlı olmasını, 23. Maddenin uygulanmasını, sonradan gelen Kürtlerin çıkmasını, petrol gelirinin Irak genel bütçesine aktarılmasını istiyoruz. Kürtlere para verilirse yerlerine geri dönerler. : Kerkük te durum Kürtlerin aleyhine mi lehine mi gelişiyor? Türkmen, Arap, Kürt artık beraber çalışmaya başladı. Ayrıca Kürtlerin kendi içlerinde de sorunları var. Kürtler artık Arap ve Türkmenlerin söylediklerini daha çok dinliyor. Bunları dikkate alırsak durumun Kürtlerin istediği yönde gelişmediğini söylemek mümkün olabilir. : Sorularımıza içtenlikle yanıt verdiğiniz için teşekkür ederiz. Biz de size bizi dinlemeye geldiğiniz için teşekkür ederiz. 2. Şİİ ARAPLAR 2.1. Iraklı Şii Arapların Temel Siyasal Sorunlara Bakışı ABD nin Saddam Hüseyin i devirmesinden sonra Şiiler Irak ı yönetmek için tarihî bir fırsat yakalamıştır. Şiiler, yeni Irak yönetiminde yer alma ve Irak ta başat olma hedefini benimsemiştir. Ancak, Iraklı Şiiler siyasal tutum ve görüş açısından bir bütünlük içinde değildir. 10 Mart 2010 da yapılan Ocak ta gerçekleşen seçimler Şii gruplar arasındaki güç mücadelesinin son durumunu göz önüne sermektedir. Önceki yerel ve genel seçimlerde birlik mesajı vermek ve öncelikle sistemde hâkim konuma gelmek için birlikte seçime giren Şii partiler, bu kez iki liste olarak hareket etmiştir. Bu listelerden birincisi Dava Partisi liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu (KDK) olurken diğeri ise birçok Şii partinin biraray gelmesiyle kurulan Irak Ulusal İtilafı ydı. KDK, Nuri el Maliki nin liderliğini yaptığı İslami Dava Partisi nin çevresinde toplanan çok sayıda küçük parti ve yerel olarak önde gelen isimden oluşan bir listedir. Merkeziyetçi, milliyetçi ve diğer Şii İslamcı partilere oranla laik ve güçlü bir lider olarak resmedilen Maliki nin temel vurgusu diğer önde gelen Şii partilerin büyük bir kısmı Şii ittifakı içinde yer almasına rağmen kendisinin bu mezhepçi akıma kapılmadığı olmuştur. Maliki nin koalisyonunda Kürtler, Türkmenler ve Sünni Araplardan bazı oluşumlar da vardır. Fakat, bu liste de asıl olarak mezhepçi çizgiden çok uzak değildir. Seçimleri küçük bir oy farklıyla ikinci sırada tamamlayan KDK, seçimden sonra diğer Şii koalisyon ile ittifak yaparak hükümeti kurma görevini almaya başarmıştır. Uzun süreli uğraşıların sonunda ise Aralık ayında hükümeti kurmayı başarmıştır. Hükümette başbakanlığın yanı sıra, başbakan yardımcılığı (Hüseyin Şehristani) Hükümet Sözcülüğü (Ali Debbağ), Yüksek Eğitim Bakanlığı (Ali Edip) nı elde eden Dava Partisi, Petrol Bakanlığı na da kendisine çok yakın bir bürokratı getirmiştir. Seçime giren diğer Şii koalisyonun adı ise Irak Ulusal İttifakı dır yılında yapılan seçimlere birlik olarak giren Birleşik Şii İttifakı nın halefi olan Irak Ulusal İttifakı, Irak İslami Yüksek Konseyi (IİYK), Bedr Örgütü, Sadrcılar, Fazilet Partisi ve Ulusal Reform Akımı gibi önde gelen Şii partilerin yanı sıra çok sayıda irili ufaklı politik grubu, partiyi ve önemli isimleri içermektedir. Bu ittifakın 2005 yılındaki büyük Şii ittifakından en önemli farkı Başbakan Nuri El Maliki nin Dava Partisi ile ona yakın bazı grupları içermemesidir. Irak Ulusal İttifakı her ne kadar mezhepçi bir görünüm vermemek için yanına bazı Sünni Arapları almış olsa da bu ittifakı oluşturan temel siyasi nosyonun Irak Şiilerini bir araya getirerek ülkede Şiilerin hâkimiyette olduğu bir sistem yaratmak olduğu söylenebilir. Şii Arapların çoğunlukta olduğu listede Uyanış Konseyi nin parçası olmasına rağmen bundan kopan küçük bir grup Sünni Arap ın yanı sıra Kürtler içinde azınlık olan Feyli lerden bir parti (Feyli Kürtlerin Genel Ulusal 17
19 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Kongresi) ve Şii Türkmenlerin bazılarının destek verdiği iki parti de (Türkmeneli Partisi ve Türkmen Vefa Hareketi) bulunmaktadır. Hareketin içindeki partilerin dış ilişkilerine bakıldığında en yakın olunan ülkenin İran olduğu söylenebilir. Seçimde üçüncü sırayı alan Irak Ulusal İttifakı kendi içinde de farklı bir güç dengesine sahiptir. Tarihsel olarak Irak İslami Yüksek Konseyi en güçlü parti olmasına rağmen seçim sonuçları dikkate alındığında bugün bu koalisyon içindeki en güçlü partinin Sadr Hareketi olduğu söylenebilir. Çünkü, Sadr Hareketi tek başına bu koalisyonun sahip olduğu 70 milletvekilinin 40 ına sahip konuma yükselmiştir. Seçimden sonra uzun süre Maliki nin başbakanlığına karşı olan Sadr Hareketi nin İran ın baskısıyla bu karşı çıkıştan vazgeçmesiyle Şii gruplar arasında işbirliği sağlanabilmiş ve Maliki hükümeti kurabilmiştir. Irak Ulusal İttifakı, yeni hükümette 8 i Sadrcılardan olmak üzere 12 bakanlık almıştır Iraklı Şii Arap Siyasiler ile Görüşme Notları Sadr Hareketi Üyesi ve Irak Parlamentosu Başkan Yardımcısı Kusay Suheyl ile Görüşme : Seçimler Sadr Hareketi için neyi değiştirdi? Seçimlerde Sadr Hareketi büyük bir başarı yakaladı. Şu an Irak ta Sadr Hareketi çok önemli bir durumda. Siyasetin ekseni diyebiliriz. Taraflar arasında medium ring oldu. Hükümetin kurulması için büyük çaba içerisindeyiz. Iraklılar istikrar ve güven istiyor. Bağdat ta 1 saat içerisinde 20 den fazla patlamanın olması Irak taki hükümet yokluğunun kötü etkisinin en büyük göstergesi. Sadr Hareketi, bu en kötü dönemde Iraklıların bize en fazla ihtiyaç duyduğu zamanda üzerine düşen görevi yerine getiriyor. : Hükümet sorunu aşılabilecek mi? Uzlaşma konusunda çok kritik bir aşamaya geldik. Hükümetin tüm grupları kapsayacak şekilde kurulması gerekiyor. Son olarak Kürtler, ABD nin isteklerine de karşı koyarak cumhurbaşkanlığını bırakmadılar. Obama nın Kürt liderlerle telefon görüşmesi sonuç vermedi. El-Irakiye Lideri Allavi nin Stratejik Politikaları Belirleme Konseyi Başkanı olmasını bekliyoruz. Irakiye içerisinde iki grup var. Bir grup Maliki nin başbakan olmasına karşı çıkıyor. Diğer grup ise uzlaşarak hükümette yer almak istiyor. : Yeni hükümette hangi politikalara ağırlık vereceksiniz? Önceliğimiz hükümet ortaklığının pekişmesi. Karar alma süreçlerinde uyumlu ve beraber hareket edilmesi. Irak halkına çok önemli hizmetler vermek gerekiyor. Bunların başında güvenlik, elektrik, sağlık ve maaşların düzenlenmesi geliyor. : Irak ta mezhepçilik sorununun, en azından ileride mezhepsel bir çatışma tehlikesinin ortadan kalktığını düşünüyor musunuz? Sanırım mezhepçilik fikri Iraklıların kafasından silindi. Siyasetçiler için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Artık çoğu siyasetçi çözüm için uzlaşma arıyor. Kimse gerilimin yeniden artmasını istemiyor. Herkes istikrar peşinde. Iraklıların artık bu işin üstesinden geldiğini söyleyebilirim. : Nüfus sayımının zamanlaması konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce milliyetin sorulması doğru mu? Sayım için önce normalleştirme gerekiyor. Özellikle çatışmalı bölgelerdeki istikrar açısından. Aksi takdirde milliyetin sorulması bir çatışma vesilesi olur. Genel anlamda bakarsanız etnik kimliğin sorulmasında bir problem yok, ama çatışmalı bölgelerde sorun yaratabilir. Örneğin Musul gibi yerlerde Şebeklerin kendilerini nasıl tanımlayacağı tartışma konusu. Bu yüzden Irak ta nüfus sayımı bir şeylerin kolaylaşmasına hizmet etmeli, zorlaşmasına değil. 18
20 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA : Çatışmalı bölgeler konusunda kısa vadede çözümler bekliyor musunuz? Açık söylemek gerekirse, hayır. Bu konuda kısa vadede bir çözüm geleceğini düşünmüyorum. Sadr Grubu olarak, bu bölgelerdeki çözümün taraflar arasındaki uzlaşmanın sağlanmasıyla olabileceğini düşünüyoruz. Uzlaşma olmadan bir çözüm dayatılması ancak meseleyi daha da karmaşık hale getirir. : Seçimlerden bu yana Türkiye nin Irak politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Seçimlerden sonra Türkiye yi pek çok Iraklı siyasetçi ziyaret etti. Türkiye önemli bir rol oynuyor. Türkiye Irak ın siyasi kilidinin çözümünde yer alıyor. Türkiye nin hükümete katılması için Irakiye ye baskı yaptığını biliyoruz. Öte yandan Türkiye ile Irak iki sene önce stratejik bir anlaşma imzaladı. Hedef ticareti 22 milyar dolara çıkartmak. Ama biz bu stratejik anlaşmanın hayata geçirilmesini parlamentoda yaptığımız görüşmeler sonucu su probleminin giderilmesi bağladık. Parlamentoda su konusunda çok yoğun çalışmalar yapıyoruz. Ben Avrupa Birliğinde de çok sayıda toplantıya katılıyor ve Iraklıların su problemi konusundaki düşüncelerini aktarıyorum. Irak topraklarının büyük bölümünde tuzlanma sorunu var. Toprağın ıslahı gerekiyor. Barajlarımızda su miktarı çok az. Elektriğimiz de büyük oranda hidroelektrik santrallerine bağlı ama üretim yapacak yeterli su dahi yok. Su yaşamın temel unsuru. Bu nedenle Türkiye-Suriye arasında su paylaşımı, dağılımı, veri değişimi konusunda sürekli işbirliği yapılmasını istiyoruz. DSİ nin büyük tecrübesi var. Bundan faydalanmak lazım. : Sadr Hareketi nin kimliği hep sosyodini olarak mı kalacak yoksa siyasi bir evrilme yaşanacak mı? Siyasi bir evrim geçireceğimizi düşünmüyorum. Çünkü siyasi partiler sadece partilerinin yararına çalışır. Bizim hedefimiz bu değildir. Biz tüm Irak ta çalışmak için kararlıyız. : Yanıtlarınız için teşekkür ederiz. Ben de teşekkür ederim, başarılar diliyorum Sadr Grubu Milletvekili Seyit Cevat ile Yapılan Görüşme : Sadr Hareketi hakkında bilgi verebilir misiniz? Sadr Hareketinin büyük babası Muhammed Bakır Sadr dır. Hepimizin babası ve Mukteda Sadr ın da babasıdır. Hareketimiz, Muhammed Bakır Sadr Ayetullah olduğu zaman başladı. Biz esasen Saddam zamanında güç kazandık. Şiiler arasında Cuma namazını kılınmadığı zamanda biz Cuma namazı kıldırdık. Ayetullah şehit olduktan sonra hareketin bir lideri yoktu. Saddam düştükten sonra da siyaset sahnesi boş kaldı. Tüm Şii ve Sünni partiler yurt dışından Irak a geldiler. Bu süreçte Kürtler de siyasete girdi. Birçok parti iktidara gelmek için çaba sarf etti. O dönemde Seyit Mukteda Sadr genç ve Şii bir lider olarak ortaya çıktı. En çok adamı olan kişilerden biriydi. Saddam gittikten sonra Cuma namazı kıldırdı. Milyonlar onunla beraber Cuma namazına gitti. ABD ve işgalcilere hiçbir zaman iyi gözle bakmadı. Saddam Hüseyin den sonra ilk Erbain ziyaretini Sadr grubu düzenledi. Bu grup devletle bağlantılı değildi. Bunu tamamen kendi inisiyatifleri ile yaptılar. O dönem Irak ta görev yapan ABD nin Irak Valisi Paul Bremer bu gelişmeden memnun olmadı. Milyonlarca insanın 1400 yıl önce ölmüş bir insan için böyle bir yürüyüş düzenlemesini anlayamadılar. Ve böylece kendi aralarında biz bu hareketi yok edemeyiz düşüncesi doğdu. Sınırlar kontrol edilemediği için bu dönemde El Kaide de Irak a girdi. Ve demokrasiyi yok etmek için çabaladı. ABD, Şii olan herkesi hapse atıyordu. Yine bu dönemde hem ABD hem de El Kaide Şiileri öldürüyordu. Biz de buna karşı koyabilmek için 2004 yılında silahlı bir grup kurduk. Adı 19
21 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Ceyşil İmam-ul Mehdi idi. Bu grubun amacı mezarlarımızı ve halkımızı savunmaktı. El Kaide den zarar gören Şii ailelerine destek olmak için kuruldu. Ortalığın karışık olduğu bu dönemde İmam ın mezarı yıkıldıktan sonra iç savaş çıktı ve Sadr grubunun askeri güçleri sahaya indi. O dönemde hiçbir siyasi amacımız yoktu. 30 milletvekilimiz vardı. Buna Sadr grubunu deniyordu. Devletin içine girince devletin zayıf olduğunu anladık. Altı tane bakanımız vardı. Seyit Mukteda devletin zayıflığını görünce altı bakanını geri çekti ve başbakana daha iyi çalışmaları için kendi bakanlarını buraya atamasını söyledi. Sadr Grubu nun girdiği ilk savaş Necef savaşıdır. ABD ve Sadr grubu arasında gerçekleşmiştir. Bu çatışmada Sadr grubundan gençler şehit olmuştur. Ancak o çatışmada ABD şunu anlamıştır. Şii halkı kuvvetli bir halktır. Birçok ABD li de ölmüştür. Bizim ve halkımız hakkında kuvvetli olduğumuz yönündeki ifadeleri ABD liler de yazdı ve bunlar daha sonra Wikileaks te ortaya çıktı. Sadr grubu ile yürütülen mücadelenin çok zor bir savaş olduğu bu belgelerde yer aldı. Daha sonraki süreçte Irak ta bir düzelme ortaya çıktı. Ancak Maliki den sonra ülke bir daha karıştı. Bu karışıklık Hasan el Askeri türbesine gerçekleşen saldırıdan sonra ortaya çıktı. O dönemde Maliki ile Sadr grubu askerleri arasında tartışma çıktı. Biz buna da ikinci savaş diyoruz. Bizim Sadr grubuna bağlı yerlerimiz vardı. Hiç kimse bu bölgelere giremezdi. ABD ve Maliki nin askerleri Sadr şehrine, Nisan, Basra, Necef ve Küfe de betonlardan oluşan duvarlar ördüler. Maliki nin ve ABD nin amacı Sadr ın askerlerini öldürmek ya da hapse atmaktı. Maliki nin düzenlediği askeri operasyonun ismi Savlatül Fırsa idi. Bu operasyonun neticesinde Sadr grubundan birçok kişiyi hapse attılar. Herkes Sadr grubunun bittiği yorumunu yapıyordu. Seyit Mukteda Sadr da o dönemde İran a okumaya gitti. Aynı süreçte biz de siyaset yapmaya başladık yılında vilayet meclisi seçimleri oldu. Bu seçime bizim girmemizi istemediler ve biz de adaylarımızı Sadr adayları olarak yazmadık. Adımızı Ahrar Kitlesi olarak yazdırdık. Herkes bu grubun kazanamayacağını söylüyordu. Seyit Mukteda Sadr da bu harekete açıktan destek vermedi. Yani basın önünde bunlar benim temsilcilerimdir demedi. Yine de büyük başarı sağladık. Halk bizi destekledi. Diğer bir kazanan da Maliki ydi. Maliki birinci sırada geliyordu. Ardından Sadr grubu geliyordu. Daha sonra Seyit Mukteda fetva verdi ve halkının Irak ta siyasete girmesini söyledi yılındaki genel seçime en iyi adamlarımızla girmemizi tavsiye etti. Maddi ve manevi destek verdi. İran a gittikten sonra ilk kez televizyonlara çıkıp bu kişiler benim adamlarımdır ve Ahrar Kitlesi ndeki kişileri destekliyorum diye açıklama yaptı. Sadr grubu seçimlere Meclis-i Ala, Fazilet, Ahmet Çelebi ile birlikte girdi. Herkes en fazla 25 aday çıkarabileceğimizi düşünüyordu. Bütün yorumlar Maliki nin kazanacağı yönündeydi. Tek başına Sadr grubu 40 milletvekili kazandı. Meclis-i Ala nın 19 milletvekili seçildi. Dava partisinin 31 milletvekili oldu. Kanun Devleti nin sahip olduğu diğer milletvekillikleri başka partilere aittir. Sadr Grubu ise tek başına 40 koltuk kazanmıştır. Sadr grubunun Irak siyasetindeki konumunu şöyle tanımlayabiliriz: biz terazide hangi kefeye oturursak orayı kazandırırız. Bu nedenle de hükümet kurulurken herkes bizi hükümete almak istedi. Biz ilk başta Maliki nin başbakan olmasını istemiyorduk. Biz istemediğimiz için de başbakanlığı bir türlü alamıyordu. Ancak biz fikir değiştirince başbakan olabildi. Biz de hükümete girdik ve şu anda hükümette 8 bakanımız var. Biz devlete girelim ve her yerde adamlarımız olsun istiyoruz. Bizim amacımız daha çok insanımız devlet yönetimine girsin. Bu şekilde fakir halkımıza yardımcı olacağımıza inanıyoruz. Örneğin şu anda parlamentoda kanun çıkarırken her şeyi ucuzlatmaya ve maaşları arttırmaya çalışıyoruz. Millet adına millet için çalışmak istiyoruz. : Sadr Hareketinin federalizm ve Kerkük konusundaki görüşleri nelerdir? 20
22 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Sadr Kütlesi Irak ın birlik ve beraberliğinden yanadır. Kürtlerin federalizm yönünde güçlü bir istekleri bulunmaktadır. Ancak ayrılmak, bölünmek istemiyorlar madde ye göre Kerkük şehri küçük bir Irak tır. Biz de Kerkük ün tüm Iraklıların şehri olmasını savunuyoruz. Biz Kerkük ün tüm Irak ın şehri olması gerektiğini düşünüyoruz. Arap, Kürt ve Türkmenlerin bir arada yaşadığı bir Irak şehri olsun istiyoruz. Tüm milletler orada barış içinde yaşasın diye düşünüyoruz. Kerkük şimdilik Bağdat a bağlıdır ve gelecekte de Bağdat a bağlı olmasını isteriz Sadr Hareketi Meclis Sözcüsü ve Milletvekili Hasan A. Cubburi ile Görüşme : Öncelikle kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Ben Dr. Hasan Abdülhadi Casim El Cuburi. Irak parlamentosunda Sadr Grubu ndan milletvekili olarak görev yapıyorum. : Seçimlerden sonra hükümet kurulma sürecini kendi grubunuz açısından anlatabilir misiniz? 7 Mart 2010 tarihinde Irak parlamentosu i- çin seçimler gerçekleştirildi ve bizler de Sadr Grubu olarak Irak Ulusal İttifakı içinde seçimlere girdik. Sadr Grubu olarak sandalye kazandık. Seçim öncesi başarılı olan parlamento adaylarını Irak ta şehirlere ve bölgelere göre böldük. Ardından Irak Ulusal İttifakı içinde seçimlere girdik. Irak Ulusal İttifakı toplamda 73 sandalye kazandı. Sadr Grubu olarak biz 73 sandalyenin 39 unu kazandık. Seçimin ardından Irak Ulusal İttifakı, Kanun Devleti İttifakı ile birleşti. Böylece iki İttifakın birleşmesiyle Ulusal İttifak oluşmuş oldu. Bu İttifakın toplam sandalye sayısı ise 159 oldu. Bu İttifak içinde Sadr Grubu nun büyük bir rolü vardı. Bu listeden Seyid Nuri Maliki Başbakan olarak seçildi. Biz Sadr Grubu olarak bazı şartlar ortaya koyduk. Hükümetin işbirliği içinde hareket etmesi gerekmektedir. Büyük ve küçük listelerin tamamı istisnasız hükümet içinde yer almıştır. Böylece ortak hükümet kuruldu. Sadr Grubu olarak Meclis Başkanlığı Yardımcılığı ve hükümet içinde de 8 bakanlık aldık. : Bize Sadr Hareketi nin örgüt yapısını anlatabilir misiniz? Sadr Hareketi nasıl bir siyasi örgüttür, bir parti midir yoksa hareket midir? Sadr Kütlesi milli bir harekettir. Birlik ve beraberliğe inanmaktadır. Düşmana karşı bir duruş sergilemektedir. Kendi milletini kendisi yönlendirir ve dış etkilere kapalıdır. Bütün devletlere saygısı vardır ve kimsenin içişlerine karışmamayı savunmaktadır. Buna karşılık herhangi bir devletin de Irak üzerindeki vesayetini kabul etmez. : Sadr Hareketi nde bugün üst düzey liderler kimlerdir, kararlar nasıl alınmaktadır? Sadr Grubu nun stratejisini belirleyen aynı zamanda başkanımız da olan Seyyid Mukteda Sadr dır. Onun altında siyasi bir heyet bulunmaktadır. Bu heyet Sadr Grubu nu yönlendirmektedir. Bu heyetin başkanı grubu parlamentoda temsil etmektedir ve önemli kararları almaktadır. Heyet danışmanlık yapar ve son kararlar oluşur. Böylece herkesin görüşü alınmış olur. : Bu stratejiyi belirleyenler hukukçular mı, akademisyenler mi, milletvekilleri mi yoksa tüm bunlardan oluşan bir grup mudur? Sadr Grubu nun üyeleri arasında avukatlar, mühendisler, doktorlar, üniversite öğretmenleri bulunmaktadır. Kararlar bütün bu kişilerin katılımı ile alınmaktadır. : Anayasada yer alan 140. madde ile ilgili olarak Sadr Grubu nasıl bir duruş sergilemektedir? Sadr Kütlesi Irak ın birlik ve beraberliğinden yanadır. Kürtlerin federalizm yönünde güçlü bir istekleri bulunmaktadır. Ancak ayrıl- 21
23 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ mak, bölünmek istemiyorlar madde ye göre Kerkük şehri küçük bir Irak tır. Biz de Kerkük ün tüm Iraklıların şehri olmasını savunuyoruz. : 140. madde uygulanması ve sonrasında ve Kerkük şehrinin Kürt Federal Bölgesine bağlanmasını kabul ediyor musunuz? Biz Kerkük ün tüm Irak ın şehri olması gerektiğini düşünüyoruz. Arap, Kürt ve Türkmenlerin bir arada yaşadığı bir Irak şehri olsun istiyoruz. Tüm milletler orada barış içinde yaşasın diye düşünüyoruz. : Yani sizce Kerkük şehri Bağdat a mı Kuzey e mi bağlı olmalıdır? Kerkük şimdilik Bağdat a bağlıdır ve gelecekte de Bağdat a bağlı olmasını isteriz. : Petrol yasası ve özellikle de petrol gelirlerinin paylaşımı konusunda ne düşünüyorsunuz? Petrol gelirleri istisnasız tüm Iraklıların hakkıdır. Kürdistan bölgesinden çıkan petrol gelirleri Bağdat merkezi hazinesine gelmektedir. Bu gelirler adaletli bir şekilde tüm Iraklılara dağıtılır. Bu Kuzey Irak için de geçerlidir. Onlara Irak ın bütçesinden %17 lik bir pay verilmektedir. Tüm Irak ın ihracatı Bağdat a bağlıdır. : 140. maddenin uygulanması kapsamındaki meselelerden biri de nüfus sayımının yapılması. Nüfus sayımının yapılması konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle de Musul, Kerkük, Selahattin ve Diyala gibi sorunlu bölgelerde. Sayım ile ilgili süreç Planlama Bakanlığı na aittir. Ayrıca sayım için belli kurumlar da kuruldu. Bu kurumların çalışmaları neticesinde sayım için ideal yöntem ve zaman belirlenecek. Nüfus sayısı ve hizmetlerde bulunmak ve yeni seçimlerde kazanmak, milletvekili ve meclis vekili seçimlerine katılmaları. : Bu bölgelerde yaşayan Araplar ve Türkmenler seçimin ve sayımın yapılmasına karşılar. Kürtler ise sayımın yapılmasını istiyorlar. Siz yapılsın ya da yapılmasın gibi net bir şey söyleyebilir misiniz? Araplar ve Türkmenlerin sayıma karşı olmalarının bazı nedenleri vardır. Bu bölgelerde bazı göçmenler yaşıyor ve burada oturdukları için şu aşamada nüfus sayımı yapılmasını istemiyorlar. Teşkilatlar var maddeye göre belli bir sürecin işlemesi gerekmektedir. Kanun süreci kolaylaştırmak ve milleti bir araya getirmeye çalışmaktadır. Ve buna göre herkes hakkını alacaktır. : Birleşmiş Milletler in (BM) tartışmalı bölgeler konusunda yaptıkları çalışmaları destekliyor musunuz, yoksa şüphe ile mi bakıyorsunuz? BM çalışmalarını adil bir yönde yaparsa, yani tarihi ve sosyal hakları ortaya koyarsa çok önemli bir rol oynayabilir. Birçok gerçeği ortaya çıkarabilir. Ama farklı bir gelişme olursa ve bahsettiğim şekilde hareket etmez, farklı bir rol oynamaya kalkarsa ve farklı grupların çıkarı yönünde çalışırsa bu çalışmaları engelleriz. : Sadr Grubu seçim sonuçlarına göre en önemli pozisyondaki gruplardan biri. Sadr Grubu desteklemeseydi hükümet belki de kurulamayacaktı. Sadr Grubu seçim yasasını en iyi okuyan ve ona göre en iyi stratejiyi belirleyen grup oldu. Bu stratejiyi nasıl belirlediniz? Sadr Grubu milli, ulusal bir kütledir. Iraklıların kazandığı sandalyeler Irak Ulusal İttifakı nda bir araya geldi. Irak Ulusal İttifakı nın hükümetin oluşmasında büyük bir rolü vardır. Burada tüm milletler bir araya geldi. Bu şekilde hükümet kuruldu ve siyasi işleri sürdürmeye başladı. : Sadr hareketinin toplumsal tabanı nedir, kimler Sadr Hareketi ni desteklemektedir? 22
24 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Milli inanca sahip insanlar desteklemektedir. Irak genelimnde bakacak olursak farklı kesimlerden insanların desteklediği görülmektedir. Ancak esas itibariyle fakir çoğunluğun bizi desteklediği söylenebilir. Bunun yanı sıra Sadr Grubu milli bir kütledir. Milli inanca sahip insanlar da bizi desteklemektedir. : Sadr Hareketi daha çok hizmet bakanlıklarını tercih etmiş gibi görünüyor. Bunun nedeni nedir? Sadr ın bir inancı vardır. Iraklılar için temel hizmetleri yerine getirmek çok önemlidir. Irak vatandaşları çok uzun zamandır bu hizmetlerden yoksundur. Saddam rejiminde çok büyük sıkıntılar çekildi. Tam 35 sene sürdü bu durum. Neredeyse her şey aynı kaldı ve hiçbir şey yapılmadı. Saddam rejiminden sonra Amerikan işgali yaşandı ve her şey, binalar, altyapı ve her şey yıkıldı. Tabi bu arada bir de terör yaşandı. Bütün bunlar Irak ı çok zor koşullar altında yaşamaya itti. Bu nedenle Iraklıların şu an için en fazla ihtiyacı olan şey devletin verdiği temel hizmetleri alabilmektir. Biz de bu amaçla hizmet bakanlıklarına talip olduk ve aldık. : 30 senedir yapılamayanları yapmaya kalkmak, 2-3 sene içerisinde bütün her şeyi yapmaya kalkışmak aynı zamanda büyük bir risk değil mi? Yapılamazsa insanların desteğinin geri çekileceğini düşünüyor musunuz? Altyapı hizmetleri, belediye hizmetleri için bütçe bulunmaktadır. Sadr Grubu olarak Iraklılar adına bu bütçelerden faydalanılacaktır. Irak milleti çok yoksul durumdadır. Mesela elektrik, belediye hizmetleri, su, kanalizasyon, okul, gıda maddesi temini konularında büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bütçeler doğru kullanılırsa bu konularda önemli gelişmeler kaydedeceğimizi düşünüyorum. : Bugün Irak ta güvenlik sorununu yaratan faktörler nelerdir? Birçok faktör vardır. Iraklı siyasi gruplar arasında anlaşmazlık vardır. Ve tabi ki en önemlisi halen işgal altındayız. Bunun yanı sıra işsiz insanlar yarattığı bir istikrarsızlık sorunu da yaşıyoruz. Bu gibi faktörler Irak ta güvenlik sorunlarına neden olmaktadır. : Peki, güvenlik tam olarak nasıl sağlanabilir? Iraklı siyasi gruplar arasında uzlaşma ile sağlanabilir. Ardından ABD askerlerinin çekilmesi gerekmektedir. Bir diğer faktör komşu ülkelerin oynadığı roldür. Komşu ülkeler birleşirse de Irak ta güvenliğin sağlanabileceğini söyleyebiliriz. Bütün bu faktörler bir arada önemlidir. : Sadr Hareketi neden Savunma, İçişleri gibi güvenlik bakanlıklarına talip olmadı? Bu bakanlıkların herhangi bir partiye ya da gruba ait olmaması gerekmektedir. Bu nedenle grup olarak tek başımıza bu bakanlıklara talip olmadık. : Sadr Hareketi olarak Türkiye nin Irak politikası hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Türkiye her zaman bizim komşumuzdur. Türkiye Irak ta güvelinliğin sağlanmasını istemektedir. Iraklı bütün siyasi grupların aralarında anlaşmasını, uzlaşmasını istiyor. Bu rol Irak açısından önemli ve olumlu bir roldür. Tüm gruplara eşit mesafede yaklaşmaktadır. Biz bu nedenle Türkiye ye saygı duyuyoruz Sadr Grubu Kerkük Temsilcisi Şeyh Raad El-Sakri ile Görüşme : İşgalden sonra Kerkük teki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Raad El-Sakri: Kerkük dinimiz gibi önemli bir şehirdir. Kerkük ün önemli bir şehir olmasının nedeni, karma bir şehir olmasıdır. Kerkük ün önemi Kürt, Arap ve Türkmenlerin kardeşliğinden, birliğinden geliyor. Bu birinci 23
25 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ sebep. İkinci sebep, Kerkük ün olduğu yerde bulunan petrol gibi doğal kaynaklar. Bu da Kerkük ün ikinci en önemli özelliğidir. Ama Kürt, Arap, Türkmen herkes burayı istiyor. Ayrıca birçok Iraklı siyasi grupla yabancı devletin Kerkük e müdahalesi söz konusu. Sadr Grubu nun en önemli hedefi böyle bir ortamda Kerkük teki toplulukların hepsinin birlikte kardeşçe yaşamalarını sağlamak. : Sadr Grubunun Kerkük için çözüm önerisi nedir? Bizim temel noktamız Kerkük ün federal bir bölge olmasını engellemeye çalışmaktır. : Federal bölgeden kast ettiğiniz nedir? Kerkük ün ve Irak ın parçalanmasına engel olmaktan bahsediyorum. Biz Irak ta federal bölgelerin oluşmasına karşıyız. Ama yerel seçimler yasasında Kerkük le ilgili olan 23. maddeyi destekliyoruz. Bu yasaya göre, Kerkük te yaşayan milletleri yüzde 32 oranına göre temsil edilmesini istiyoruz. Irak Türkmen Cephesiyle birlikte Kerkük ün birliğinin muhafaza edilmesini destekledik. Hatta ben şahsen Başbakan Maliki ile bu konuda görüştüm ve Kerkük ün parçalanmasını istemediğimizi kendisine ilettim. Kerkük ün Bağdat a bağlı kalmasını savunduk. Yani başka bir yere tabi olmasın, bağlanmasın sadece Bağdat a, başkente bağlı olsun. Yani biz Sadr Grubu olarak Kerkük ün merkezi hükümete bağlı olmasını destekliyoruz ve bugüne kadar bizim yoğun çabalarımız sonucu Kerkük merkezi hükümete bağlı kaldı. : Peki işgalden sonra özellikle Irak ın kuzeyinden Kerkük e 800 bin Kürt ün yerleştiği söyleniyor. Bu durumu sorunu nasıl etkiledi? Çözüm öneriniz var mı? 800 bin bence fazla abartılı. Belki 80 bin olabilir. Ancak eski rejim birçok insanı yerinden etti ve bunlar kendi yerlerine dönüyorlar. Yine de bu göçlerin tam anlamıyla tecavüz olduğu söylenemez. Ama bu şartlar altında Kerkük te bir seçim yapılırsa dengesizliğe yol açacağı kesin. Biz Kerkük e fazla nüfus yerleştiğini biliyoruz. Bu yüzden seçim Kerkük için bir sonuç vermez. Dolayısıyla yüzde 32 lik paylaşımı önemsiyoruz. Bu şekilde nüfus ne olursa olsun, kendi alanının dışına çıkamaz. Seçimi ancak 2003 teki nüfus kayıtlarına göre yapılması halinde destekleriz. Yani ABD işgali gerçekleşmeden önceki seçmen ve nüfus kayıtları dikkate alınmalıdır. Diğer seçenek ise, Kerkük teki nüfus artışının en fazla yüzde 5 inin kabul edilerek seçim yapılmasıdır. Eğer artış yüzde 5 in üzerindeyse seçim yapılması kabul edilemez. : Kürt Bölgesel Yönetimi Irak Anayasası ndaki 140. maddenin halen devam ettiği görüşünde. Ancak bu madde öngördüğü takvim içinde uygulanamadı. Bu konudaki düşünceleriniz öğrenebilir miyiz? 140. madde kesinlikle hükmünü yitirmiştir. Aynı soruyu Kürt bölgesinden de gelip, sordular. Aynı şekilde net bir ifadeyle 140. Maddenin süresinin bittiğini kendilerine söyledim. : Seçim sonuçlarına bağlı olarak Kürt grupların Kerkük teki üstünlüğü bitmiş gözüküyor. Kerkük te seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkmenlerin Irakiye Listesi ile seçimlere katılmaları çok mantıklıydı. Seçime katılımın dışında Kürtler tarafından hile ve usulsüzlükler yapılmasına rağmen, Kürt gruplar Kerkük te üstünlük sağlayamadılar. Hatta yarıdan az oy aldılar. Bu bizi Kürtlerin Kerkük te üstün olmadığı sonucuna götürür. : Sizce bu durum Kürt grupların Kerkük ü Kürt Yönetimine bağlanması gerektiği iddialarını zayıflattı mı? Evet bu konuda elleri zayıfladı. Parlamento seçiminden önce Kerkük sanki Kürtlerinmiş gibi bir hava yarattılar. Ancak seçimden sonra 24
26 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Kerkük te yaşayan diğer taraflar gibi Kerkük meselesinin unsurlarından biri haline geldiler. Seçimden önce ise büyük bir taraftı. Merkezi hükümet gibi bir taraf olmuştu. Seçimden sonra normal bir taraf oldu. Gücü kalmadı, düştü. Şimdi aynı şekilde 140. maddenin uygulanması konusunda ısrar edemezler. Yani sadece kendilerinden başka kimse 140. maddeyi desteklemiyor ve kabul etmiyorken uygulamaya geçirmeleri mümkün değil maddeyi uygulamak için anayasayı değiştirmemiz lazım. Anayasayı değiştirmek sadece bir tarafın girişimiyle olmaz. Tüm tarafların girişimiyle olması lazımdır. : 2003 ten bu yana gelen süreçte Sadr Hareketi nin sadece parti olarak değil bütün unsurlarıyla etkili olduğunu gördük. Peki, Sadr Hareketi gücünü nereden alıyor? Öncelikle genel olarak Şii inancında merciiyet anlayışı vardır. Mercii bütün konularda halka yol gösterir. Ama şartlar halkı merciiden biraz uzaklaştırdı. Bu durum Ayetullah Muhammed Bakır El-Sadr da tedirginlik yarattı ve bir hutbesinde şeyhlerin millete gideceğini söyledi. Çünkü Saddam rejimi zamanında hatta daha da eskiden beri çok az insan merciiye yaklaşabilirledi. Bu sadece rejim baskısıyla değil, maddi durumun kötü olmasıyla da ilgilidir. Seyit Sadr yeni bir yol açtı. Tabi ki her iyi yol insanlarda mutluluk ve huzur yaratıyor. İnsanların kalbinde ekilmiş olan şeyler bunlardır. İşte bu sevgi bu hareketi, bu gücü oluşturmayı sağladı. Sadr Hareketi parti değil, organizasyon değil, millet hareketidir. Yani partiye ait değil, millete aittir. Sadr Hareketi, dini güdülerle ABD ye karşı çıktı. Yine aynı güdüyle, siyasi gruplar arasındaki sorunların giderilmesi için uğraş verdi. Sadr Hareketi nin hedefleri dini olduğu için millet de ona bu denli bağlıdır seçimlerinde Sadr Hareketi kendi başına 30 sandalye kazandı seçimlerinde ise 40 sandalye elde etti. Ama seçimlere katılan diğer gruplara baktığınızda liste halinde milletvekili kazanabildiler. Sadr Hareketi ise tek başına kazandı. Yani milletin desteği çok güçlüdür. : Sadr Hareketi nin sosyal konularda da çalışmalar yaptığını biliyoruz. Sadr Hareketi nin çalışma sistemi hakkında bilgi verebilir misiniz? Gölge hükümet gibi bir rolü var. Ama yanlış anlamayın. Merkezi hükümete karşı kurulan bir hükümet değil. Bakanlıklar gibi faaliyetlerini yürüten konularında uzman organizasyonlara sahip. Ayrıca Sadr Hareketi nin askeri organizasyonu da var. Ayrıca ekonomi konularında uzman bir heyete sahip. Bu ekonomik heyetin görevi; Irak dışında çalışmalar yapmaktır. Ayrıca Sadr Hareketi ne bağlı milletvekilleri de heyete yardımlar yapmaktadır. Bu maddi bir imkân ve güç yaratıyor. Bir de 10 kişiden oluşan bir yüksek heyet var. Onlar da tıpkı Bakanlar Kurulu gibi faaliyet gösteriyor. Bu on kişilik heyet, Sadr Hareketi ne bağlı olan tüm müesseseleri, organizasyonları idare ediyor. Örgütsel yapının işleyişini düzenleyen, Anayasa ya benzeyen kuralları da bu kişiler koyuyor. Sadr Hareketi nin başında olduğu örgütsel yapı tanzimli, tertipli bir yapıdır ve karışık bir yapı değildir. Yani Sadr Hareketi bu örgütü kendi kafasına göre yönetmiyor. Bir kişi bir görüş sunar, bu görüş tartışılır ve sonrasında karar verilir. Onlar hariç bu mali tahsisatlar ve bu sahip olunan ekonomik imkânlardan yaralananlar var. Sadece Sadr Hareketi ve örgütte birlikte çalışanlara değil, herkese yardım yapılmaya çalışılıyor. Mesela geçen senelerde Kürtlerin öldüğü bir patlama oldu. Yaklaşık aileye bu paraların bir kısmı tahsis edildi. Aynı şekilde Telafer de hayatını kaybeden Türkmenlere de yardım yapıldı. Mesela yakın zamanda Kerkük e yakın olan Tazehurmatu da yaşanan patlama sonrası, hükümet insanların evlerini, yerlerini yapmaları için söz vermişti. Ama yapılmadı. Kısa bir süre önce Sadr Hareketi Tazehurmatu daki insanlara verilmek üzere para tahsis etti. Yani tahsisatlar sadece Sadr Hareketi ve Sadr Hareketinde yer alanlar için değil, geneldir. Şii, Sünni, Arap, Türkmen, Kürt ayırt edilmez. 25
27 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ : Sadr Grubu Irak ta yeni hükümetin kurulmasında oldukça kritik bir noktada duruyor. Sadr Grubu nun hükümetin kurulmasına konusundaki yaklaşımı nedir? Mukteda El Sadr El Cezire kanalıyla bir röportaj yaptı. Orada niye Nuri El Maliki ye destek vermediğimizin sebeplerini söyledi. Daha önce Mukteda El Sadr, Maliki ye yalancı demişti. Bunun sebepleri var. Öncelikle Maliki sözünü tutmuyor, söz verdiği şeyleri yapmıyor. Mesela Sadr Hareketi ne bağlı olan halkı taciz etmeyeceği yönünde sözler verdi. Ama hala Sadr Hareketini rahat bırakmıyor. Hatta onların kadınlarının, çocuklarının haklarına tecavüz etti. Yani bu seviyeye kadar çıktı. Ayrıca size açık söylüyorum; Maliki ABD ne derse onu yapıyor. Maliki Amerika Birleşik Devletleri ne gittiği zaman Irak ta ölen Amerikan askerlerinin mezarlarını ziyaret etmiş, mezarlarına gül koymuş ve onlar şehit sayılır demiştir. Irak ta Amerikalılara karşı mücadele eden insanlara da kanun kaçağı diyor. Maliki ye göre, Amerikalılar düşman değil. Ondan dolayı, biz Maliki ye hiçbir şekilde destek vermiyoruz. Maliki den başka kim olursa olsun. Bizde bir sistem var ve bu sistemde önemli noktalar var, bu noktalara ve kriterlere göre davranan herkesi kabul ederiz. : Peki Iyad Allavi konusundaki şüphenizin nedeni nedir? Aynı soruyu El Cezire kanalında da bana sordular ve açıkça cevapladım. Allavi, Baas Partisi ni kendine yakınlaştırdı. Ondan dolayı, Allavi ye karşı da sıcak bakmıyoruz. Mukteda El Sadr, Eğer Allavi Baas Partisi nden kendisini uzaklaştırır ve Baasçıları kendi partisinden çıkartırsa, biz bunu kabul ederiz, diyor. : Yani Irakiye nin içinde Baasçılar olduğundan mı söz ediyorsunuz? Irakiye içinde de dışında da var. Kendisini Baasçılara yakınlaştırdı. Eğer kendisini onlardan uzaklaştırırsa, biz onu başbakan olarak kabul ederiz. : ABD Irak tan çekilecek mi? ABD çekildikten sonra ise Irak nasıl bir Irak olacak? Irak daha iyi olur. Eğer ABD liler bir yere girseler oradaki milleti ezerler, döverler, harap ederler. Irak taki problemlerin en büyük kaynağının ABD ve onun silahlı kuvvetleri olduğunu düşünüyoruz. Problemler onlardan geldi. : 2003 ten bu yana Türkiye nin Irak politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye nin Irak politikasını iki önemli temelden görüyorum. Birinci esas siyasettir. Siyasi açıdan Türkiye, Irak milletinin birleşmesi için çaba harcıyor. Irak ta bir dönem partiler aralarında anlaşamamışlardı, işte o zaman Ankara da ve İstanbul da toplantılar yapıldı. Hatta Türkiye, Irak taki partileri birleştirmek için bunu Irak ta da yapmalı. İkincisi ise ekonomik ve insani yardım meselesidir. Ekonomik açıdan bakıldığında, mesela Türk malları, su kaynakları ve Irak ın doğal kaynaklarının ulaşımına katkı yapması bakımından Irak ekonomisine katkı sağlamaktadır. Sadece Türk mallarıyla değil; inşaat şirketleriyle, imar ve altyapı yardımları vasıtasıyla katkı sağlıyor. İnsani yardım bağlamında ise Türkiye, Irak ta yaşanan olaylar sonrasında ayrım gözetmeden hasta ve yaralıları Türkiye ye göndererek çok önemli ve üst seviyede bir rol oynadı. Bu Irak için çok önemlidir. : Bize zaman ayırıp, sorularımıza yanıtladığınız için size teşekkür ederiz Irak İslami Yüksek Konseyi İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Eski Milletvekili Rıza Cevat Taki ile Görüşme : 2010 yılı Mart ayında parlamento seçimi yapıldı. Bu seçim sürecini ve seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2010 yılında seçimler yapıldı. Bu seçim çok önemliydi ve çok da başarılı geçti. Bütün Irak halkı katılım sağladı yılındaki seçime 26
28 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA katılmayan kesimler vardı ancak bu kesimler de seçime katıldı. Bu da büyük bir gelişmeydi bizim açımızdan. : Seçim sonuçları istediğiniz gibi çıktı mı yoksa listenizin daha mı çok oy alacağını düşünüyordunuz. Seçim sonrasındaki tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Seçimden sonra seçim kanunu nedeniyle bazı problemler çıktı. Bu da bizi biraz engelledi. Haliyle biraz zorlandık. Sonuçların açıklanmasında gecikme oldu ve bu da siyasi problemler yarattı. Seçim yasası sisteminde sayım, kontenjanların dağılımı konularında engelleyici unsurlar vardı. Çünkü yasa yeni yazılmıştı. Bu nedenle bazı siyasi gruplar mahkemeye şikayette bulundular. Bu da hükümetin oluşmasını geciktirdi. Bu yüzden hükümet geç kuruldu. Hükümetin kuruluşu ve parlamentonun faaliyete geçmesi de gecikti haliyle. Sayın Mesut Barzani nin döner masa fikri tüm bu problemleri çözdü. Ama bu döner masa fikri Seyid Ammar Hekim den çıkmıştır. Fakat uygulamasını Sayın Mesut Barzani yapmıştır. Döner masadan önce siyasi güçlerin kendi aralarında görüşmeleri oluyordu ama herkes bir arada toplanamıyordu. : Hem seçim sonuçlarını etkileyen hem de seçimden sonraki hükümet kurma sürecini etkileyen önemli bir gelişme var yılında Birleşik Irak İttifakı çok daha kapsamlı siyasi bir ittifaktı. Bunun içinde İslami Dava Partisi vardı, İslami Yüksek Konsey, Sadr Hareketi ve Fazilet Partisi vardı. Fakat neden 2010 yılında yapılan seçimlere Birleşik Irak İttifakını oluşturan partiler aynı ittifakla girmediler de bir tanesi Kanun Devlet bir tanesi Ulusal İttifak olmak üzere iki ittifak olarak girdi? Çünkü seçim sonunda bunlar tekrar bir araya geldiler. Oysa seçim öncesinde bu ittifakı yapmış olsalardı, çok daha fazla milletvekiliyle aynı hükümeti kurabileceklerdi. Daha iyi olurdu. Ancak esasen seçimlere daha az sayıda parti girseydi daha iyi olurdu. Bunun örneği Amerika da, İngiltere de, Türkiye de bulunmaktadır. Bizim demokrasi tecrübemiz ve uygulamamız henüz yeni. Yüz sene önce de Irak hükümeti kuruldu ancak demokrasi yeni ortaya çıktı. Bu nedenle yeni uygulamalar oluyor. Biz birlikte girersek iyi olmaz diye düşündük. Demokrasi açısından yanlış olacağını düşündük ve iki ayrı grup olarak seçime girdik. Bazıları da tek başına yani herhangi bir ittifaka girmeden daha fazla kontenjan kazanacağını düşünüyordu. Daha fazla kazanç, daha fazla oy isteği onları bugünlere getirdi ama kazanamadılar. Ama seçimler bittikten sonra bir baktılar 91 kontenjan almışlar. Ancak esasen büyük bir gelişme bekliyorlardı. Ben önümüzdeki dönemde içinde Şii, Sünni ve diğer tüm grupların yer aldığı ulusal listelerin çıkacağını düşünüyorum. İlerde bana göre temel olarak iki liste kalacak. Bunlardan biri iktidara gelecek ve diğeri de muhalefet olacaktır. : Çok önemli bir noktaya parmak bastınız. Dediniz ki Irak ın demokrasi süreci yenidir. Bu çok doğru bence. Demokrasinin yeni olduğunun göstergesinin bir tanesi bugünkü hükümetin yapısı. Bütün partiler hükümetin içinde toplanıyor. Oysa demokrasinin en önemli özelliği sadece iktidarın olması değil, güçlü bir muhalefetin olmasıdır. Güçlü bir muhalefetin olmadığı yerde demokrasiden bahsedilebilir mi? Bu Irak ın en önemli problemlerinden biridir. Bir grup yönetip, bir grup muhalefet etsin anlayışı yok. Bunun ortaya çıkış sebebi şöyledir. Yeni bir Irak hükümeti yapılanması süreci içindeyiz. Irak ta hükümet kurulurken önümüze herkesin sürece katılımı diye bir şey çıkıyor. Bizim Irak ta demokrasinin temel ilkesi herkesin katılımı şeklinde ortaya çıkıyor. Yani Irak ta uzlaşı demokrasisi ilkesi geçerli oluyor. Lübnan daki sisteme benziyor. Yani Irak ta artı demokrasi var. Bizim sistemimizde seçime girip de kazanamayan bir grup hükümetin dışında kalırsa, bu nasıl bir demokrasi. Seçimi kazanamadılar ve uzaklaştırıldılar hükümetten diye düşünülüyor. Burada bir parti seçime girip % 80 oy alsa dahi tek başına hükümet kuramıyor. Bütün grup- 27
29 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ ları hükümete dahil etmek durumundadır. Bu nedenle katılımcı demokrasi olarak tanımlıyorum. Bunun olumlu ve olumsuz yanları vardır. : Bunun olumlu ve olumsuz yanları nelerdir? Olumsuz yanı güçlü bir muhalefetin olmamasıdır. Parlamento hükümete muhalefet etmek istiyor ama aynı güç parlamentoda da var hükümette de var. Bu yüzden muhalefet olmuyor. : Yani Hükümetin içinden bir muhalefet mi oluşuyor? Doğru bir muhalefet değil bu. Bu muhalefet de hükümeti çökertemez. Hükümete yönelik muhalefet olduğunda hükümet bu sefer parlamentoya döner ve şu ifadeyi kullanabilir. Hükümet içindeki bakanları siz verdiniz. Sizin adaylarınız hükümetin içinde diyecektir. Bu durumda bakanlarınızı hükümetten çekin diyecektir. Bu nedenle gerçek bir muhalefet o- lamayacaktır. Türkiye de böyle bir şey olamaz. AK Parti, hükümete muhalefetlik yapamaz. Bu anlattıklarım olumsuz yönleriydi. Olumlu yönleri ise, herkesi hükümetin içine almasıdır. Çünkü bizde % 15 oy almış bir partiyi hükümete almazsak, ya bir etnik grup ayaklanacak ya da tüm dünya bu grup neden hükümete alınmadı diye ayağa kalkacaktır. : Maalesef bir gerçek daha var. Irak ta muhalefet olan partiler muhalefetlerini sadece siyasi parti olarak yapmıyorlar. Aynı zamanda bunu sokağa şiddet olarak da yansıtıyorlar. Hükümete herkesin alınmasında bunun da etkisi var mıdır? Maalesef bu bir gerçektir. Parlamentoda ya da hükümet içinde muhalefet yapıyorsa yapıyor. Yapmazsa da bu sefer sokağa iniyor ve istediği şekilde muhalefetini gösteriyor. Herkesin de bir yöntemi var. Bu son iki yıl içinde Irak ta nispeten istikrar olduğunu göreceksiniz. Bunun temel nedeni herkes hükümet içinde yer aldığı için ülkede dengeler düzelmeye başladı ve istikrar ortaya çıktı. : Başbakan Maliki hükümeti kurduğu gün kendisi bile bu hükümetten memnun olmadığını açıklamalarında belli etti. Bugün hala bazı bakanlıklar belli olmadı. Sizce hükümet uzun ömürlü olabilecek mi yoksa bir hükümet krizi ortaya çıkabilir mi? Çünkü az önce sizin de söylediğiniz gibi muhalefet hükümetin içinden geldiği için hükümet işlevselsizleşiyor. İşlemeyen bir hükümet en çok halkı rahatsız edecektir. Halk hizmet bekliyor ama hükümet sağlayamıyor. Eleştirecek kimse yok çünkü muhalefette değiller. Bu sefer hükümetin kendisi kendisini eleştirmeye başlıyor. Bu da hükümeti işlevsiz bir konuma sokmuyor mu? Bu bizim en temel sorunlarımızdan biri. Başbakan hükümeti ilan etti ama bazı Sünni gruplarla ve Kürtlerle anlaşarak hükümeti ilan etti. Herkesi hükümete almak zorundadır. Almazsa denge bozulacaktır. O yüzden böyle bir durum ortaya çıkıyor. Bu sistem nasıl adlandırılır açıkçası ben de bilmiyorum. Anlaşma ilkesi uyarınca Başbakan yani Maliki bütün gruplara kazandıkları sandalye sayısına orantılı olarak bakanlıkları dağıtmak zorundadır. Örneğin bir grubun sandalye sayısı az da olsa hiçbir başbakan ben bu grubu hükümete almıyorum diyemez. Örneğin Türkmenlere bakanlık vermemek gibi bir durum söz konusu olamaz. Buna izin verilmemektedir. Bunu yapmaya kalkarsa siyasi krize neden olur. Hatta bütün dünya da ayağa kalkacaktır. Bu nedenle bunu yapamaz. Demokrasinin temelinde en fazla oy alan ülkeyi yönetir ama bu Irak ta böyle olmuyor. Bana göre önümüzdeki aylarda hükümet çok zorluk çekecektir. Tunus ve Mısır daki olaylar Irak ı da etkileyecektir. Basra da, Divaniye de yürüyüşler başladı. Bu eylemlerin en büyük sebebi halkın temel hizmetleri alamamasıdır. Şu an bilemiyoruz ama eylemler belki büyüyebilir. Ortadoğu bölgesi demokrasi tsunamisine uğradı. Bu rüzgar her yeri yıkıyor. Hükümet bu krizi aşmak için çok yoğun toplantılar ve görüşmelere gerçekleştiriyor. Bir çözüm arayışı içindeler. 28
30 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Yaşadığımız günler Irak için çok zor günlerdir. Boş kalan bakanlıklar sorunu yakın zaman içinde çözülmesi ve yeni bakanların atanarak sorunun çözülmesi gerekmektedir. Yoksa sorun daha da büyüyebilir. : Son olarak, Türkiye nin Irak politikasını değerlendirebilir misiniz? Son iki yıl içinde çok güzel gelişmeler oldu iki ülke arasında. Türkiye Irak ilişkileri eskiden sadece PKK sorunuyla, Iraklı Kürtler sorunları ile kısıtlanmıştı. Şimdi durum değişti. Türkiye nin son zamanlardaki açılımı Irak ta bütün gruplar içindir. Yani bir tek kesime açılmamaktadır. Bölgede de aynı şekilde yansımaktadır. Önemli göstergelerden ve gelişmelerden biri Türkiye nin Irak ın en güney bölgesi olan Basra da konsolosluk açmasıdır. Bunun yanı sıra Bağdat ta büyükelçilik var, Musul da konsolosluk var, Erbil de de açıldı. Şimdi Necef te de açmak istiyorlar. Türkiye, Irak ile ilgili konularda etkili olan ülkeler a- rasında tüm dünya ülkeleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Bunu iktisadi ve siyasi anlamda söylüyorum. Ticari açıdan yine aynı şekildedir. Türk firmaları burada en önemli işleri yapmaktadır. Bu hizmetleri de Irak ın tüm bölgelerinde yapmaktadır. Türkiye her alanda birinci sıradadır. Yaptığı projeleri olsun verdiği hizmetler olsun. Biz parti olarak da bugünleri görmek için çok çalıştık ve gerçekleştiği için de çok memnunuz Irak İslam Yüksek Konseyi Kerkük Temsilcisi Necat Hüseyin Hasan ile Görüşme : Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz? 1961 de Kerkük ün Musalla Mahallesi nde doğdum da Bağdat ta Teknoloji Üniversitesi nde yükseköğrenimime başladım ve mekanik mühendisi oldum. Saddam döneminde siyaset yasaktı. Ama Saddam rejimi gittikten sonra, biz Türkmenler nerede fırsat bulduysak orada yer almaya çalıştık. Irak İslam Yüksek Konseyi nin (IİYK) yaklaşık 6 yıldır Kerkük sorumlusuyum. IİYK İslami bir teşkilattır. Benim burada olmamın amacı Kerkük te mazlum olan milletime yardım etmek. Bize IİYK nın Kürt partilerle ilişkileri çok kuvvetli. Neden sen oradasın? diyorlar. Saddam rejimi zamanı çok zulüm çektik. O zaman biz Kürtlerle dağlarda el ele verip birlikte savaştık. Yüzlerce şehit verdik. O zaman Kürt milleti mazlumdu. Şimdi ise Türkmenler mazlum. Türkmenlere yardım etmek benim hem İslami hem de milli görevimdir. : Kerkük te IİYK nın bürosunda hep Türkmenler mi çalışıyor? Yüzde 99 u Türkmen. Bizim için Türkmen, Arap, Kürt olunması çok önemli değil. O bölge de hangi millet varsa o milletin insanı çalışacak. Bizim referansımız İslam. : O zaman Seyid Ammar El Hekim, Kerkük bir Türk şehridir diye bakıyor. Doğru mu? Saddam yıllarca Türkmenlere eziyet etti. Türk adını yasakladı. Arazilerimizi alıp Araplara verdi. Kerkük Türkmen şehriydi. Saddam 15 yıl içinde Kerkük e 400 bin civarında Arap getirdi. Nüfusumuz 855 bin civarında oldu. Saddam dan önce 100 bin Kürt vardı. 15 yılın içinde 150 bine yükseldi. Saddam düştükten sonra bazıları döndü, bazıları da kaldı. Türkmen in sayısı takriben bin civarındaydı. Arapların da hakiki sayıları bin, Kürtlerin 100 bin civarındaydı. Saddam dan sonra Türkmenlerin sayısı Kerkük te azaldı de bir sayım yapıldı. Bu sayıma göre Kerkük nüfusunun yüzde 65 Türkmen di. Ama sonra gönderdiler. Bizim sayımızı azaltmak istiyorlar, çünkü petrol var burada. : Az önce ifade ettiğiniz gibi IİYK ile Kürt gruplar arasında yakın ilişkiler var. Hatta bir anlaşma var aralarında. Siz Kerküklü bir Türkmen olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 29
31 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Ben hem IİYK nın sorumlusuyum hem de vilayette Türkmen milletinin temsilcisiyim. Bu iki görevi aynı anda yapmak çok zor. Ama tüm Türkmenler bilir ki ben Türkmenler için çalışıyorum. Bundan 2 yıl önce Irak Türkmen Cephesi nde bir toplantı oldu. Vilayet meclisinde görevli 9 Türkmen ve Sadettin Ergeç le oturup konuştuk. Ben; Cephe, Türkmen milletinin tek temsilcisidir dedim. Kürt kardeşlerimin bazıları her daim Türkmen haklarını öne sürdüğüm için benden rahatsızlar. Bizim bir televizyonumuz var. Arapça da Türkçe de konuşuyoruz bu televizyonda. Kürt gruplarla bazı görüşmelerim oldu. Ben, Türkmen milleti olarak kurulacak hükümetten istediklerimiz var dedim. Bazı Kürt arkadaşlarımız, sizin parlamentoda 7-8 temsilciniz olacak diyorlar. Bu genele vurulduğunda yüzde bir buçuktur. Bizim binlerce Türkmenimiz yıl başka yerlerde yaşayıp, Araplaştı, Arapça konuşmaya başladı. Seçim zamanında bunlar Türkmenim demeye korkuyorlar. Çünkü Saddam bizi bu hale getirdi. Türkmensen işin yok, toprağın yok. Bizim hakkımız civarında sandalye idi. Hükümet kurulduğunda bizim istediğimiz nasıl ki Anayasa da Irak memleketi Arap tan, Kürt ten ve Türkmen den oluşuyor yazıyorsa, biz öyle yaşamak istiyoruz. Başbakan ın Arap ve Kürt yardımcısı var, Türkmen de olsun. Bu bizim de hakkımız. Bize bir bakanlık veriyorlar, bence hakkımız 2 bakanlık. Biz Türkmen milleti olarak çok şükür ki mezhep ayrılığına düşmedik. Ama yine de birisi Şii Türkmenlere, bir bakanlık da Sünni Türkmenlere verilmeli. Ben Şii yim. Ama hiçbir zaman Sünni kardeşlerimi ayrı tutmadım. Aslında bizim milletimizin hakkı iki bakanlıktan da fazladır. Yani bir başbakan yardımcısı, iki bakanlık, 3-4 tane de bakan yardımcılığı istiyoruz. O zaman tam anlamıyla temsil edilir, hakkımıza sahip çıkarız. Bizim temsilcimiz olmadığında Arap ve Kürt ün işi hallolur, biz açıkta kalırız. : IİYK, Kerkük ün geleceği ile ilgili neler düşünüyor? Bundan 5-6 ay evvel bir fırtına koptu televizyonlarda. Seyyid Ammar El-Hekim, Kürt Bölgesi Başbakanı Berham Salih i hayırlı olsun demek için aradı. Kerkük meselesini de konuştular. Görüşmenin ardından, Berham Salih in yanındakiler, El-Hekim in kendilerine Kerkük te çoğunluk Kürtün dür dediği sözünü yaydılar. Ben hemen Seyyid i aradım. Benden televizyonlara çıkıp bunu yalanlamamı istedi. Ben Türkmeneli Televizyonunda bu haberi yalanladım. Çünkü Kerkük Irak ındır, Türkmen in Arabın, Kürdün dür. Biz Kerkük milletinin seçimi neyse onu uygularız. Kerkük milletinin yeri hiçbir millete tek başına mülk olamaz. Kürt tarafından yalan sözler veya kendi fikirlerini beyan eden sözler söylüyorlar. Tabi biz bundan mesul değiliz. Biz IİYK olarak Kerkük le biriz. Kim evvelden yerleşik olan Kerküklü ise o sandığa gitsin, o karar versin, dışarıdan gelen Arap ve Kürt nüfus kabul edilemez. Kim yıldır Kürküklü olduğunu, evvelden yerleşik olduğu ispat ederse, belge var ise o söz sahibi olsun. Ama 20 yıl evvel Saddam ın Kerkük e göç ettirdiği Araplar ve 5 yıldır gelen Kürtlerin, Kerküklü olmayanların söz hakkı yoktur. : Geçmişte özellikle 2005 den sonra Bedir Örgütü ile Mehdi Ordusu arasında bazı çatışmalar oldu. Bu gerginliklerin arka planında ne var? Saddam rejimi düştükten sonra Seyyid Sadr meydanlarda gözüktü. Saddam a muhalefet eden ve sonra öldürülen Ayetullah ın torunudur. Ayetullah ın millet içinde bir büyük ağırlığı vardı ve onun sözüne itibar edilirdi. Saddam ise rejim düşmeden önce Baas Partisi üyelerine diğer partilere, teşkilatlara, gruplara girilmesini, sızılmasını emretmişti. Bu yüzden Baasçılardan Mehdi Ordusu nun içine sızan çok oldu. Tabi Mukteda Sadr, Mehdi Ordusu yeni bir teşkilat olduğundan Baasçıların araya sızmasına pek dikkat etmedi. Ama örneğin Lübnan daki Seyyid Hasan Nasrullah ın Hizbullah ın partisine katılmak isteyenler tek tek titizlikle incelenir. Ama bizim burada tabiri caizse her eline silah alan ve Allahu Ekber diyen teşkilata katıldı. Baasçılar bunu bir fırsat olarak gördü ve Mehdi Ordusu görüntüsünde Bedir Teşkilatı ve ABD ile Necef te çatışmaya 30
32 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA başladı. Bu çatışmanın sonuçları millete ne kadar zarar verecek, siviller ne kadar zarar görecek diye hiç düşünülmedi. Seyyid Mukteda daha sonra teşkilatın içinde bazı Baasçıların olduğu fark etti ve silahların susması emrini verdi. O zaman gördü, kim kendisine bağlı, kim değil. Sadr ın emrine rağmen bazıları savaşmaya devam etti. Sadr da bunları kendi teşkilatından olmadığını duyurdu ve eğer kim hizmet etmek ve kim faydalı olmak istiyorsa artık sivil olarak hizmet etmelerini istedi. Maliki de hala savaşmakta olanlara karşı önlem aldı, onlara karşı savaş açtı ve bir kısmını Basra da öldürttü, bir kısmını da tutuklattı. Mesele aslı buydu. : Ulusal İttifak içerisinde Ammar El Hekim ve Sadr grubunun yan yana gelebildiğini gördük. Ama bir taraftan da Sadr ve Hekim aileleri arasında tarihsel bir rekabet var gibi görünüyor. Böyle bir sorun olduğu ne denli doğru? Irak ta iki büyük aile vardır. Sadr ve Hekim Ailesi. Seyyid Muhsin El- Hekim Seyyid Abdulaziz in atası kendisi büyük bir isimdi. Hekim ailesi Necef te büyük bir ailedir. Diğer tarafa baktığınızda Sadr ailesinde Seyyid Muhammed Bakır bir büyük filozof idi yılında Saddam tarafından idam edildi. Seyyid Musa Sadr, Hizbullah ın ikinci teşkilatının Lübnan daki kurucusudur. Bu Sadr ailesi sadece Irak ta değil aynı zamanda Lübnan da ve İran da da etkin. Tabi bu iki büyük ailenin Irak ta olması sorun değildir. Ama hükümet kurma sürecinde kim başbakan olacak gibi bazı konular sorun oluşturabilir. Bu da normaldir. Zaten liderler arasında bir sorun yoktur. Onun için bazı yerlerde Sadrcılar ile Bedir örgütü mensupları arasında çatışmalar olmasına rağmen 5-6 gün sonra bir araya geldiler. Bunda tabi İslamiyet in çok önemli payı var. Kuran da kimin arasında anlaşmazlık varsa hemen onların arasında sulh yapın buyrulur. Bedirciler Abdulaziz in emri üzerine genelde ateş açmaz ve çatışmadan kaçınırlar. Onun için ben derim ki böyle bir şey kalmadı artık. : IİYK İran da kuruldu den 2003 e kadar Irak ta çok fazla siyaset yapamadılar ten sonra etkili oldular. 20 yıllık bir IİYK-İran ilişkisi var. İran ile ilişkileri siz nasıl tanımlıyorsunuz? IİYK Irak ta İran a tabi bir kuruluş olarak görülüyordu yılında savaşta Saddam içerde Şiileri öldürmeye başlayınca çoğu Şii yurtdışına çıktı o zaman bütün ülkelerin kapısı kapılıydı bize. Eğer Amerika ya gidebilseydik IİYK İran da değil Amerika da kurulurdu. O günlerde Amerika, Avrupa ülkeleri, Kuveyt hangisi olursa olsun, İran karşı kim Saddam ı destekliyorsa o ülkenin kapıları bize kapalıydı. O yüzden tek şans İran dı. : Şimdi İran la ilişkiler nasıl? İran ile ilişkilerinde herhangi bir sorun yok. Zaten Seyyid in izlediği politikaya bakacak olursak gayet soğukkanlı ve ilişkileri gayet iyi ve yerinde yönettiğini görürsünüz. Baktığınızda Türkiye, Suriye, İran ve Ürdün ile ilişkilerimiz çok iyidir. Biz istiyoruz ki Irak tek devlet olsun. Bunun da gereği, birinci şartı, komşularla iyi ilişkilerdir. Elbette İran ın bizi yirmi yıl Saddam rejimine karşı desteklemiş olması bizim için özel bir yeri olmasını sağlamıştır. Şimdi ben Türkmen im. Kim tarafından ne kadar baskı yapılırsa yapılsın, Türkiye ile bağımızı kopartamazlar. Türkiye ile kanlarımız bir. Darda kaldığımız çoğu zaman Türkiye ye sığınmışız, Türkiye yi ikinci vatan olarak görüyoruz. Türkmenler iki kanattan da destek alıyor. Bir kanat Türkiye, diğeri İran. Bunun zararı yok, aksine çok faydası var. Ali Hasan Mecid 1989 yılında yaptığı bir açıklamada Baasçılara hazırlanmasını söylüyor ve İran ile savaşımız bitmiş yeni savaşımız Türkiye ile diyordu. Tabii Baasçılar savaş yanlısıydı. Biz farklı düşünüyoruz. Ben Türkmen im onlar kabul etsin, etmesin benim Türkiye ye bir muhabbetim var kalbimde. İran a karşı da aynı. Ben hem Türkmen im hem Şii yim. İran ile bu ortak bağımız var. Niçin bu iki devlet ile düşmanlık edelim. Türkiye nin dili dilimizden, İran ın mezhebi mezhebimizden. Bu iki 31
33 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ şeyin bizde çok tesiri var. Onun için bizim hiçbir sorunumuz yok. : IİYK, Türkiye nin Irak politikasını nasıl değerlendiriyor? Seyyid Ammar ın fikri, tüm ülkelerle ilişkimizin iyi olması yönünde ve bunların başında Türkiye ve İran geliyor. Bu ülkelerin etkisi ve katkısı çoktur. Herkes İran ve Türkiye ile ilişkilerinin iyi olmasını istiyor. Fakat Türkiye ile bazı meseleler var. Birincisi bundan bir ay evvel Türkiye de eski Baasçılardan ve şimdiki Irak hükümetine karşı, daha çok şiddet yanlısı olan kişilerin düzenlediği bir konferans yapıldı. Konferans İstanbul da gerçekleşti. Bundan bir iki yıl öncede eski Baasçılar, Mukavamet (Direniş) adında bir konferans düzenledi. Tabi Irak halkı böyle bir şeye razı değildi ve bu olay memnuniyetsizlik yarattı. Biz Cumhurbaşkanı, Başbakan, o zaman Başbakan ın siyasi danışmanı olan Ahmet Davutoğlu ile görüştük. Görüşmeler gayet güzel geçmişti. Ben bu grupların Türkiye de konferans düzenlemesini sordum. Benim kanaatimce Türkiye gayet iyi biliyor ki bu grupların Türkiye deki bu faaliyetleri Irak ile ilişkilerine büyük zarar verir. Ben öyle düşünüyorum ki bu Suriye nin baskısından kaynaklanmaktadır ya da belki ekonomik kaynaklı bir sebebi vardır. Tabi bu konferans Suriye de yapılsa bu kadar ses getirmez. Biz temenni ederiz ki ikinci vatanımız olan Türkiye bu katillerden her vakit uzak dursun. Irak halkı ile ilişkileri kuvvetlendirmek isteyen Türkiye nin bu gruplara müsaade etmesini münasip görmüyoruz. Türkiye tarafından hiç kimse bu konferansta katılımcı değildi, ama bunlara yer dahi tahsis etmek destek olarak algılanabilir. İkincisi, Dicle ve Fırat ın suları meselesi. Geçen yıl gelen su çok az oldu. Mesele öyle bir hal aldı ki Irak ta Türkiye ye karşı içinde bir nefreti olan herkes Türkiye nin aleyhinde propaganda yaptı. Bakın Türkiye suyumuzu kesiyor bizi susuzluktan öldürmek istiyor dediler. Benim önem verdiğim meselelerden biri de buydu. Öyle olunca Seyyid Ammar ile konuşmamızda hemen Ankara ya bir ziyaret yapmasını hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hem de Başbakan ile görüşmesini tavsiye ettim. Çünkü bu su meselesinin tarihten beridir çok iyi olan ilişkilerimizi bozmasını istemedik. Çünkü bazı devletler ve milletler var ki onlar Türkiye ile Irak iyi ilişkileri olmasın, zayıf olsun isterler, onların da kim olduğu malumdur. Bu suyun kesilmesi karşı tarafın elini kuvvetlendirdi. : Çok önemli bir şey söylediniz. Bazı devletler ve gruplar Türkiye nin Irak ile iyi ilişkiler kurmasını istemiyor. Sizce kim bu devletler ve gruplar? Bunun kesin cevabı yok, ama diyebilirim ki İran yüzde 10 ise yüzde 90 başka gruplar var. Örneğin Kürt kardeşlerimiz ve bazı Arap ülkeleri. Arap ülkeleri yalnız kendileri Irak tan faydalanmak istiyor. O yüzden Türkiye gibi dışarıdan bir ülke gelsin, Irak ın olanaklarından faydalansın istemiyorlar. Daha önceden de dediğim gibi biz Türkmenlerin iki kanadı var. Biri İran, diğeri Türkiye. Kanatlarımızdan biri kırılsa uçamayız. O yüzden isteriz ki Türkiye bölgede daha da güçlensin. İran da aynı. Nükleer enerji meselesinde Türk hükümetinin girişimi, Amerika ya rağmen, İran a karşı tutumu çok çok önemlidir. İran ile Türkiye nin ilişkisi ne kadar kuvvetlenirse Irak da o kadar kuvvetlenir. Bu üç devlet Türkiye, Irak, İran, bu bölgedeki en kuvvetli en önemli devletlerdir. Türkiye nin imkânlarını, mühendisleriyle, bankalarıyla, yatırımcılarıyla, aynı şekilde İran ve Irak ın imkânlarını birleştirsek bu bölge bir cennet olur. O zaman Avrupa dan bizim yanımıza gelirler. : Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ediyoruz. 3. KÜRTLER 3.1. Iraklı Kürtlerin Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Iraklı Kürt gruplar denilince akla ilk etapta KDP ve KYB gelmektedir. Bu iki parti dışında 32
34 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Kürtler arasındaki en önemli siyasi partiler Kürdistan İslami Birliği, Kürdistan İslami Cemaati ve Kürdistan İslami Hareketi gibi şeriatçı partiler ile sosyal demokrat eğilimleri olan Gorran Hareketi dir. Iraklı Kürtler siyasal sürecin içinde aktif rol oynamaktadır. Kürtler, siyasal süreçte aktif rol oynayarak hem geçmişte elde ettikleri kazanımları sürdürme hem de kazanımlarını geri alacak yasaların çıkmasını engellemeye çalışmaktadırlar. Kürtlerin 1991 den beri elde ettikleri ve korumak istedikleri kazanımları Kuzey Irak ta ayrı bir otorite ve peşmergelerin varlığıdır. Kürtler, 1991 den önce inşa etmeye başladıkları ancak olgunlaşmamış kurumlarını savaş sonrası düzene de aktarmayı başarmıştır. Iraklı Kürtlerin yasalarla sağlamlaştırmak istedikleri kazanımlarının başında geçmişte güvenli bölge denilen Irak ın kuzeyindeki üç vilayetten oluşan de facto yapı gelmektedir. Bu yapı, 2005 te kabul edilen Irak Anayasası ile resmileşmiştir. Irak ın federal bir yapıya sahip olduğunun anayasayla kabul edilmesi Iraklı Kürt hareketi açısından büyük bir zaferdir. Çünkü, geçmişte silahlı mücadele sayesinde elde etmiş oldukları hakları yasal olarak onaylatamayan Kürtler ilk Irak devletinde kendi bölgesini ayrı bir resmi bölge olarak kabul ettirebilmiştir. Kürtlerin kazanımlarını artırma çabasının en önemli boyutları ise coğrafi genişleme ve petrol hakları oluşturmaktadır. Iraklı Kürtlere göre, Kuzey Irak taki federal bölgenin sınırları Kerkük vilayetinin tamamını, Diyala vilayetinin doğusunda bulunan Hanekin e uzanan bölgeyi, Musul vilayetinin kuzey batısındaki Sincar bölgesini ve Selahaddin vilayetinin kuzeyindeki bazı yerleşim birimlerini kapsayacak şekilde değiştirilmelidir. Etnik ve mezhepsel açıdan heterojen bir yapıya sahip olan Kerkük sahip olduğu petrol rezervleri açısından Irak ın en önemli birkaç kentinden birisidir. Bu nedenle Iraklı Kürtlerin bağımsızlık amaçlarına ulaşabilmeleri için hayati bir önem taşımaktadır. Iraklı Kürtler ile merkezi hükümet arasındaki bir diğer sorun ise Araplar ise Irak ın tüm petrolünün Irak halkının tamamına ait olduğunu ileri sürmektedir. Kürtlerin Irak ta merkezi hükümetle aralarındaki en önemli sorunlardan birisi peşmergelerin varlığıdır. Bilindiği gibi Irak ın işgalinden sonar Kürtler, 1991 den önce inşa etmeye başladıkları ancak olgunlaşmamış kurumlarını savaş sonrası düzene de aktarmayı başarmıştır. Bugün Kuzey Irak ta ayrı bir parlamento, merkez bankası, postane hizmeti, eğitim bakanlığı, bayrak ve ulusal marş bulunmaktadır. Bu yapı, 2005 te kabul edilen Irak Anayasası ile resmileşmiştir. Irak ın federal bir yapıya sahip olduğunun anayasayla kabul edilmesi Iraklı Kürt hareketi açısından büyük bir zaferdir. Çünkü, geçmişte silahlı mücadele sayesinde elde etmiş oldukları hakları yasal olarak onaylatamayan Kürtler ilk Irak devletinde kendi bölgesini ayrı bir resmi bölge olarak kabul ettirebilmiştir. Kürtlerin kazanımlarını artırma çabasının en önemli boyutları ise coğrafi genişleme ve petrol hakları oluşturmaktadır. Kürtler, Irak ta etnik ve/veya mezhepsel bir federative düzen kurulmasını istemekte, Irak ın mevcut idari yapılanmasının Saddam Hüseyin döneminde zorla değiştirildiğini ileri sürmektedir. Son olarak, son dönemde ön plana çıkan ABD askerlerinin Irak tan çekilmesi sürecinde Kürtler diğer Iraklı grupların pekçoğundan farklı olarak net bir duruşa sahiptir. Iraklı Kürtler, Irak ta henüz güvenlik güçleri tam olarak organize olamadığından ABD askerlerinin çekilmesinden sonra özellikle tartışmalı bölgeler de sorunların artacağını düşünmekte ve bu nedenle ABD nin Irak tan tam olarak çekilmesine karşı çıkmaktadır Iraklı Kürt Siyasetçiler ile Görüşme Notları Yekgirtu İslami Kürdistan (Kürdistan İslami Birliği) Partisi Genel Başkanı Selahattin Bahattin ile Görüşme : Sayın Bahattin bize öncelikle partinizi tanımamız açısından genel bilgiler verebilir misiniz? 33
35 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Partimiz 1994 yılında kurulmuştur. Bir siyasi İslami partidir. İlk kuruluşumuzdan itibaren silahlı mücadeleyi tercih eden bir grup olmadık. Siyaset yapmayı tercih ediyoruz. Normalde siyasette silah olmaz ama Kürdistan bölgesinde laik partiler, İslami partiler dönemin koşulların göre hepsi elinde silah bulunduran hareketlerdi. Biz o zaman da elinde silah bulundurmayan tek siyasi örgüttük. Biz her zaman siyaset yapmanın doğru tercih olduğunu düşündük. İslam ı anlamaya ve anlatmaya çalıştık. Etnik meselelerde de biz silahı tercih etmedik. Etnik kökeni bir şovenizm olarak görmek istemedik. Biz gerçek adaletin İslami anlayışla oluşabileceğini düşünüyoruz. Diğer partiler ile de barış ve özgürlük içinde birlikte yaşamaya özen gösteriyoruz. Biz rekabetimizi sandıkta yapıyoruz. Bunu hiçbir zaman parlamento dışına kavga olarak dönüştürmemeye çalışıyoruz. Rekabetimiz siyasette. Bütün bakış açımız Kur an-ı Kerim e dayanmaktadır ve onu ezberlemeye önem veriyoruz. : Partinizin 1994 yılında kurulduğunu söylediniz. O zamandan bu yana partinin geçirdiği aşamalar nelerdir? Şimdiye kadar beş kongre gerçekleştirdik. Partinin yönetimi, kongrelerde hep değişmiştir. Birinci kongreden bu yana partinin genel başkanlığını ben yürütüyorum. Ama partinin diğer üyeleri zaman zaman değişmiştir. Parti içindeki uygulamalar yasalara uygun ve demokratik bir temeldedir. Değişimi seçimle ve demokratik bir sistemle gerçekleştiriyoruz. : İlk kez ne zaman bölgesel seçime katıldınız? İlk olarak 1992 yılında başka bir isimle girdik. O zaman ki ismimiz İslami Hareket ti daha sonra adımızı değiştirdik ve bir partiye dönüştürdük. Aradaki belediye seçimlerine katıldık yılı Ocak ve Aralık aylarında yapılan iki seçime de katıldık. Son Irak parlamentosu seçimine de katıldık. : Peki, bu seçimlerdeki başarı oranınız nedir acaba? 2005 te Kürdistan parlamentosuna beş tane milletvekili gönderdik. Beş kişi de Bağdat a gönderdik yılındaki seçimlerde altı tane milletvekili Kürdistan parlamentosuna, 2010 yılındaki Irak parlamento seçiminde de Bağdat a dört milletvekili gönderdik. : Size göre Kürt bölgesindeki siyasete yön veren dinamikler nelerdir? Her şeyden önce bölgede taşlar daha yerine oturmadı. Burada parti anlayışı biraz değişiktir. Bir parti bulunmaktadır bir de partilerin askeri yapısı vardır. Burada parti hükümetin de üstündedir ve devleti parti yönetmektedir. Parti mantığı daha henüz doğru bir temele oturmadı. Burada bir devrim oldu. Bu bir kavmin yani Kürt halkının bir devrimiydi. Fakat dağdakiler geldiler bu devrime sahip çıktılar. Bir zaman geçecek aradan, ondan sonra halk kendisi demokrasiyi talep edecektir. Zaten bu zaman oluştuktan sonra işler yoluna girmiş olacak. Biz böyle görüyoruz. Şu anki koşullar on yıl öncesine göre çok iyidir ve daha da iyi olacaktır. Ancak siyasi partiler kanunu henüz burada oturmamıştır. Seçimlerin yapılış şekli bile halka güven vermemektedir. Sahte oylar kullanılabilmektedir. Yavaş yavaş bunlar olgunlaşacak ve yerine oturacaktır. : Kendinizi bölge siyasetinde nereye oturtuyorsunuz. Bir muhalefet partisisiniz. Diğer muhalefet partileriyle aranızdaki ilişkiler nasıl? Bölgesel parlamentoda hangi konularda hükümete destek veriyor hangilerine karşı çıkıyorsunuz? Biz bir muhalefet partisiyiz. Bunun için de diğer siyasi partilerle devamlı olarak bir ilişki halindeyiz, görüşüyoruz. Bazı konularda görüş alışverişinde bulunuyoruz. Kabul ettiğimiz, tamam dediğimiz şeyler de oluyor ancak bazen de kendi partimizin görüşü, bakış açısı açısından bazı konulara hayır dediğimiz 34
36 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA oluyor. Bağımsız hareket ediyoruz. Stratejiyi biz bu açıdan değerlendiriyoruz. İlişkiler bu şekilde devam ediyor. Eğer ki hükümet önümüze iyi bir yasa getiriyorsa desteklediğimiz oluyor. : Irak taki federal yapı hakkında ne düşünüyorsunuz. Mevcut hali iyi mi yoksa daha mı genişletilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz? Biz Irak ın çok farklı etnik gruplardan oluştuğunu bilen bir partiyiz. Bu yüzden Irak ın federalizm ile yönetilmesini uygun bir yönetim anlayışı olarak görüyoruz. Kürdistan federal bölgesi biraz emri vaki olarak oluşmuş bir bölgedir den bu yana kendi başına bir devlet gibi hareket eden, öyle düşünen, kurumlarının alt yapısını o şekilde oluşturan müstakil bir devlet gibi hareket ediyor. Bu konuda halkın düşüncesi çok önemlidir. Buna da bakmak gerekir. Irak ın düzgün bir şekilde yönetilebilmesi federalizm ile olacaksa Kürdistan federe devletin olmasında bir sakınca yoktur. Ama anayasaya uygun federal kurallar içinde bir yönetim olması gerekir. : 140. maddenin içeriği ve uygulanması hakkında ne düşünüyorsunuz? 140. madde anayasanın içinde yer alan bir maddedir. Kabul edilen anayasanın uygulanmasında birtakım sorunlar mevcuttur. Maddenin kendisinde bir sıkıntı yok çünkü madde sorunlu bölgelerin kaderini ya da geleceğini bir şekilde tayin etmeyi amaçlayan bir maddedir. Ama uygulamada sıkıntılar oluşuyor. Özellikle nüfus sayımı ardından referandum ve sonra kime bağlanıp bağlanmayacağı sorunu bulunmaktadır. Bu üç aşamanın uygulanması sonucunda belki Kürdistan bölgesine bağlanmayacaktır. Kendi başına hareket edecektir. Ama en önemlisi normalleşmenin sağlanması ve kentin ya da tartışmalı bölgelerin kendi kaderini belirlemesidir. En büyük sorun da şovenist bazı grupların varlığıdır. Bu gruplar Kürtler arasında da Araplar arasında da Türkmenler arasında da bulunmaktadır. : Petrol yasası ve petrolün çıkartılmasına ilişkin düzenlemeler konusunda nasıl bir politikanız bulunmaktadır? Irak anayasası petrol konusunda bütün Irak petrolünün Irak halkına ait olduğunu söyler. Bir bölgede petrol çıkıyorsa öncelikle bu petrol o bölgede yaşayan halkların bir garantisidir. Her şeyden önce petrolden gelen paranın dağıtımını merkezi yönetim sağlamalıdır. Kürdistan hükümeti de olsa bunun dağıtımı tek bir yerden yapılması gerekmektedir. Doğalgaz ve petrol ile ilgili bir yasa bulunmaktadır ama henüz onaylanmış değildir. Çok uzun bir zamandır onaylanmış değildir. Kürdistan Parlamentosu petrol ve doğalgaz yasasını onayladı ve hayata geçirdi. Kürdistan hükümeti bu kanun üzerinden hareket etmektedir. Bu sorun kaba güç ile çözülmez. Barış ve özgürlükler çerçevesinde, konuşarak ve ortak akıl ile çözülebilecek bir sorundur. : Peki, toplumsal meselelere bakışınız nedir. Örneğin göç olgusunun yarattığı sorunlara, hızlı şehirleşmenin getirdiği sorunlara ne gibi çözümler öneriyorsunuz? Burada yaşayan halkın bir kimliği var. Her şeyden önce bunun yok olmaması çok önemlidir. Büyük kentlere gelen insanların kimliklerini korumakla beraber kimsenin malına tecavüz etmemeleri gerekir. Şartlar oturdukça sosyal konularda da daha farklı tavırlar ortaya çıkacaktır. İnsanın daha mutlu yaşaması için kültür ve özgürlük hareketlerinin bir arada olması gerekiyor. Bütün bunları bir araya topladığınız zaman insanın yaşamını belirleyen etmenler zemininde bir sosyal reforma ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Bu da zaman alacak bir şeydir. Özgürlük, kardeşlik ve adalet duyguları bizim için önemlidir. Sorunların çözümünde bu üç unsur kullanılmalıdır. : Irak ın genelinde başka İslami partiler de var. Araplar arasında Sünni partiler var, güneyde Şii partiler var. Onların dünyaya bakışıyla, İslami perspektifiyle sizin bakışınız aynı mı yoksa farklılıklar bulunuyor mu? 35
37 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Biz Sünni yiz. Ama biz meselelere mezhepçi açılarla yaklaşmıyoruz. Biz İslami bir grubuz, elde silah bulunduran, terör olaylarına karışan bir grup değiliz. Bir Kürt üz ama şovenizm yapmıyoruz. Biz İslam a iman etmiş bir milletiz ama biz asla dünyada olup bitenlere kapalı değiliz. Dünya siyasetinden, demokrasiden kopuk değiliz. : Son olarak, Türkiye ile ilişkiler konusunda ne düşünüyorsunuz, bu ilişkilerin nasıl daha ileri boyuta taşınabileceğini düşünüyorsunuz? Aynı şekilde Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi önemlidir. Ancak bana göre Türkiye nin buradaki ilişkilerini geliştirebilmesi için buradaki bir partiyle ilişkilerinin iyi olması değil Kürdistan ile ilişkisinin iyi olması gerekmektedir. Çünkü partiler gelip geçicidir. Ama Kürdistan kalıcı olandır. Türkiye nin var olan partilerle arası iyi ama Kürt halkıyla arası nasıl bu durum sorgulanmalıdır. Türkiye ile biz sınırız. Yani biz akrabayız. Bunun üzerinden nasıl ilişki geliştirebiliriz bu durum çok önemlidir. 500 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu döneminde burada tek parçaydık hiçbir sorun yaşamaksızın beraber yaşadık. Biz buradan çok net görüyoruz ki Türkiye kendi Kürt sorununu özgürlük, adalet duygularıyla ve siyasi adımlar atarak çözebilir. Hem Türkiye için hem de burası için demokrasi, özgürlük ve adalet duygusu önemlidir. Siyaset ile çözülebilecek bir sorundur bu. Biraz da sabırlı olunması gerekiyor ve bir planın geliştirilmesi gerekiyor. : Sayın Bahattin değerli zamanınızı ve fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz Komal İslami Kürdistan (Kürdistan İslami Cemaati) Partisi Genel Başkanı Ali Bapir ile Görüşme : Sayın Bapir öncelikle bize partinizden bahsedebilir misiniz? Dünya görüşü nedir, siyaseti nedir, gücü nedir, örgütlenmesi gibi konularda bilgi verebilir misiniz? Komal İslami Partisi daha önceden Bizutneve İslami partisinin devamı niteliğindedir. Önceden farklı isimlerle siyaset yapan hareketimiz 31 Mayıs 2001 tarihinden itibaren Komal İslami adını aşmıştır. Şu anda Kürdistan parlamentosunda 4 milletvekilimiz bulunmaktadır. Ancak bir önceki parlamentoda bu sayı 6 idi. Bunun yanı sıra Irak parlamentosunda iki milletvekili ile temsil ediliyoruz ve bunlardan biri benim. Bir önceki bölgesel hükümette Çevre Bakanlığı bize aitti. Ama şimdiki hükümete katılmadık ve muhalefet olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bölgedeki gücümüze baktığımızda adaylarımız üç bölgede yani Erbil, Süleymaniye ve Dohuk ta oy toplamaktadır. Ama diğer vilayetlerde de potansiyelimiz ve adaylarımız bulunmaktadır. Mesela Musul da Kerkük te ve diğer bazı başka bölgelerde. Ama bu üç bölge kadar etkili değiliz tabi ki. Bölgedeki diğer partilerle de siyaset ilişkilerimizi dostluk ve erdem temelleri üzerinde geliştirmek istiyoruz. Bu amaçla bölgedeki diğer siyasi partilerle, İslami olsun ya da olmasın, ilişki kuruyoruz ancak bu ilişkide temel amaçlarımızdan taviz vermiyoruz ve eşitler arası bir ilişki kuruyoruz. Bu taviz vermeyen tutumuzun bedelini de ödedik açıkçası. Muhalif olmamızın bedelini kast ediyorum. Örneğin ABD ordusu Irak ı işgal ettiği zaman, Kürt parti ve basın yayın organları Amerika yı güllerle karşılamıştı. Ancak ben bir hutbe ile bu ordunun karşısında durdum. Bunun da bedelini 22 ay hapiste kalarak ödedim. Arkadaşlarım da aynı şekilde hapse atıldı. 4-5 boyunca diğer hakim Kürt partileri tarafından baskı ve zulme maruz kaldık. Bu hakim Kürt partileri İslami olduğumuz için bizi kendi partilerinin bir kolu olarak göstermeye çalıştılar. Ancak bizler kendi bağımsızlığımızı koruduk ve onların yönetimi altına girmedik. İki büyük Kürt partisi (KDP ve KYB) yasama, yürütme ve yargı organlarını ellerinde tutmaktadır. Bu partiler bütün işlemleri kendi amaçları temelinde yapmaktadır. Bu iki parti de İslami parti değildir. Bu par- 36
38 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA tiler laik olduğumuz için ABD ile karşı karşıya gelmiyoruz diyorlar. Ancak biz siyasi görüşmeler yoluyla onları doğru yola getirmeye çalışıyoruz. Bizim görüşlerimiz İslami. Dolayısıyla diğer partiler laik olduğu zaman bizden uzaklaşıyorlar. Bizler Müslüman ız. Kürt olsun Türk olsun, Arap olsun bunların hepsi Müslüman olduğu için laik olarak çalışmaları uygun değildir. Bizler gelin bizim partimizin yolunda yani İslam ın yolunda gidelim diyoruz. Milletimizi bu zorluktan kurtaralım. İran da olsun, Türkiye de olsun Suriye de olsun, Kürtler Müslüman dır. Ayrıca İslam yolu tutulunca kimse kimseyi küçük görmemektedir. : Bölgede başka İslami partiler de var. Sizin partinizi diğer İslami partilerden ayıran özellik nedir? Bölgede iki adet İslami parti vardır. Yekgirtu İslami ve biz. Bizim partimizi diğer İslami partiden ayıran en önemli özellik eskiden dağlarda silahlı örgütümüzün de bulunmasıdır. Bu hareket milletimizi yani Kürt milletini Saddam dönemindeki eziyetlerden korumuş, kurtarmıştır. Bizim partimizi diğer partilerden ayıran başka bir özellik de partimizin yöneticilerin çoğunluğunun din ulemalarından oluşmuş olmasıdır. Bizim aldığımız her kararda kaynağımız Kur anı Kerim ve hadislerdir. Bunların dışına çıkmıyoruz. Verilen kararlar bunun üzerine kuruludur. Bir diğer ayırıcı özellik olarak şunu söyleyebiliriz. Kürtlerin bir vatani marşı vardır. Bu marş her yerde söylenmektedir. Bu söylenirken herkes ayağa kalkmaktadır. Örneğin parlamentoda okunurken Mesut Barzani, Celal Talabani yani herkes ayağa kalkar. Bu marşta bizim dinimiz vatandır şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Bu ifade dine aykırı olduğu için marş parlamentoda okunurken ayağa kalkmadım. Diğer İslami parti ise bu marş okunurken ayağa kalkmaktadır. Bu da bizim diğer bir özelliğimizdir. : Önemli siyasi konular karşısındaki görüşleriniz nedir? Örneğin federalizm, Kerkük ün statüsü, hem bölgesel hem de Irak anayasası ve petrol yasası gibi konulardaki duruşunuzu öğrenebilir miyiz? Federal bölge bizim milletimizin doğal hakkıdır. En azından şimdiki mevcut sınırlar dahilinde Kürdistan bölgesinin özerk bir yapısı olması gerekmektedir. Kendi siyasi görüşlerimiz açısından federalizmi savunuyorum ve bu anlamda da milletimizin doğal hakkını istediğini düşünüyorum. Önceki İslam yönetimlerinde de bu sistem yani vilayet sistemi vardı. Tarihte vilayetlere verilen yetkiler şimdiki bizim bölgemize verilen yetkilerden de çoktu. Kerkük konusundaki görüşümüz, şu an devam eden siyasi gerginlikler ve çatışma ortamı sona erdikten sonra yani Erbil gibi güvenli bir vilayet olduktan sonra sayımlar yapılacaktır. Tabi ondan önce de eskiden şehirden çıkarılan Kürt, Türkmen Arapların geri dönmesi sağlanması gerekir. Ondan sonra sayımlar yapılacak ve hangi gruptan kaç kişi yaşadığı tespit edilecektir. Sonra Kerkük ün yetkisini Kerkük halkına vereceğiz. Onlar hangi siyasi gücün altına girmek istiyorlarsa oraya bağlanmalarını savunuyoruz. Yani Kerkük te çatışma bittikten sonra biz Müslüman bir parti olarak Kerkük ün yönetimini Kerküklülere vereceğiz. Demokrasi ve Müslüman görüşten bakarsak da halk neyi isterse onun olması gerekiyor. Tarihsel olarak bakınca Kerkük ü bir Kürdistan şehri olarak görüyoruz. Ancak Kerkük te Türkmen, Arap ve Asuriler gibi diğer etnik kökene sahip toplumlar da yaşamakta. Kerkük, onlar neyi istiyorlarsa o şekilde yönetilecektir. Kürdistan bölgesi anayasasına bakacak olursak, bizim anayasada bazı maddeler var ki diğer İslami parti ile beraber bunların değişmesi yönünde çabaladık. Bazı şeylerden örneğin şeriat koşullarından hiç bahsedilmemişti. Bizim milletimizin görüşü İslam dır bundan bahsedilmemişti. Bunu değiştirdik. Irak anayasası için de, Irak ın mevcut durumu düşünüldüğünde iyi bir anayasa olduğunu 37
39 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ söyleyebiliriz. Ancak hiç kimse Anayasaya bağlı değildir. Yasalar işlememektedir. Anayasa uygulansa hiçbir sorunumuz kalmayacaktır. Petrol yasası içinse fazla bir bilgim olduğunu söyleyemem. Ben de medyadan gördüğüm kadarıyla bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Ancak doğal kaynaklar konusunda bizim genel görüşümüz bunların yani petrolün de hepimizin malı olduğudur. Hepimize adil şekilde dağıtılması gerekmektedir. Hangi bölgenin daha çok ihtiyacı var ise paranın oraya aktarılması gerekmektedir. : Son olarak Türkiye ile ilişkiler konusunda neler söylemek istersiniz? Şu anda Türkiye ve bölge arasındaki ilişkiler Kürdistan bölgesi açısından baktığımızda tek bir parti, örneğin KDP üzerinden yürütülüyor. Yani tek bir parti Türkiye ile ilişkileri düzenliyor. O da tabi ki kendi çıkarları doğrultusunda bu ilişkileri yürütmektedir. Biz istiyoruz ki Türkiye başka siyasi partiler ile diyalog içinde olsun ve böylece belli bir dış ilişkiler yürütebilelim. Biz AK Parti ye İslami bir görüşe sahip olduğu için çok güveniyoruz. İki İslami parti olarak işbirliği yapabileceğimize inanıyoruz. Ayrıca AK Parti nin bölgedeki Kürt halkına yaptıkları hizmetlerden ötürü de teşekkür ediyoruz. Onlarla da görüştük ve dedik ki bölgede ölen Kürt te olsa Türk te olsa ikisi de Müslüman dır. Neden oturup uzlaşmaya varamıyoruz. Şu ana kadar yürütülen politikalar önemli bir adımdır. Bunların AK Parti hükümetinin açılım çabalarının bir ürünü olduğunu düşünüyor ve bu nedenle destekliyoruz. : Sayın Bapir görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz KDP Kerkük Sorumlusu Salah Delo ile Görüşme : Kerkük hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? Kerkük pek çok milletten insanın yaşadığı bir yer. İsteriz ki burası Irak ın en güzel vilayetlerinden biri olsun. Bizim sorunumuz Kerkük e sonradan getirilen Araplarla oldu. Kerkük teki asıl Araplarla bir sorunumuz olmadı, şu anda da yok. Ama Kerkük te Musul, Diyala, Tikrit ten gelen Araplar bulundukları sürece sorununun devam edeceğini düşünüyoruz. Bunun dışında burada Kürt, Türkmen, Hıristiyan, Asli Arap arasında bir sorun bulunmaz. Biz burada kendileri için çalışıyoruz. : Peki, Kerkük te halk arasında bir sorun olmadığını söylüyorsunuz. Bugünkü gerginliklerin sebebi nedir? Kerkük ün durumunun gergin olma nedeni dışarıdan gelen teröristlerdir. Kerkük te yaşayan bütün halklar olarak kaderimiz birdir, ama dışarıdan gelenler sıkıntı oluşturmaktadır. Bizim asıl Kerküklü Araplarla sorunumuz yoktur. Kerkük ün durumu mutlak çözülmelidir. Çözülmezse buradaki durum karışır. Şu an biz aile saadeti yaşıyoruz. Bu saadeti bozmamalıyız. : Bu sorun nasıl çözülür? Kerkük sorununu Türkmenler, Kürtler ve asli Araplar olarak aramızda çözebiliriz. Dışarıdan gelen Araplar ise bunu engelliyor. Çünkü bu dışarıdan gelen Araplar El Kaide gibi Irak a zarar vermek isteyenlerle beraber çalışıyor. Kerkük e vaktinde Kadisiye gibi bölgelerden getirilen 850 bin Arap yerleştirildi yılından sonra da resmi kayıtlara göre Musul, Tikrit ve Diyala dan Arap aile geldi. : Kerkük e 2003 sonrası gelen Araplardan bahsediyorsunuz? Ancak 600 bine yakın Kürt ün de Kerkük e göç ettiği söyleniyor. Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? 2 ay önce Kerkük petrol şirketine 855 Arap tayin oldu. İstiyorlar ki Kerkük bir Arap şehri olsun. Eğer Türkmenlerle Kürtler birleşmezlerse 38
40 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Kerkük Arap şehri olacaktır. Kerkük ten dışarıya Kürt göçü 1963 te başlatıldı. Gidenler Kerkük dışında yerleştiği yerlerde evlendi, çoğaldı ve 2003 ten sonra sayıları artan aileler olarak döndü. Yine de Erbil ve Süleymaniye deki yaşam standartlarının daha iyi olması nedeniyle Kürtler Kerkük e gelmeye büyük heves göstermedi. Halen de Kerkük te Kürtler için iş imkanları çok azdır. : Yani Kürtlerin Kerkük e dönerken sayılarının artmış biçimde geldiğini, ancak yine de çok fazla tercih edilmediğini söylüyorsunuz Bakın, Arapların karşısında sadece Kürtler durmaktadır ve Türkmenlerle Kürtler birleşmezse Kerkük Arap şehri olur. Bundan yüzde yüz eminim. Birleşme olmazsa durum kötü olacak. : Türkmenler ve Kürtlerin birleşmesine vurgu yaptınız? Türkmenler ve Kürtler arasındaki sorunlar nelerdir ve nasıl çözülebilir? Türkmenler ve Kürtler oturup konuşarak sorunlarını çözmeliler. Türkmen ile Kürdün kaderi birdir. İkisi de birbirine Kerkük ten çık diyemez. Otururlarsa sorunlarını çözerler. Zaten halk düzeyinde Türkmenlerle Kürtlerin sorunu yoktur. Birbirini öldürme, evinden çıkarma ya da başka kötü bir olay olmamıştır. : Irak genelinde olduğu gibi Kerkük te de bir nüfus sayımı yapılması planlanıyor. Nüfus sayımı formalarındaki etnik kökene sorusuna itiraz ediliyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz? Nüfus sayımı formunda kavim yani milliyet sorulmasından korkulmasına anlam veremiyorum. Eskiden bugüne Irak ta birçok sayım oldu ve kavim sorusu soruldu. Bu soru bir gerilime, çatışmaya neden olmadı, olmaz da. Avrupa da da aynı yöntemle sayım yapılır. Durum şu ki Arap Araplığından, Kürt Kürtlüğünden, Türkmen Türkmenliğinden vazgeçmez. : Peki Kerkük teki sorun yüzde 32 paylaşım esasına göre çözülebilir mi? Yüzde 32 temelinde paylaşımın bir önemi yok. İster 19 ister 9 olsun. Önemli olan buradaki grupların birbirleri ile uzlaşmasıdır. Aksi takdirde hiçbir şey olmaz. Uzlaşma olmadığı sürece Vali nin veya herhangi bir görevin kimin olduğunun bir önemi yok. : Mart ta yapılan Irak seçimleri Kerkük ün durumunu nasıl etkiledi? Çünkü Kerkük teki tablonun değiştiğini görüyoruz. Meclis parlamento seçim sonuçları Kerkük ü hiç etkilemedi. Çünkü Irak ta bir hükümet yok. Hükümetin kurulması halinde Irak ta sorun kalmaz. Anayasa işlerse Irak ta her şey güzel olur. Ama şu an elimizde ülke var, hükümet yok. : Türkiye ile ilişkilerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkmenler gelsin beraberce oturup konuşalım. Türkiye büyük ülkedir, bölgede ve ülkede ağırlığı var. Sizler de Irak ta gelin çalışın. Bu işte Türkiye nin eli olsun ve Kürtler ve Türkmenler arasındaki sorunları çözsün. Bizim isteğim bu yöndedir. : Sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Mutluluk duydum, ben de teşekkür ederim KYB ye Bağlı Gele Kürdistan TV Genel Yayın Yönetmeni Cemal Hüseyin ile Görüşme : Seçim sonuçlarını Irak taki genel siyasi denklem açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Sonuçlar Irak genelinde mezhebi ve aşiretsel hassasiyetlerin halen güçlü olduğunu gösterdi. Yani Irak ı zayıf kılan hususlar aynen muhafaza ediliyor. Fakat bu arada Sadr ın 39
41 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ ve Sünni grupların güçlendiği görülüyor. Irak ın mezhepçi bir temelde kurulduğuna şüphe yok. Bu kolay kolay aşılacak bir şey değil. Bu seçimde Allavi nin Şii bölgelerinden Maliki nin de Sünni bölgelerinden bir miktar oy alabildiğini biliyoruz ama bu oylar gruplara değil kişilere verilen oylar. Ne zaman ki Muktada Sadr Şii bölgesine göre Sünni bölgesinden daha fazla oy alır, Kürtler Arap bölgelerinden oy alır, Türkmenler Erbil den oy alırsa o zaman Irak ta mezhepsel ve kavmi ilişkiler makul bir çerçeveye kavuşmuş demektir. Hiçbir grup birbirine güvenmiyor. Fakat sistemin bundan sonraki işleyişi yine farklı grupların uzlaşmasına dayalı olacaktır. : Irak Parlamento Seçimleri nin sonuçlarının Kürt bölgesindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sonuçlar Kürtler açısından beklendiği şekilde oldu. Ama sürpriz olan bir şey de şuydu. Seçim stratejisinin yanlış uygulanması nedeniyle KYB bazı sandalyeleri kaybetti. Erbil ve Dohuk KYB için bir darbe oldu. Tamamen taktik hatalar nedeniyle. Goran açısından ise tek sürpriz Kerkük te beklediği başarıyı elde edememesi. Seçim sonrasında ise KDP, KYB, Goran ve İslamcıların uzlaştığını görüyoruz. Bağdat ta tek cephe olarak Kürtlerin hakları için birleşecekler. Kürdistan bölgesinin sorunlarını Bağdat a taşımayacaklar. Goran, kendisine karşı daha hoşgörülü davranılması kaydıyla Celal Talabani nin cumhurbaşkanlığına da destek vermeye hazır. : Size göre KYB seçim sürecinde ne tür hatalar yaptı? En büyük hatası Erbil de çok aday çıkarması oldu. Bu nedenle KYB nin oyları Erbil de dağıldı. Aynı hatayı Goran Kerkük te yaptı. Örneğin Erbil Goran da 90 bin oyla 2 sandalye kazanırken, KYB 120 bin oyla tek sandalye dahi kazanamadı. KDP liler çok programlı çalıştı. Hep kendi adaylarına oy verdiler. Ama KYB seçmeni oylarını dağınık verdi. KYB yanlış seçim stratejisi nedeniyle kendi alması gereken 6 sandalyeyi KDP ye kaptırdı. Şu an Kürdistan bölgesinde KYB nin matematiğinin zayıf olduğu söyleniyor. : Peki bu seçim sonuçları Kürt iç siyasetinde ne tür sonuçlar doğuracaktır? Özellikle KDP-KYB stratejik ittifakını nasıl etkileyecektir? Şu an bu ittifakın bozulması ihtimali yok. Sonuçlar Kürdistan bölgesi başbakanlığını da etkilemez. Ancak KDP nin politik etkisini artacağı kesin. Yine de bu etkisi uzun vadede zayıf biçimde ortaya çıkaracak. Eylül ayında yerel seçimler gerçekleşecek. Her parti kendi başına seçime girecek. KDP ve KYB seçimlerde güçlerini tek başına gösterecekleri için stratejik ittifakın durumu ancak bundan sonra gündeme gelebilir. : Seçim sonuçları Kerkük ün geleceğini nasıl etkileyebilir? Ben Kerkük ün durumunu Kürtler açısından vaktiyle çocuğunu kaybeden bir anneye benzetiyorum. Anne yıllar sonra çocuğunu bulduğunda o çocuk, annenin bıraktığı çocuk gibi değildir. Kerkük te artık gerçekler daha farklı. Kürtler Kerkük konusundan kesinlikle vazgeçmeyecek. Kerkük ten çıkan seçim sonuçlarına bakıldığında Türkmen- Arap ittifakının 6, Kürtlerin de 6 milletvekili çıkardığını görüyoruz. Ancak Sünni Arapların yaşadığı Havice de hile yapıldığında kimsenin kuşkusu yok. Genel olarak seçim sonuçlarının Kerkük sorununun çözümüne etkisini olacağını sanmıyorum. Çünkü bu uluslararası bir sorundur. Kerkük sorununun çözümü için üçüncü bir tarafa ihtiyacı var. Bu da Kerkük ü bölgesel sorun haline getiriyor. Türkiye Kerkük problemini kendi penceresinden görüyor ve bunu Kürtlerin bağımsızlığının bir adımı olarak değerlendiriyor. Yani bir güven sorunu var ortada. Güven sorunu aşılırsa Kerkük sorunu da çözülür. Türkiye nin Avrupa Birliği ne tam üye olması Kerkük sorunun çözümünü kolaylaştıracak. Türkiye deki Kürt sorununun çözümü de çok önemli. Biz bu meseleyi çok önemsiyoruz. 40
42 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA : Son parlamento seçimlerinde Goran ın başarısızlığını neye bağlıyorsunuz? Goran önceleri halka güven veriyordu. Kürtler Kürdistan hükümetinin bazı icraatlarından rahatsız olduğu için Goran a destek veriyordu. Ama geçen bölgesel parlamento seçimlerinde büyük destek almasına rağmen son Irak Parlamentosu seçimlerinde 30 bin oy kaybetti. Bence Goran ın başarısızlığının iki neden var. Birincisi diğer partilerin seçimden sonra politikalarını gözden geçirmesi. İkinci husus, Goran ın artık sürprizliğini kaybetmesi. Bence gelecekte Goran güçlü bir hareket olarak var olmaya devam edecek. Ama Süleymaniye merkezli olarak var olacak. Hareketin bütün liderleri Süleymaniyeli. Süleymaniye de Goran fazla oy kaybetmedi ve yerel seçimde de Süleymaniye de yine güçlü bir destek bulabilirler. Diğer yerlerde başarılı olmalarını ise beklemiyorum. : Türkmenler ve Kürtler, Saddam Hüseyin rejimi dönemindeki baskıcı politikalardan çok etkilendiler. Bir noktada, daha demokratik bir yönetime kavuşulması için yapılan mücadelede aslında aynı saftalardı. Fakat 2003 ten hemen sonra, özellikle ihtilaflı bölgelerde Türkmenler ve Kürtler arasındaki ilişkiler hızla kötüleşti. Sizce Türkmenler ve Kürtler arasında ilişkileri iyileştirmek için ne yapılmalı? Bu konuda atılabilecek adımlar var mı? Kerkük teki Kürtler Türkmenlerin sorununu çözecek durumda değil. Oradaki Kürtler diğer toplumlara güven veremediler. Kerküklü Kürtler Siz bizimle gelecekte dışlanmış bir biçimde yaşayacaksınız havasını verdi. Bunun iyi bir davranış olmadığını düşünüyorum. Irak Türkmen Cephesi nden bir yetkili Süleymaniye ye gelmişti. Kendisi yanımıza gelirken, Kürtlerin Kerkük teki tavrını dikkate alarak tedirgin olduğunu, fakat geldikten sonra burada farklı bir tabloyla karşılaştığını ifade etti. Fakat Kerkük te Türkmenlerin de ateşi körüklediğini söylemek lazım. Kerkük te güçlü olan Kürtler olduğu için adım atması gereken de Kürtler diye düşünüyorum. Talabani orada Türkmenlere yönelik adımlar atmaya çalıştı ancak bana kalırsa O nun gücü de bazı şeyleri değiştirmeye yetmiyor. Örneğin Talabani Tisin bölgesinde Türkmenlere bazı evleri iade ettirdi ve bu hareketini Kürtler ihanet olarak gördü. Talabani bazı kararlar verse de içerideki direnç nedeniyle bunları hayata geçirmede sorunlar yaşıyor Goran Hareketine Yakın Awene Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Asos Hardi ile Görüşme : Irak Parlamento Seçimleri nin en önemli sonuçları sizce nelerdi? Seçim sürecinde tüm Irak genelinde hileler yaşandı. Kürt bölgeleri de buna dâhildir. Yine de Kürdistan bölgesinde hilelerin nispeten insaflı olduğunu söyleyebiliriz. Genel seçimlerin üç önemli sonucu vardır. Birincisi Kürtlerin, Irak Parlamentosu ndaki sandalye sayılarının orantısal olarak gerilemesidir. Bilindiği üzere parlamentodaki sandalye sayısı son seçimlerde 50 adet artırılmıştı. Ama bu artış, Kürtlerin durumuna yansımadı. Bu itibarla Kürtler için önemli bir kayıptan bahsedebiliriz. Ve de Kürtlerin hakkının doğru dürüst savunulabildiğini söyleyemeyiz. İkincisi Şiilerin ikiye bölünmesidir. Üçüncüsü ise Sünnilerin Parlamento daki yükselişidir. Bundan önceki dönemde Şiiler ve Kürtlerin bir arada olduğu koalisyon çok rahatlıkla Parlamento yu kontrol edebilmişti. Şimdi durum daha zor. Şiilerin kendi aralarında sorunlar var. Ayrıca Irakiye nin en fazla oy alan liste olduğu ortada. Hükümet kurma hakkı öncelikle Allavi nin. Ama Maliki ile diğer Şii gruplar arasında seçimlerden sonra bir ittifak kuruldu. Anayasa Mahkemesi nden gelen açıklama da hükümet kurma görevini bu yeni ittifakın alması noktasında bir zemin hazırladı. Neticede durum iyice karmaşık bir hal aldı. : Son seçimin sonuçları Kürtlerin Bağdat taki durumunu nasıl etkileyecektir? 41
43 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Hiçbir grup hükümetten dışlanmayacaktır. Kürtlerin ve Şiilerin 2005 te olduğu gibi yeni dönemde de Sünnileri dışlamamaları mümkün değildir. Kürtler sandalye kaybına uğramıştır ama her şeyi kaybetmemiştir. Üstelik Arap listeleri arasındaki sorunlar da Kürtlere fırsatlar sunmaktadır. Her şeye rağmen Kürtlerin önemli rolü olacaktır. : Seçim sonuçlarının Kürt iç siyaseti açısından ne tür etkileri olacaktır? Alınan oylar açısından bakıldığında KDP birincidir. Ama KYB ve Goran ın oyunun toplamından azını almıştır. Seçim sistemi, oy adedini sandalye sayısına adil biçimde yansıtmamıştır. Çünkü milletvekili sayılarına baktığımızda, KDP diğer iki partinin toplamından çok daha fazlasını almıştır. Seçim sistemini iyi okuyup buna uygun strateji uygulayan tek parti KDP olmuştur. Bana göre KYB, KDP ile sürdürdüğü ittifaktan zarar görmüştür. Ama yine de, bundan sonraki süreçte KDP-KYB arasındaki ittifakının bozulmayacağını düşünüyorum çünkü bu ittifakı ayakta tutan geçerli nedenler vardır. Goran açısından bakıldığında bu grup yerinde saymıştır. : Goran ın istenen sonucu alamamasının nedenlerini neye bağlıyorsunuz? 2009 daki Kürdistan Bölgesel Parlamento seçimlerinde Goran ı fazla önemsemediler. KDP ve KYB, Goran ın ancak 4-5 sandalye alabileceğini düşünüyordu. Sonuç öyle olmadı. Sürpriz yaşadılar. Ama son seçimlerde KDP ve KYB, Goran ın aynı başarıyı gösterememesi için çok çalıştı. Goran a iyi odaklandılar. Öte yandan Goran da kendine, olması gerekenden fazla güvendi. Goran sonuçta KYB ye karşı birçok yerde birinci konumu kaybetti. : Bazılarının belirttiği gibi Goran ın milliyetçi temalar kullanması başarısızlığında etkili olmuş olabilir mi? Böyle bir şeyin yalnızca tartışmalı bölgelerde etkili olduğunu düşünüyorum; Kürdistan bölgesinde değil. Tartışmalı bölgelerde yaşayan Kürtler kendilerini tehdit altında hissediyor. Bu nedenle tartışmalı bölgelerde milliyetçi söylem etkili olmuş olabilir. : Seçim sonuçlarına bakılınca Kürtlerin Bağdat taki ağırlıkları bundan olumsuz etkilenebilir mi? Sonuçlar Kürtlerin Irak genelindeki pozisyonlarını olumsuz etkileyecektir. Bu tabii ki her şeyi kaybettiğimiz anlamına gelmez. Kürtler seçimden başarılı çıksaydı da zaten bazı konuların çözümü zor olacaktı. Kerkük gibi büyük meseleler parlamentoda sahip olunan sandalyelere bağlı olarak çözülebilecek sorunlar değil. Öte yandan, Kürtler hiçbir zaman federalizmden daha azına razı olmayacaktır. Zaten böyle bir değişiklik için anayasanın değişmesi gerekir ki onun da değişmesi Kürtlerin vetosu olduğu sürece mümkün değildir. Yani federalizm konusunda anayasal bir güvence vardır. : Sünni Arapların Kürtlerle ilişkileri önümüzdeki dönemde nasıl bir hal alabilir? Sorun Sünni Arapların milliyetçi söylemidir. Sünni Araplar, Kürtlerin haklarını kabul etmemektedir. İstedikleri şey Saddam dönemine geri dönmektir. Biz Kürtleri kabul etmeye halen hazır değiller. Eğer Kürtlerin haklarını kabul ederlerse aynı hükümette bir arada olabilirler. Tarihte bunun örnekleri var. Ama Sünniler Kürtlerin durumunu daha iyi anlayana kadar bu mümkün olmayacak. : Kürtler için Bağdat ta işlerin kötüye gitmesi onları komşu ülkelerle özellikle Türkiye yle daha yakın olmaya sevk ediyor mu? Kürtler aslında Bağdat tan uzaklaşıp komşu ülkelere yönelmek istemiyor çünkü özellikle İran ve Suriye de Kürtlerin hakları 42
44 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA tanınmıyor. En yakın aday belki Türkiye olabilir. Türkiye de Kürt meselesi konusunda son 3-4 senede atılan adımlar bunu mümkün kılıyor gibi. Ama Türkiye de de halen Kürt açılımı konusunda büyük bir direnç var gibi. Kürtlerin en büyük problemi kendisini kabul etmeyen komşularla çevrili olmalarıdır. : Türkiye ile Irak Kürtleri arasındaki yakınlaşmanın nedenlerini neye bağlıyorsunuz? Başbakan Erdoğan Kürtlerin hakları konusunda birçok olumlu adım attı ve büyük tabuları yıktı. Bu durum ilişkiler için iyi bir başlangıçtır. İlişkiler gelecekte daha iyi olabilir. : Peki Türkiye nin attığı adımlar karşısında Kürt yönetiminden nasıl bir karşılık gelebilir? Bunlar ekonomik ilişkilerin artırılması, sınırın güvenliği ve bölgede istikrarın sağlanması ve Türkiye deki Kürt sorunun çözümüne katkı gibi şeyler olabilir. Bizim çıkarımız Türkiye yi Avrupa Birliği içerisinde görmektir. Çünkü Türkiye demokrasiye bağlı kaldığı sürece bu durumu Türkiye deki Kürt haklarını olumlu etkileyecektir. Biz de tam üye Türkiye ye sınır olduğumuz için Avrupa Birliği ne komşu olacağız. Bunun da hem ekonomik hem siyasi faydaları olacaktır. : KDP nin başarısı Kürt siyaseti içindeki konumunu nasıl etkileyecektir? KDP bundan sonra diğer Kürt partilerinden daha fazlasını talep edecektir. Talabani cumhurbaşkanlığını alırsa o zaman KDP de Bağdat ta daha fazlasını isteyecektir. KDP tek başına Kürt halkının sözcüsü olamayacaktır. Bağdat ta parlamento için kurulan Kürt koalisyonunda kararlar birlikte alınmak zorundadır. Kürt partileri genel Kürt çıkarları için beraber hareket edecektir. : KYB yi nasıl bir süreç bekliyor? Celal Talabani sonrası döneme ilişkin değerlendirmeler yapılıyor. Sizin düşüncesiniz nedir? KYB içinde güç tamamen Talabani nin elindedir. Bu yılını sonunda yapılması planlanan kongre bunun göstergesi olacaktır. KYB için en büyük güçlük Talabani sonrası dönemdir. KYB, Talabani nin karizması sayesinde birliğini koruyor. Onun yerine doldurabilecek figür bulunmamaktadır. Ama bence Talabani sonrasında KYB dağılmayacak, bununla birlikte üçüncü parti durumuna düşecektir. Yani Goran la yer değiştirecektir. : Değerlendirmeleriniz için teşekkür ederiz. 4. TÜRKMENLER 4.1. Irak Türkmenlerinin Temel Siyasal Sorunlara Bakışı Türkmenler, Araplar ve Kürtlerle birlikte Irak ın en önemli 3 kurucu unsurundan birisi olmasına rağmen Irak ın kuruluşundan bu yana sistemde bekledikleri roller üstlenememişlerdir. Erbil den Kut a kadar geniş bir alana yayılmış ve bazen de dağınık olarak yaşayan Türkmenlerin içinde farklı siyasi akımlar mevcuttur. Ancak, 2003 sonrası Türkmenlerin en çok ön plana çıkan sorunu Kerkük olmuştur. Uzun bir sure Türkmenler ve Araplar Kerkük ün KBY ye bağlanmasının önüne geçmek istemişlerdir. Bu konuda pekçok kez ortak tutum almışlardır. Ancak son dönemde temel politikalarda farklılık olmamasına rağmen yaklaşım farklılıkları Kerkük te yeni bir dengenin doğuşunun sinyallerini vermektedir. Özellikle, Kerkük te yaşanan arazi anlaşmazlıkları sıradan insanın gündelik yaşantısını etkilemektedir. Bu durum her geçen gün çözümsüzlüğe sürüklenmekte, bu da Türkmenleri olumsuz etkilemektedir. 43
45 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Kerkük gibi Türkmenlerin önemli yerleşim yerleri arasında yer alan Selahaddin Vilayeti ne bağlı Tuzhurmatu ilçesinde de Kerkük te olduğu gibi arazi anlaşmazlıkları yaşanmaktadır yılında çıkan Nizahat Mülkiye isimli karar ile hak sahipleri arazilerini geri alma şansı verilmiştir. Kararın bir maddesinde şöyle dendiği iletilmiştir. Eğer bir yer üzerinde devlet herhangi bir tasarrufta bulunmuyorsa o arazi sahibine döner. Bağdat ta etkinliği olan kişilerin arazilerini geri aldığı ancak bunların toplam arazilerin %3 ünü geçmediği belirtilmektedir yılının ilk aylarında çıkan 13 Numaralı yasa ise arazilerin geri döndürülmesini zorlaştırmaktadır. Türkmenler 2010 yılında yapılan seçimde bir önceki seçim kadar milletvekili çıkartmalarına rağmen elde ettikleri bakanlıkların sayısın 1 arttırmışlardır. Ancak Türkmenlerin siyasi hareketlerindeki dağınıklık her halde göze çarpmaktadır. Bu çerçevede en büyük siyasi Türkmen örgütlenmesi olan Irak Türkmen Cephesi nde son dönemde yaşanan değişim bu dağınıklığın aşılmasında yeni bir umut yaratmıştır Iraklı Türkmen Siyasetçiler ile Görüşme Notları Vilayetlerden Sorumlu Devlet Bakanı Turhan Müftü ile Görüşme : Seçim sonrasında Türkmenler için ne değişti? Türkmen in bakanlar kurulunda olması çok önemlidir. Merkezde bulunmamız bize bazı avantajlar sağlamaktadır. Mesela; 2003 yılına kadar Türkmen Kültür Dairesi vardı ten sonra bu Daire nin faaliyetleri donduruldu. Yakın zaman önce bu konuda Kültür Bakanlığı na resmi bir yazı yazdım. İrtibata geçtik ve bu daireyi tekrar faaliyete geçirmelerini istedim. Gelecekte yani en fazla altı ay içinde Türkmen Kültür Dairesi canlanacaktır. Burada bizim kendi insanımız, Türkmen aydınları çalışacaktır. Bu bana göre önemli bir kazançtır. Bu daire bizim bakanlığımıza bağlı olmasa da biz burada olmasaydık bunu gerçekleştirmemiz mümkün olmazdı. Benim çalışma düşüncem şu şekildedir. Kendi bakanlıklarımızın yanı sıra bazı işleri de ilişkilerimiz ve gücümüz sayesinde diğer bakanlıklar nezdinde yapabilmeliyiz. Bunun yanı sıra bir diğer mesele Dava-i Mülkiye. Yani Kerkük te ve Selahattin de arazi anlaşmazlıkları sorunu vardır. Türkmenlerin, Kerküklülerin, Selahattinlilerin arazi sorunları vardır. Burada bizlere, Türkmenlere ait olan topraklar geçen dönemlerde Arap aşiretlerine verilmiş durumdadır. Bir kısmına da 2003 ten sonra Kürtler el koymuştur. Bize geçen hafta Maliye Bakanlığı ndan bir yazı geldi. O yazıda şu şu araziler sahiplerine dönmesin ve bunlar hükümetin elinde kalsın şeklinde bir talep söz konusuydu. Biz geçen yılın son dört ayı boyunca bu konu üzerinde çalıştık. Bağdat a gittik, Kerkük e gittik, her tarafa gittik ve bu konuya çözüm bulamadık. Ben bu ay içinde Dava-i Mülkiye heyetine gittim. Onlara Maliye Bakanlığı nın talebinin gerçekleşmesinin mümkün olamayacağını söyledim. Bu demokrasiye aykırıdır. Bu Türkmenlerin hakkıdır ve 35 senedir hakları yenmektedir. Bunun üzerine kısa süre içinde Bakanlık Meclisi ne bu kararın dondurulması yönünde bir yazı gönderildi. Bu İskan Affı meselesidir. Hükümetin el koyduğu arazilerin sahiplerine geri döndürülmesini değil, şu anda kimin kullanımında ise onda kalmasını öngören bir mesele. Çok tehlikeli ve Türkmenler açısından çok önemli bir meseledir. Çünkü bu arazilerin büyük çoğunluğu Türkmenlerin ellerinden alınmış arazilerdir. Kerkük te 100 bin dönümden fazla araziden söz ediyoruz. İşte bu engelleme Bağdat ta, merkezi hükümette olmanın ne kadar önemli olduğunun bir örneğidir. Şu anda bu İskan Affı dondurulmuş durumdadır. Resmi yazı aynen benim verdiğim öneri şeklinde yayınlandı. Bizim bakanlığımızın çalışmaları ile ilgili olarak da, bakanlığımız vilayetlerden sorumludur. Vilayetlerde meydana gelen yas- 44
46 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA al, idari problemlerin çözümünden bizim bakanlığımız sorumludur. : Ne gibi yasal ve idari problemlerden bahsediyoruz? Vilayetler Yasası vardır. 21. madde. Bu madde yerel hükümetlerdeki vilayet meclislerine doğrudan vilayetle ilgili sınırlı çapta yasalar çıkarma hakkı tanımaktadır. Ancak vilayet meclisleri bu kararları çıkarttığında zaman zaman merkezi hükümet bunları kabul etmeyebiliyor. : Neden, bu anayasal bir hak değil mi? Doğru ancak Irak ın anayasası iki taraflıdır. Herkes kendine göre yorumlayabilmektedir. : Irak ta vilayet meclislerinin önemli gücü var. Merkezi hükümetten onlara tahsis edilen bir bütçe var ve bu bütçenin kullanılması konusunda geniş yetkileri bulunuyor. Bunun yanı sıra bazı vilayetlerin idari sınırları konusunda sorunlar bulunuyor. Bu tartışmalı bölgeler olarak ifade edilen yerlere baktığımız zaman buraların Bağdat tarafından mı yoksa kuzeydeki federal yönetim tarafından mı yönetileceği sorunu söz konusu. Dolayısıyla Musul, Selahattin, Diyala, Kerkük gibi vilayetlerin bu tür sıkıntıları bulunuyor. Siz vilayetlerden sorumlu devlet bakanı olarak bu konuda söz sahibi olduğunuz bir durum söz konusu mu, bu sorunlara müdahil olduğunuz bir nokta var mı? Şu anda biz bir komisyon kurmaya çalışıyoruz. O komisyonun başkanlığını bizim bakanlığımız yapacaktır. Komisyonun genel sekreteri ben olacağım. Bu da yasal bir komisyon olacaktır. Adı Vilayetler Yüksek Komisyonu olacaktır. Bu komisyon tam olarak sizin bahsettiğiniz konular üzerinde çalışacaktır. Her vilayetin valisi ile genel sekreterlik arasında bu sorunların çözülmesi için doğrudan görüşmeler olacaktır. Bu komisyon kuruldu ancak henüz hiç toplanmadı. İlk toplantısını 2011 yılının Nisan ayı içinde yapmasını planlıyoruz. Bu komisyonun bütün izinleri Başbakanlıktan alınmıştır. Bağdat ta düzenlenmesi planlanan Arap Birliği toplantını bekliyoruz. Onun ardından komisyonu toplamayı düşünüyoruz. O zaman da bütün bahsettiğiniz konular bizim başında bulunduğumuz bu komisyonda tartışılacaktır. : Bütün vilayetlerde seçim yapıldı. Ancak Kerkük te henüz yapılmadı Biz Kerkük sorununun çözümü için 3 aşamalı strateji önerdik. Kerkük için düşündüğümüz çözüm planlarını teklif olarak sunduk. Bu 3 aşamalı strateji de 1. aşama Türkmenler için özel bir bölge, statü sağlanması, oluşturulmasıdır. Bu bölge Türkmeneli bölgesidir. İkinci aşama federal Irak ın oturması ve son aşama da merkezi hükümet, yerel, bölgesel güçlerin Türkmenlere desteğinin sağlanmasıdır. Irak ta bir Türkmeneli bölgesi var ancak özellikle 2003 ten sonra Türkmenler tamamen yok sayıldılar. Türkmenler doğalgaz ve petrol kaynaklarının üzerinde yaşamaktadır. Ekonomik potansiyeli yüksek bir bölgedir. Ulaşım yolları da Türkmeneli bölgesinden geçmektedir. Telafer, Kerkük, Tuzhurmatu, Kıfri, Mendeli ye kadar bir bölge vardır. Telafer ile diğer bölgelerin birleşmesi için Türkmenlerin ya Araplarla ya da Kürtlerle anlaşması gerekmektedir. Bir başka ihtimal Sünni federasyonu kurulmasıdır. Bu bölge kurulursa %65 i Arap %35 i Türkmen olacaktır. Yani sonuç olarak hedefimiz, Türkmeneli bölgesinin kurulması ve Kerkük e özel statünün verilmesidir. : Türkmenlerin en büyük eksiği 2003 ten sonra bir stratejisinin olmamasıydı. Siz bir Türkmen bakan olarak Türkmenlerin bu strateji eksikliğini nasıl gidermesi gerektiğini düşünüyorsunuz, Türkmenlerin ne yapması gerekiyor? Biz Türkmenler Irak a en bağlı olan milletlerden biriyizdir. Bizler Irak ın birlik, bütünlüğünden, herkesin barış içinde 45
47 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ kardeşçe yaşamasını savunduğumuz için belli bir stratejimiz bulunmamaktadır. Tek stratejimiz vardı o da Irak ın birlik ve bütünlüğü idi. Bundan dolayı Irak ta Türkmen in var olup olmadığı dahi bilinmiyordu. Kerkük problemi kimsenin umurunda değildi Özellikle de Bağdat ta. Daha sonra biz sürekli olarak şunu dile getirdik. Kerkük e giderse Irak gider dedik. Kerkük e bir şey olursa Irak parçalanır dedik. O zaman Bağdat takiler de Kerkük te büyük bir problem olduğunu anladılar. Irak ta bir Türkmeneli bölgesi, Türkmen dağılımı var. Bizim esas stratejimiz budur. Ama bu strateji bize göre yeterli değildir. Bizim Türkmenlerin stratejisinin esası merkezi hükümete etkin bir katılım sağlamak, merkezdeki karar alma süreçlerinde doğrudan yer almak olmalıdır ten bu yana Irak ta siyasi bir mücadele söz konusu. Bu mücadeleyi de sadece Şiiler, Sünniler ve Kürtler yürütmektedir. Türkmen in hiçbir zaman siyasi katılımı olmadı. Ama bunun temel sebebi tabi Türkmen e siyasete katılım fırsatının tanınmaması oldu. Dolayısıyla Türkmen in en önemli stratejisi merkezi hükümette karar verici noktalarda olabilmeyi başarmak olmalıdır. Eğer bunu başarabilirsek Türkmen in yerini kaybetmesini engelleriz. Anayasada da geçiyor. Türkmenlerin yaşadığı bütün bölgeler tartışmalı bölgeler kapsamında geçiyor. Yani Türkmenlerin yaşadığı yerlerde sorun vardır. Tabi esasen bu tartışmalı bölgeler kavramı da çok hukuki değil ama sonuç olarak bu var. Çünkü tartışmalı bölge iki farklı devlet arasında olur. Burada öyle bir durum söz konusu değildir. Ama Irak Anayasası hızlı bir şekilde hazırlandığı için bazı bölümleri taslak şekilde çıkarıldı. Bu maddeler de taslaklardan birisidir. Dolayısıyla Türkmen in stratejisinin ana hedefi kendi bölgesini nasıl koruyacağıdır. Kendi bölgesine sahip çıksın, Türkmeneli bölgesini korusun. Zaten bunu başarırsak da Irak ın birlik ve bütünlüğünü de sağlamış oluruz. Eğer Türkmeneli bölgesi parçalanırsa ve her bir parçası farklı yerler içinde kalırsa, Türkmeneli bölgesi doğal kaynaklar açısından çok zengin olduğu için hangi taraf Türkmeneli bölgesinin bir parçasını alırsa onun devlet olma şansı doğar. Dolayısıyla Türkmeneli bölgesi bir arada kalırsa Irak bir arada kalır, Irak ın bütünlüğü korunmuş olur. Türkmeneli bölgesi parçalanırsa da çok büyük ihtimalle Irak da parçalanır. : Önümüzdeki dört yıllık dönemde sizin Vilayetlerden Sorumlu Devlet Bakanı olarak en önemli projeniz ne olacaktır? Bizim üç-dört teklifimizi proje önerilerimiz bulunmaktadır. İlk projemiz bütün Irak vilayetlerinin bütçelerinin, yapılan yatırımların artırılmasıdır. Bu bizim için çok önemlidir. Irak ta büyük sıkıntılar var, işsizlik söz konusu. Eğer yatırımları artırmayı başarabilirsek işsizliğin de önüne geçmeyi başarabiliriz. Irak halkının Irak ekonomisine güveni olamaz. Bizde doğal kaynaklar var ama bu yeterli değildir. Eğer bizde yatırım olursa komşu ülkelerin şirketleri gelip Irak ta iş yaparlarsa özellikle de Kerkük, Musul gibi bölgelerde çalışırlarsa istikrar sağlanır ve işsizliğin de önüne geçmiş oluruz. İkinci teklifimiz Kerkük te bir çözüm bulmaktır. Kerkük te en yakın zamanda %33 lük paylaşım hayata geçirilsin. Madde 23 uygulansın. Kerkük te bir seçim yapılsın. Kerkük te bir özel statü olsun. Bazı diğer yerlerde de sıkıntılar bulunmaktadır. Diyala da problem var, Musul da problem var, Necef te, problemler var, Basra da problemler var. Bunların bazılarında sınır problemi var bazısında idari sorunlar var. Eğer dört sene içinde biz bakanlık olarak bu problemlerin bir kısmına çözüm üretebilirsek büyük iş başarmış oluruz Irak Türkmen Cephesi Diyala Milletvekili Hasan Özmen ile Görüşme : Irak Parlamento seçim sonuçlarını Türkmenler açısından değerlendirebilir misiniz? Seçim sonuçlarına baktığımızda, Irak Türkmen Cephesi olarak başarımızı bellidir. Tabii ki istediğimiz yerde değiliz. Ancak oy oranımız artmıştır. Örneğin Diyala da 3 bin 46
48 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA civarında olan oyumuz 14 bine yükselmiştir. Irak Türkmen Cephesi daha önceki seçimlerde 3 milletvekili çıkarabilmiştir. Ancak 2010 seçimlerine bakıldığında 6 milletvekili çıkardığımız görülmektedir. Bu durumu başarı olarak değerlendirmek mümkündür. Bunun yanı sıra tercihli sistemin kullanılması da başarı getirmiştir. Halk tercih kullanarak en faydalı olacağına inandığı adaya oy vermiştir. Seçilen kişi ise hangi kesimlerden, hangi sosyal gruplardan veya kimlerden oy aldığını bilmektedir. Dolayısıyla onların taleplerini, ihtiyaçlarını o kesimlere dayanarak gidermek için çaba harcayacaktır. Meclisin yüzde 80 i yenilenmiştir. Yani eski milletvekillerinin yerini yeni kişiler almıştır. Bunu bir devrim olarak nitelemek mümkündür. Öte yandan seçilen milletvekillerinin eğitim durumları da yükselmiştir. Tahminime göre seçilenlerin yüzde 90 ının eğitim durumu üniversite veya daha yüksektir. Bu da meclisin niteliğini arttırmaktadır. Meclisin yaş ortalaması da düşmüştür. Yeni oluşan meclisin yaş ortalaması 40 civarındadır. Bu da meclise dinamik bir yapı kazandıracaktır. Özellikle milletvekilleri profiline bakıldığında, lider sultasının milletvekilleri üzerinde en az baskı kuracağı bir profil ortaya çıkmıştır. Denetim mekanizmalarının daha iyi çalışacağını ve yasama açısından da daha aktif bir dönem geçireceğimizi düşünüyorum. : 2010 seçimleri Irak ta neyi değiştirdi? Size göre seçim sonuçları bir değişiklik yarattı mı? Değişen şu oldu. Irak ta mezhep ve milliyet merkezli bir saflaşma vardı. Irakiye Listesi de bu tabloyu değiştirmek amacıyla yola çıkmıştır. Ulusal projeyle hareket etmektedir. Irakiye Listesi içerisinde Arap, Türkmen, Kürt, Hıristiyan, Şii, Sünni olmak üzere her hemen her gruptan insan yer almıştır. Bu liste liberal ve laik bir listedir. Ayrıca ayrışmaya karşı ve ulusal birliği savunmaktadır. Bu projenin devam etmesi, başta Irak olmak üzere bölge için çok önemlidir. Öte yandan diğer gruplar da ulusal söylemleri ön plana çıkarmışlardır. Bu da mezhebe dayalı ayrışmanın Iraklılar tarafından kabul edilmediğini göstermektedir. : Türkmenler olarak hangi konuda talepleriniz var? Türkmen milletvekilleri olarak hangi doğrultuda çalışacaksınız? Irak ta haklarını tam olarak alamayan tek grup Türkmenlerdir. Anayasa nın Türkmenlere sağladığı hakları kullanmak için çaba harcayacağız. Türkmenler aleyhine devlet içerisinde bir dengesizlik olduğu aşikardır. Bu durum ister bakanlıklarda, ister orduda, ister emniyet ve istihbarat güçlerinde olsun, net bir biçimde bellidir. Bizim en büyük amacımız bu dengesizliğin giderilmesine yönelik olacaktır. Öte yandan Türkmenler Irak bütçesinden de yeteri kadar faydalanamamaktadır. Bu doğrultuda Türkmenlerin hak ettiklerini almaları için mücadele vereceğiz. : Son olarak Türkmen halkına bir mesajınız var mı? Biz Türkmen halkı olarak yeni bir dönemden geçiyoruz. Türkmen halkında isteğimiz bu yeni döneme hazırlıklı olmalılar. Bu süreçte aksaklıklar ve yanlışlar olabilir. Ama bunların düzeltilmesinde bize yardımcı olmalı ve sabır göstermeliler. Biz milletvekillerini seçtik, ne yaparlarsa yapsınlar dememeliler. Bu bir davadır ve davada sokaktaki insana da ihtiyacımız vardır. : Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz Kerkük Vilayet Meclisi Başkanı Hasan Turan ile Görüşme : Son dönemde Kerkük te Türkmenlerin yaşadığı en önemli sorun nedir? Arazi anlaşmazlıklarıdır. Bu mesele Türkmenlere hem maddi hem de manevi 47
49 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ olarak zarar vermektedir. Bu nedenle son dönemde en çok bu konu üzerine eğiliyoruz. : Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? Türkmenlerin bu sorunu aşması için mutlaka üç boyutta lobi faaliyeti yapması gerekiyor. Bu düzlemler Meclis, Başbakanlık ve bakanlıklar ile uzman heyetler düzeyidir. Uzman heyetler içinde de özellikle de Nezahat Mülkiyet Heyeti. Konu şu şekilde gelişti yılında Meclis in son çalışma günlerinde 13 sayılı kanun çıkartıldı. Bu kanunun içeriği nezahatta olan araziler kanunuydu. İskan Affı kanunu. Yeni kanunda 2006 da olmayan önemli maddeler bulunmakta yılındaki kanunda devletin vatandaştan aldığı toprakların vatandaşa dönmesi söz konusu. Fakat 2010 yılında çıkarılan 13 nolu kanunda devlet vatandaşın elinden almış olduğu arazilerden istediklerini kendi elinde tutma, ancak bunun karşılığında vatandaşa bir tazminat verme hakkına sahiptir. Genellikle Irak taki kanunlarda bir kanunun uygulanması için bakanların uygulama yapma yetkisi yeterli görülmektedir. Fakat bu kanunun uygulanması için başbakanın onayı gerekmektedir. Kanunun uygulanmaya başlaması ile birlikte eğer söz konusu arazileri ellerinde tutan bakanlıklar bu arazilere ihtiyacı olduklarını ileri sürerlerse o zaman toprakların vatandaşa dönüşü söz konusu olmayacaktır. Vatandaşa sadece arazilerin parasal karşılığı ödenecektir. Oysa çoğunluğu Türkmenlerin elinden alınmış olan bu arazilerin geri dönmesi sadece bir maddi çıkar meselesi değildir. Bu mesele Türkmenler açısından tarih, coğrafya ve kimlik meselesidir. : Türkmenler arazileri yerine tazminatları alırsa ne olur? Tazminatları almak Türkmenleri göçe yönlendirir. Büyük bir kısmı aldıkları para ile yurt dışlına göç ederler. Belki de bu kanunla Kerkük te esas özendirilmek istenen budur. : O zaman Türkmenler için yapılması gereken nedir? Bu kanunun mutlaka değiştirilmesi gerekir. Bu kanunun değiştirilmesi için en az 2 aşamalı bir plan uygulanabilir. Birinci aşamada bu kanunun anayasaya uygunluğu meselesi ön plana çıkartılarak kanun hakkında Irak federal mahkemesine iptal başvurusu yapılabilir. Çünkü kanun bu haliyle açıkça anayasanın 136. ve 140. maddelerine aykırıdır. Çünkü bu maddelerde toprakları ellerinden alınan ailelerin topraklarının yine bu ailelere teslim edilmesi gerekliliği açıkça belirtilmektedir. İkinci aşama başbakanlıkta siyasi lobi yapılmasıdır. Bu evre kendi içinde iki aşamalı olarak düşünülebilir. Birincisi il meclisindeki komisyon dairelerinde toplantılar yapmak. Özellikle ziraat, maliye, belediye ve kamu arazileri dairelerinde toplantılar yaparak bir öneri geliştirmek. Bu komisyonda yasanın uygulanmasına ilişkin olarak şöyle bir ön şart getirilebilir. Devlet elinde tuttuğu araziler için eğer vatandaşa toprağını vermeden tazminat ödemek istiyorsa o zaman devletin bir proje üretmesi ve bu araziyi hangi proje için elinde tuttuğunu göstermesi istenebilir. Böylece devletin gerçekten arazilere ihtiyaç duyup duymadığı tespit edilebilir. Bu projelerin her birinin il meclisine gelmesi ve il meclisi tarafından karara bağlanması sağlanabilir. Örneğin hastane, okul gibi projeler için devlet araziyi kullanacaksa uygun bulunabilir. Ama böyle bir şey yoksa karşı çıkılır. Bu süreçte ikinci aşama il meclisinde yukarıdaki gibi alınacak bir kararın Bağdat a götürülmesidir. Bağdat ta bu kararı Kerkük ile Meclis tarafından alınmış kesin karar olduğu ve karardan kesinlikle vazgeçilmeyeceğibe lirtilmelidir. Bunun için özellikle Türkmen halkının birçok önde gelenini de yanımıza alarak Bağdat taki Dava Partisi merkezine gidebilir. Bu noktada kullanılabilecek en önemli araç Şii Türkmenlerdir. Çünkü Dava Partisi Sünni Türkmenlerin durumunu umursamasa bile kendi seçmenleri olması nedeniyle kendi partisi tarafından alınan bir kararın Şii Türkmenleri olumsuz etkilemesine izin vermeyecektir. Bu nedenle Kerküklü Şii Türkmenleri de yanımıza alarak Bağdat a gidip Başbakanlıkta ve Dava Partisi nde lo- 48
50 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA bi faaliyetlerinde bulunacağız. Böylece 13 No lu kararın geri döndürülmesini veya değiştirilmesini sağlamaya çalışacağız Selahattin Vilayet Meclisi Üyesi Ali Haşim Muhtaroğlu ile Görüşme : Seçimlerin yapılmasının üzerinden bir yıl geçti ve bir hükümet kuruldu. Bu dönem zarfında Irak ın bazı bölgelerinde istikrarsızlık yaşandı, bazı bölgeler ise durgun geçti. Selahattin Vilayeti nin son bir yılını değerlendirdiğinizde nelerle karşılaştığınızı anlatabilir misiniz? Selahattin de Irak ın diğer illeri gibi hükümetin uzun bir süre kurulamamasından çok etkilenmiştir. Hükümetin kurulması halkı tatmin etmeye yetmemiştir. Bugün Selahattin halkının %90 ının yeni hükümetten memnun olmadığı söylenebilir. Bilindiği gibi Selahattin Vilayeti nde El Irakiye Listesi büyük bir destek görmüş ve oyların büyük bir kısmını almıştı. Bu nedenle bölge halkı hükümeti El Irakiye nin kurmasını istiyordu. Hükümeti El Irakiye nin kuramaması halinde ise hükümette daha fazla payı olan bir ortak konumunda olması arzu ediliyordu. Fakat, bu da gerçekleşmedi. Cumhurbaşkanı, bakanlıkların sayısı, bakanlıklara seçilen kişiler gibi faktörler dikkate alındığında Selahattin vilayetindeki halkın büyük bir hayal kırıklığına uğradığı ve bunun da El Irakiye nin bu vilayette ciddi miktarda taban kaybetmesine neden olduğu söylenebilir. Bu nedenle, mevcut şartların devam etmesi halinde gelecek seçimde Selahattin de El Irakiye nin bir önceki seçimde aldığı oyu alabileceğini beklemek doğru olmayacaktır. : Bu büyük hayal kırıklığının nedeni El Irakiye nin hükümetin küçük ortağı olması mı yoksa hükümetin kurulması sürecinde verdiği tavizler mi? Her ikisi de önemli rol oynamıştır. Halkın beklentisi oy verdiği partinin önemli bir rol oynaması yönündeydi. Ancak, listenin başkanı olan Eyad Allavi bugüne kadar dahi henüz bir görev alamamıştır. Ulusal Stratejiler Meclisi Başkanlığı konusunda verilen sözlerin de tutulmadığı görülmektedir. Başbakanın zaman kazanma çabası süreci uzatmaktadır. Millet, El Irakiye nin iyi pazarlık yapmadığını, gücü ölçüsünde temsil edilmediğini düşünmektedir. : Selahattin de bazı güvenlik sorunları yaşanmakta. Özellikle son aylarda bu sorunlarda artış görünüyor. Bunun nedenleri nelerdir? Son birkaç yıldır, Selahattin in merkezi olan Tıkrit in güvenlik durumu çok iyiydi. Ama son dönemlerde kötüleşti. Bu güvenlik sorunun kaynağı bir ölçüde dış güçlerdir. Diğer yandan, Irak hükümeti ile halk arasında güvensizlik yaratmak isteyen siyasi partiler ve dış güçler güvenlik sorununu yaratmaya çalışıyorlar. Diğer bir neden ise Selahattin ve Diyala sınırındaki Kürt güçlerin de istikrarsızlık yaratarak etki sahibi olmaya çalışmalarıdır. Böylece, aslında peşmerge olan fakat Irak ordusu çerçevesinde askerlik yapan güçleri bu kargaşanın doğduğu yerlere sokmaya çalışmaktadırlar. Bugün Selahattin de görev yapan Irak ordusunun 4. Karargahı Tıkrit civarında görev yapmaktadır. Bunların %90 ı Kürt tür. : Selahattin Vilayeti nde Türkmenlerin merkezi olan Tuzhurmatu da durum nasıldır? Bir süre devam eden sükûnet döneminden sonra yine güvenlik durumu kötüleşmektedir. Son dönemde suikastlar, patlamalar ve adam kaçırmalar yine başlamıştır. Selahattin Vilayet Meclisi nde bu meseleyi gündeme getirdik. Vilayet Meclisi seçiminden sonra geçen 2 sene içinde Tuzhurmatu da ve Tıkrit te Türkmenlerin etkisi artmıştır. Bu bazı çevreleri rahatsız etmiştir. Bu çevrelerin asayişleri, peşmergeleri ve silahlı güçleri bulunmaktadır. Bu silahlı güçlerin bazı olaylara karıştığını düşünüyoruz, bu nedenle 49
51 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ şüphelerimizi araştırmak için bir soruşturma komisyonu kurulması için çaba sarfediyoruz. Böylece, özellikle Türkmenlere karşı gerçekleştirilen eylemler hakkında elimizde bulunan belgeleri yetkililere sunabileceğiz. Ancak, şu aşamada gerek vilayet meclisinden gerekse de merkezi hükümetten bu konuda gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. : Önümüzdeki süreçte hükümetteki belirsizlik devam edecek olursa, Irak ta yaşanacak istikrarsızlığın Selahattin e yansımasını bekliyor musunuz? Biliyorsunuz, Irak ın bazı vilayetinde yürüyüşler ve gösteriler başlamıştır. Selahattin Vilayeti ne Irak hükümetinden ayrılan bütçe çok azdır bütçesi görüşmelerini kısa süre içinde gerçekleştireceğiz. Sırada hizmet bekleyen pekçok bölge ve insan var. Ancak, kaynaklarımız yetersiz olduğu için az sayıda projeyi hayata geçirebiliyoruz. Oysa, Selahattin, 2003 ten bu yana Irak ın en fazla ihmal edilmiş, fakir vilayetlerinin başında gelmektedir. Bu nedenle çok sayıda projeye ihtiyaç duyulmaktadır. Elektrik ve su gibi altyapı projelerine büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Bugün vilayet çapında günde ancak 6 saat elektrik verilebilmektedir. Hükümetteki belirsizlik nedeniyle atamalar yapılamamaktadır. Binlerce genç devlette görev alabilmek için atama beklemektedir. Fakat, hükümetteki belirsizlik ve kaynakların yetersiz aktarımı nedeniyle bu insanlara iş olanağı sağlanamamaktadır. Durum, bu şekilde devam ederse, Selahattin de hükümete karşı büyük bir tepki ve gösteri olabilir. : Önümüzdeki dönemde Türkmenlere ilişkin siyasal gelişmeler neler olacaktır? Türkmen halkı büyük bir beklenti içerisindedir. ITC son seçimden başarıyla ayrılmıştır. Bunu hem halk böyle görmektedir, hem de Irak taki siyasal partiler arasındaki milletvekili dağılımına bakıldığı zaman 5 milletvekili az değildir. Fakat, milletin beklentisi ITC nin millete daha çok desteği olacağı yönünde olmasına rağmen bu beklenti karşılanamamıştır. Özellikle, Kerkük te ITC milletten kopmaya başlamıştır. Yönetsel bir boşluk doğmuştur. Kerkük teki üst düzey yetkililer arasındaki çekişmeler ve anlaşmazlıklar halka da yansımaya başlamıştır. Halk arasında ITC nin içinde bulunduğu durumdan kimlerin sorumlu olduğu konusunda sorular sorulmaya başlamıştır. Ayrıca, ITC nin içine düştüğü durumu düzeltebilmek için bir değişimin başlaması gerektiği düşünülmektedir. Elbette, hükümet kurulması süreci başta olmak üzere yaşanan bazı gelişmeler siyasi açıdan bir değişim için beklenmesini gerektirmiştir. Ancak önümüzdeki Mart ayından itibaren bazı değişimlerin yaşanmasını bekliyor ve umuyoruz. : Türkiye ye vermek istediğiniz bir mesaj var mı? Türkiye Cumhuriyeti, Türkmenlere her zaman elinden geldiği kadar destek vermektedir. Ancak, Türkmen milletine destek veren tek güç Türkiye olduğu için beklentilerimiz daha çoktur. Irak ta son siyasi gelişmelerden sonra daha fazla Türkiye nin desteğine ihtiyaç duymaktayız. Türkiye nin Irak ta etkinliğini artırması, Türkmenlerin de yaşamını kolaylaştırmaktadır. Son yaptığımız röportajda belirttiğim bir hususun yeniden altını çizmek istiyorum. Türkiye ile Türkmenler arasında olan bazı kişiler Türkiye ye yanlış bilgiler vermektedir. Bu kişilerin Türkmenlerin durumuna faydası bulunmadığı gibi zarar verdiği de bir gerçektir. Çünkü, kişisel davranmakta ve kişisel çıkarları için faaliyet göstermektedirler. Elbette, birkaç kişinin Türkiye gibi büyük bir devleti yanıltması kolay değildir. Ancak, bu kişiler çok önemli görevlerde yer almaktadırlar. Bulunduğu görevleri Türkmenlerin yararına olacak şekilde kullanmaları ve Türkiye ye doğru bilgiler aktarmalarını bu kişilerden rica ediyoruz. 50
52 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Irak İslam Yüksek Konseyi Musul Milletvekili Şeyh Taki El Mevla ile Görüşme : Irak ta 7 Mart 2010 da yapılan parlamento seçim sonuçlarını Türkmenler açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkmenler bir önceki parlamento seçimlerinde on milletvekili çıkarmıştı. Son seçimler de yine on milletvekili çıkardılar. Biz bu sayıdan daha fazla olması gerektiğini düşünüyoruz. Nitekim seçimlerde daha fazla sayıda Türkmen milletvekili çıkmasını bekliyordu. Fakat hiçbir topluluk bizim gibi çok sayıda ve dağınık listelerden seçime girmedi. Türkmenler El Irakiye Listesi ve Devleti Kanun Listesi dışında Kürt listelerinden dahi seçime girdiler. Aslında bu tümüyle bir dezavantaj değil. Çünkü sonuçta Türkmenlerin her oluşumda ya da grupta bulunması Türkmenlerin aslında her grupla dost olduğunu gösterir. Bu, iyi değerlendirilmesi gereken bir imtiyazdır. : Irak ın iç siyasetinde ve yönetiminde genel olarak Türkmenlerin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Biz Türkmenler Irak ın üçüncü unsuruyuz. Yönetimde diğer milletlere hangi haklar tanınıyorsa bize de aynı haklar tanımalı. Araplara ve Kürtlere cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve meclis başkanlığı gibi makamlar tahsis edilmiştir. Peki bu iki millete bunlar verilirken bize neden hiçbir şey verilmiyor? Bize de bu makamlardan birinin verilmesi gerekiyor. : Peki, bu hakları almak için Türkmenlerin ne yapması gerekiyor? Bunun için bizim çalışmamız gerekiyor. Biz parlamentoda bir Türkmen grubu kurmazsak hakkımız hep yenilecek. Grup kurarsak biz mazbut bir şekilde hakkımızı isteyebileceğiz. Herkes kendi grubunda partisinde kalsın ama ortak hedefler etrafında kenetlensin. Bizim ayrımcılıkla işimiz yok. Hanefi, Şia, Maliki ne olursa olsun. Önemli olan, Türkmen milletvekillerinin büyük strateji için çalışmasıdır. : Şu ana kadar böyle bir Türkmen grubu kurulmasında mesafe kat edebildiniz mi? Bazı toplantılarımız oldu. Şimdi yeni bir toplantı daha yapıp yönetimdeki haklarımızı isteyeceğiz. Bu arada nüfus sayımının ertelenmesi için imza topladık. Çünkü hükümet kurulmadan sayım yapılırsa Türkmenlerin hakkı yine yenecektir. Nüfus sayımı formlarında etnik kökenlere ilişkin soru var. Bu soru kalkmalı. Aynı şekilde Şia ve Sünniler için mezheplerle ilgili soru var. Bunun da kalkması lazım, Sünni ve Şia aynı kıbleye döner namaz kılar dedik. Neticede bu soru kaldırıldı. Ama pek tabii Irak ta nüfus sayımı yapılsın. Irak kaç kişi, neyimiz var, ne işlerle uğraşılıyor öğrenilsin. Ama mezhep ve kavimler olmamalı. Türk hükümeti ile konuştuk, başkalarıyla da konuşup bu konuyu çözmeye çalışacağız. : Partiler üstü bir Türkmen parlamenter grubu kurulmasından bahsettiniz. Bu grupta herkes kendi partisinde kalmaya devam edecek sanırım. Peki bu grubun stratejik hedefleri olacak mı? Herkes kendi partisinde kalmaya devam edecek. Bizim amacımız, her gruba sistemde bir pay verildiği gibi bize verilmesi. Bir araya gelirsek taleplerimizi daha etkili ve kolay dile getiririz. Anayasa daki bazı maddelerin değişmesi lazım. Bunun için de bizim Türkmen milletvekilleri grubu olarak hazırlık yapmamız lazım. İşin altyapısını bizim hazırlamamız lazım. Unutmayın ki, hak verilmez alınır. Çabayı önce bizim göstermemiz lazım. Birinci hedefimiz nüfus sayımının ertelenmesidir. İkincisi, Kürtlerin ve Türkmenlerin bir şekilde Kerkük te sorunu çözmeleridir. Üçüncüsü, Telafer ve Tuzhurmatu nun vilayet haline getirilmesidir. Dördüncü hedef, Bağdat başta olmak üzere Irak ın birçok bölgesine dağılmış olan Türkmenlerin varlığının 51
53 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ ortaya çıkartılmasıdır. Kimlikleri kaybolan bu insanları bulmak lazım. Tarihimiz ve varlığımız belli olmalı. Türkmenler Irak ın neresinde bulunur, hangi nahiyelerde yaşarlar bilinmeli. Şu an sayımızla ilgili bile muamma var. Herkes Türkmenlerin nüfusu ile ilgili farklı bir rakam telaffuz ediyor. Sayımız belli olsun ki gücümüz belli olsun. Böylece devlette ve diğer her yerde daha iyi temsil edilelim. Irak ta bu kadar bakan geldi geçti ama bir tanesi bile Türkmen değil. Biz Türkmenler iyi bir strateji izlersek bu dediklerimde başarılı olabiliriz. : 6 Eylül 2010 da Bağdat ta bir toplantı düzenlediniz. Toplantının amacı neydi? Bu toplantıyı her sene düzenli olarak yapıyoruz. Toplantıya bu sene 1000 Türkmen katıldı. Programa Başbakan Nuri Maliki, Cumhurbaşkanı temsilcisi, Dışişleri Bakanı ve İçişleri Bakanı da geldi. Biz Türkmenler olarak ne istediğimizi anlattık. Sayım konusundaki endişelerimizi söyledik. Telafer ve Tuzhurmatu nun Türkmen vilayetleri olarak düşünülmesi gerektiğini, bunun bizim hakkımız olduğunu anlattık. Kerkük ün müstakil federasyon olmasını istediğimizi vurguladık. Sünniliğin ve Şialığın ayrımcılığa neden olmaması gerektiğinin, hepimizin kardeş, hepimizin Türkmen olduğunun altını çizdik. Bizim hiçbirimizin, diğerimizden farkı yoktur. : Neden Kerkük te müstakil bir federasyon istiyorsunuz? Kerkük te Kürt kardeşlerimiz buranın Anayasa nın 140. Maddesine göre Kürdistan a bağlanması gerektiğini söylüyor. Bizde diyoruz ki burada Kürt de var, Arap da var, Türkmen de var, Mesihi de var. Kerkük Bağdat a bağlansın ve müstakil bir federasyon olsun. Beş sene müstakil federasyon olmalı. Bu bizce zaruridir. Çünkü Kerkük başka bir yere bağlanırsa Irak ın istikrarı olmaz. Bunu ne İran, Türkiye, Suriye kabul eder, ne de Irak ın içindeki Araplar ve Türkmenler kabul eder. Irak ın iç savaşının bitmesi için, Kerkük ün başka bir yere bağlanması değil bağımsız olması gerekmektedir. : Musul da da bazı sorunlar var. Burada nasıl bir yol izlenmeli? Musul a dışarıdan karışılmazsa sorun çıkmaz. : ABD nin çekilmesinin ardından Iraklılar kendilerini idare edebilecek mi? Çekilmeden sonra elbette bizler kendi siyasi ve güvenlik düzenimizi sürdürebiliriz. Çünkü kendi asker ve polisimiz var. Diğer devletlerle de ilişkilerimiz de iyi olacağı için büyük bir sorun ortaya çıkmayacaktır. İşlerin yolunda gitmesi için başka bir ülkenin askerine ihtiyaç yoktur. : Amerikalıların çekilmesi Türkmenlerin durumunda bir değişikliğe neden olur mu? Hayır bizim için de bir şey değiştirmez. Biz Türkmenler her zaman vatanımız için çalıştık. Her zaman şehit verdik. İstiyoruz ki Irak Iraklıların elinde olsun. : Türkiye nin Türkmenlere ve Irak meselesine yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye den Irak a gelip yaşadığımız bölgeleri imar etmesini istiyoruz. Trük firmaları diğer şehirlerde yoğun biçimde çalışıyorlar. Ama şu ana kadar hiçbir Türkmen bölgesine gelmediler. Türkiye bizim elimizden tutup, bizi desteklesin. Ben Cumhurbaşkanı Sayın Gül e de söyledim. Türkmen şehirlerine bina, fabrika, okul ve hastane yapılsın dedim. O da sağolsun söz verdi. : Irak ın kuruluşundan bugüne Türkmenler genel olarak nasıl bir süreçten geçti? Türkmenler mazlum bir millettir de İngilizlere karşı cephe aldılar ve şehit verdiler. Fakat biz Türkmenler devlete hiç 52
54 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA başkaldırmadık. Başka bir ülke için hiçbir zaman casusluk yapmadık. Her zaman Irak ı savunduk. Ama bizimle uğraşan çok oldu. Nüfus sayımı yapıldığında Baas partisi bize kendinizi ya Arap ya da Kürt yazın dedi. Türkmenlerin de büyük bölümü kendilerini Arap yazdırdı mecburen. Çünkü Türkmen yazdırmış olana ne devlette iş vardı ne de ticarette yer vardı. İşin kötü olan tarafı o dönem kendini Arap yazdıran Türkmenlerin önemli bölümü kendilerini halen Arap sayıyor. Şimdi bizim yapmamız gereken, o kişilere Türkmen olduklarını anlatmak. Vaktiyle Türkiye Baas yönetimine, Irak ta Türkmenler var, onların hukuki hakkını verin dediğinde, Baas ın cevabı Irak ta Türkmen yok, biz hiç işitmedik oldu. Bizim varlığımızı bu kadar açık biçimde inkar ettiler. Irak ın tarihi boyunca daima haklarımız gasp edildi. Bugün ise demokrasi ve hürriyet zamanı. Şimdi vakit, daha önce gasp edilen haklarımızı geri alma vakti. Lakin seçimler yapıldı geçti, halen biz haklarımızı alamadık. : Peki, kimliğini hatırlamayan Türkmenlerin kimliğini hatırlamalarına yardımcı olmak için ne yapmak gerekiyor? Türkmenlere iş kapısı bulmak lazım. Çünkü eğitim almış olsalar dahi iş bulamıyorlar. İş bulmak için göç ediyorlar. Göç edince de gittikleri yerlerde Araplaşıyorlar. Sayımız günbegün azalıyor. Kendileri Türkmen olduklarını bilse bile bir nesil sonra çocukları Arap oluyor. Oysa Kerkük te evler yapılsa, fakirler göç etmese, burada yaşamaya devam etse böyle sorunlar yaşanmaz. Okullara gönderilse, tarihleri, soyları öğretilse, televizyonlarda anlatılsa, Türk bayrağı gösterilse kimse soyunu unutmaz. Irak ta Türkmenlere sağlanan imkanlar çok az. Bu nedenle biz Türkmen milletvekillerinin grup kurması lazım. Türkmenler için ancak böyle bir şeyler yapabiliriz. Üniversite eğitim alan herkesi buraya göreve çağırmalıyız. Böylece bizim milletimiz büyür. Yoksa yok oluruz. Irak ta kaç Türkmen şehri var bunu bile bilmiyor insanlar. Burada Vakıftaki kardeşlerimle de konuştum. Irak a Türkmenlere yaptıkları yardımı fabrika gibi işlere yönlendirirlerse bu tesisler Türkmenlere sürekli gelir kaynağı ve çeşitli fırsatlar sunar. Örneğin Tuzhurmatu da bir süt fabrikası açın dedim. Aksi takdirde Tuzhurmatu da, Telafer de, Kerkük te Türkmenlere aylık bağlayan Kürtlere karşı koyamazsınız Selahattin Vali Yardımcısı Ahmet Koca ile Görüşme : Selahattin Vilayet Meclisi ndeki görevinizi tanımlar mısınız? Yetki ve sorumluluk alanınıza neler girmektedir? 8 Ağustos 2010 tarihinden bu yana Selahattin Vilayeti Vali Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. Vilayet Meclisi tarafından oybirliği ile onaylandım. Vilayet Meclisi nde bulunan Irak Türkmen Cephesi nden arkadaşlar olarak bir liste hakkımız bulunuyordu. Vilayet Meclisi ilk kurulduğunda 15 e karşılık 13 lük iki kitle oluştu. Biz 13 lül kitle içindeydik. Daha sonra bütün kitlelerin katılımını öngören bir paylaşma anlaşması yapıldı. Ben de o anlaşma kapsamında Vali İdari Yardımcılığı görevine seçildim. Benim görevimin birkaç boyutu bulunmaktadır. Ben ilk olarak mahalli idarelerden sorumluyum. Terörden zarar gören vatandaşlardan sorumluyum. Yatırım alanından ve vilayetteki bazı fabrikalardan sorumluyum. Bunların yapımı ya da yenilenmesi bizim tarafımızdan onaylanmaktadır. Bunun dışında sürekli komisyonlar bulunmaktadır. İlk olarak atama komisyonu vardır. Onun başkanlığını yapıyorum. Onun yanı sıra atama komisyonu bulunmaktadır. Bu komisyon memurların atanmasından ve yükseltilmesinden sorumludur. O komisyonun hem sınav başkanıyım hem de komisyon başkanıyım. Terör eylemlerinden zarar görenler için oluşturulan komisyonun da başkanıyım. Valiliğe ait bina ve arsalardan da sorumluyum. Sorumlu olduğum iki kişi bulunmaktadır. Doğrudan Vali bey ve Vali 1. Yardımcısına karşı sorumluyum. 53
55 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Kısa zaman içinde bu konularda başarılı olduğumu söyleyebilirim. Bir önceki vali yardımcısı ile de sorunsuz bir şekilde ayrıldı. Vali bey ve Vali 1. Yardımcısı her şeyden memnundurlar ve bizler de bu görevde olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Ancak her işte olduğu gibi sıkıntılar da yok değildir. : Bugün Selahattin Vilayeti nin en önemli sorunları nelerdir? Gerek Tuzhurmatu da gerekse Vilayetin diğer yerlerinde olsun güvenlik durumu her geçen gün iyiye gitmektedir. Yakın zaman öncesine kadar Tikrik-Bağdat yolu son derece riskli ve güvenlik sorunu yaşanan bir yoldu. Belli kimseler ancak geçebilirdi. Ama bu yol günden güne düzelmektedir. Örneğin ben Tuzhurmatu dan gelmiş bir Türkmen olarak örnek vereyim. Tuzhurmatu lu olmanın yanı sıra 7 yıl boyunca partide görev yaptım. Ancak ben burada Tikrit te herhangi bir risk hissetmiyorum. Korumasız dolaşsanız bile bu normal bir durum haline gelmiştir. Tuzhurmatu ya bakacak olursak bundan önce güvenlik açısından çok sıkıntımız bulunmaktaydı. Vilayet merkezine ulaşmada çok büyük sıkıntılarımız vardı. Birçok gencimizi kaybettik. Saldırılara maruz kaldılar ve ya öldüler ya da yaralandılar. Çok yakın zaman önce de çok değerli bir binbaşı arkadaşımızı vurdular. Biz bunları emniyet ya da idari sorumlulara iletiyoruz. Bazı çözümler düşünüyoruz tabi ki bu konuda. Başbakanlık veya İçişleri Bakanlığı düzeyinde bazı öneriler getirilmektedir. Bu öneriler hayata geçirilirse Tuzhurmatu veya diğer bölgelerdeki güvenlik durumuna büyük faydası olacaktır. Tikrit te de bazı sıkıntılar bulunmaktadır. Örneğin Vilayet için ayrılan bütçeden yıl sonuna kadar yani 31 Aralık itibariyle halen bir kısmını kullanmamışsanız o paralar Maliye Bakanlığı na geri dönmektedir. Projeler hayata geçirilmek istendiğinde onaylanması süreci çok zaman almaktadır. Birçok bakanlığın onaylaması gerekiyor ve bu nedenle de bazı projeler zamanında tamamlanamadığı için bu projelerin paraları Maliye Bakanlığı na dönmektedir. : Tuzhurmatu daki arazi anlaşmazlıkları sorunu hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu araziler 1976 yılında 369 No lu Kararla Kerkük, Tuzhurmatu, Beşir gibi birçok yerleşim yerindeki Türkmen arazilerine siyasi bir kararla devlet el koydu. Tuzhurmatu da el konulan arazilerden yaklaşık %30 u devlet tarafından memurlara ya da diğer bazı kişilere dağıtıldı. Üzerlerine okul ya da devlet daireleri yapıldı. Kalan %70 i üzerinde devlet tarafından herhangi bir tasarrufta bulunulmamıştır. Buralarda hiçbir şey yapılmamıştır. Benim bir görüşüm vardır. Bunu Vali bey ve diğer yerlere de ilettim. Bu yerler Tuzhurmatu Bağdat yolundadır. 35 yılda buralara bir şey yapılmadıysa bir şeylerin yapılması en az 100 sene alır demektir. Bizim Nizahat Mülkiye dediğimiz iki karar bulunmaktaydı. Biri 2005 senesinde çıktı. O karar ile hak sahipleri arazilerini geri alabilirdi. En azından O kararın bir maddesinde şöyle diyordu. Eğer bir yer üzerinde devlet herhangi bir tasarrufta bulunmuyorsa o arazi sahibine döner. Bağdat ta ağırlığı olan bazı kişiler bu arazilerini geri alabildiler. Ancak bunlar toplam arazilerin %3 ünü geçmez yılının ilk aylarında yeni bir yasa çıktı. 13 Numaralı karar arazilerin geri döndürülmesini zorlaştırmaktadır. Devlet burada bir tasarrufta bulunacak mı bulunmayacak mı onaylanması gerekiyor. Yer sahiplerinin bu sıkıntıları bulunuyor. Tuzhurmatu dan hak sahiplerinden gruplar geldi. Bu hak sahipleri doğal olarak yerlerinin gitmesine tepkililer. Biz kendilerini teskin ettik ve Vali ile görüşmeyi teklif ettik. Bir anlaşmaya varalım dedik ve bir Komisyon kurduk. Şimdi komisyonun ne şekilde karar vereceğini bekleyeceğiz. Henüz bize ulaşmadı ancak Tuzhurmatu belediye sınırları içinde kalanlar oranın idaresine kalan bölgeler ise Vilayet Meclisi ne verilsin ve karar versin deniyor. Bu olursa vatandaşlarımızın lehine bir karar çıkacağını umuyorum. : Bu durumda olan vatandaşların ne yapmasını önerirsiniz? 54
56 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Zaten şu an avukat yoluyla herkes dava açmış durumdadır ve davaların sonuçlanmasını beklemektedir. Şu an 2300 ün üzerinde dava devam etmektedir. Bunlardan sadece arasında davanın sonuçlandığını söyleyebiliriz. Yani önemli bir kısmı halen devam ediyor. 20 Numaralı Karar çıktığında bu süreç durmuştu. Buradan bir arazinin vatandaşa geri döndürülüp döndürülmemesi konusunda buradan bir karar çıktığında Bağdat tan o karara ilişkin netice biz dönmüyordu. Orada bir kurul var oradan karar gelmemekteydi. : Selahattin deki yatırım durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz. Vilayette yatırım yapmak isteyen Türk firmalarına yönelik neler söyleyebilirsiniz? Şimdiye kadar Selahattin Vilayeti ne yatırım çok zayıf seviyededir. Ancak gelecekte artacağını düşünüyorum. Zaten bazı kararlar da alındı. Doğrudan bu yönde alınmış bir karar yok ancak şehirdeki genel eğilim işlerin büyük çoğunluğunun Türk şirketlerine verilmesi yönündedir. : Türk şirketleri hangi alanlarda yatırım yapabilir? İnşaat alanında yatırım yapılabilir. İnşaat sektörüne yönelik fabrikalar açılabilir. Kerpiç ya da seramik fabrikaları gibi. Bunlar için hammadde de burada bulunmaktadır. Burada güvenlik durumu da iyileşmiş durumdadır. Buraya gelecek yatırımcılara devlet de bu konuda yardımcı olacaktır. : Türkmenlere özellikle de Tuzhurmatu na göndermek istediğiniz bir mesaj var mı? Ben Valilikteki sıfatımın yanı sıra Irak Türkmen Cephesi nde üst düzeyde çalışan bir kişiyim. 7 yılın ardından Türkmen milleti de bazı şeylerin farkına vardı. Önce Türkmen milleti yerlerini korumalıdır. Daha iyi şekilde bütün olmalı, birlik olmaları gerektiğinin farkına vardı Türkmen milleti. Türkmen milleti Türkmen in çıkarına çalışan kişileri desteklemelidir. Halk bunun farkına varmalıdır. Ama en önemli konu dediğim gibi yerini ve varlığını korumasıdır Türkmen Vefa Partisi Başkanı ve Eski IİYK Milletvekili Feryat Ömer Abdullah Tuzlu ile Görüşme : Bize kendinizi ve içinde bulunduğunuz siyasi hareketteki konumunuzu anlatır mısınız? Ben Feryat Tuzlu. Türkmen Vefa Hareketi nin Genel Başkanıyım. Bir önceki dönem Irak Parlamentosu nda milletvekilliği görevi yürüttüm. Daha öncesinde Kerkük İl Meclisi üyesiydim. Şu an itibariyle sadece Vefa Hareketi nin Genel Başkanlığı görevini yürütüyorum. Bildiğiniz üzere Irak siyasetinde Türkmenlerin yeri malesef çok fazla değil. Türkmenlerin Irak ın siyasetinden önemli bir yere gelmesi bizim için de çok önemlidir. En azından bir Türkmenin cumhurbaşkanlığı yardımcılığı görevini üstlenmesi önemli bir meseledir. İsterseniz biraz Vefa Hareketi nden söz edelim. Hareketimiz 1999 yılının sonlarında İran da kurulmuştur. O yıldan sonra çalışmalarımıza başladık. Vefa Hareketi olarak Londra da gerçekleşen Irak toplantısına katıldık. Aynı zamanda Selahaddin de yapılan en son toplantıya da katıldık. Bu toplantı mücadeleciler toplantısıydı. Ondan sonra Irak a girdiğimizde Kerkük te Vefa Hareketi olarak çalışmalarımızı sürdürdük. Çünkü Türkmenlerin merkezi bu şehirdir. Türkmen siyasi grubu olarak Kerkük İl Meclisinde yer aldık. Kerkük te gruplar dağılım Arap, Kürt, Türkmen ve Hıristiyanlar şeklinde oldu ve biz Türkmen temsilcisi olarak Meclis e girdik. Daha sonra Cemiyel Vataniye kurulduğu zaman 1. İtilaf ta üye oldum. O zamandan bu yana da görevimizi sürdürüyoruz. : Peki bize partinizin siyasi faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz? 55
57 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Partinin siyasi faaliyetleri önceden başladığı gibi devam etmektedir. Bizim iki hususiyetimiz vardır. Bir Türkmeniz ikincisi de Şiiyiz. Biliyorsunuz ki Irak ın geçmişinde hem Türkmenler zulüm gördü hem de çoğunluk olmasına rağmen Şiiler zulüm gördü. Biz Şii Türkmenler olarak iki açıdan zarar gördük. Hem Şii olduğumuz için hem de Türkmen olduğumuz için zulüm gördük. Bu nedenle biz Şii Türkmenlere destek verenlerle bu bayrak altında toplandık. Bu zulmü yok etmek amacıyla kurulduk. Azınlıkları korumak amacıyla Türkmenlere destek olarak siyasetimizi bu şekilde devam ettirdik. Yeni Irak kulurken bildiğiniz gibi Irak ın çoğunluğu Şii dir. Bu nedenle Irak ın siyasetinde ağırlıkları olacaktır. Bu nedenle biz Türkmenlere bu gruplarlarla yakın olarak bu yoldan hizmet edeceğimizi düşündük. Çoğunluğa dayanarak azınlığı korumayı amaç edindik. Biz bu yola inandık. Bizim Meclis-İ Ala grubu ile ilişkimiz bulunmaktadır. El Hekm grubu ile ilişkilerimiz eskiden de güçlü idi şimdi de güçlü. Türkmen milletimize bu yolla hakkını savunmak istiyoruz. Türkmenler kendi güçlerine dayanarak malesef tam sonuca ulaşamıyor biz de bu yolla hizmet etmek istiyoruz. Milletimizin sıkıntılarını anlatmak istiyoruz. Aradaki ayrı noktalarımızı düzeltip bu yönde çabalıyoruz. : Türkmenlerin bugün en önemli sorunları nelerdir? Türkmenlerin en önemli sorunları bölgeleridir, yaşadıkları yerlerdir. Türkmenlerin yerleşimlerinin ayrı ayrı olması bizim için büyük problemdir. Çünkü eğer biz bölgenin kimliğini yitirirsek çok şeyi kaybetmiş oluruz. En önemli mesele bölgemizi korumaktır. Milletimizi de bu meseleye bağlamaktır. Ondan sonra gelen ise haklarımızı almaktır. Hakkımız olanı almaktır. İki meseleyi de aynı önemde görüyoruz çünkü bunlar ayrı ayrı ele alınamaz. Bu hedef doğrultusunda çabalarımızı sürdürüyoruz. : 2010 yılındaki seçim sonuçlarını Türkmenler açısından değerlendirebilir misiniz? Sizin de bildiğiniz üzere Türkmenler bu seçimlere yanlızca Türkmenler olarak girmedi. İslami Türkmenler farklı gruplardan girdi. Herkes ayrı gruplardan girdi. Türkmen bölgelerinde Irakiye listesinin şansı daha fazlaydı ve daha fazla sandalye kazandı. İslami gruplar onlardan daha az kazandı. Biz selahaddin vilayetinde kazanmadık, Musul da İslamiler bir tane kazandı. Son kalan 7 sandalyeden Türkmenlere bir tane nasip oldu. O da şimdi bakan olan Casim Muhammed dir. Daha sonra Bağdat tan kazanan oldu. Toplamda ise 6-7 sandalye kazanıldı. Türkmenler açısından ilerleme kaydedilmiştir. Çok fazla ilerleme olmadığını da kabul etmek gerekir çünkü bundan önceki seçimde ayrı gruplara dayanarak İslamiler daha çok oy almıştı. Türkmenler adına daha fazla sorunu çözmek istiyoruz. Birinci meselemiz Türkmenlerin bütünlüğünü sağlayarak, Irak ın geleceğinde rol oynamasını sağlamaktır. Çünkü herkes nüfus oranına, sandalye sayısına göre hak talep edebilmektedir. Bu nedenle bizim gruplar içinde sandalyemiz var fakat kendi adımıza sandalyemiz olmadığı zaman hakkımızı direkt olarak talep edemiyoruz. Geçmişte de 10 sandalyemiz vardı şimdi de 10 sandalyemiz var. Demek ki bir şey değişmemiş. Bu nedenle kazanılanlar Türkmenler açısından çok önemli bir ilerleme sayılmaz. Temennimiz odur ki Türkmenleri bir birlik olarak birarada olsunlar. Elbette bu da zor bir iştir. Türkmenler düşünce olarak ya da fikirleri farklı olduğu zaman siyaseten de ayrı hareket ediyorlar. Ama beraber hareket etmeleri Türkmenlerin iyiliğine olacaktır. Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı için bir Türkmen in seçilmesi gündemdedir. Ama hangi Türkmen olacak belli değildir. Ya İslami Türkmen olacak ya milli Türkmen olacak ya da kendilerinin kabul ettiği bir Türkmen olacaktır. Henüz belli değildir. Ancak Türkmenler toplu bir şekilde hareket etseydi ortak bir kişi seçebilirlerdi, çünkü o zaman bu onların hakkı olacaktı. Ama durum öyle olmayınca sanki Türkmen e iyilik yapmış gibi olacaklar. Türkmen milletine iyilik yapma hakkını kendilerinde görüyorlar. Ama bu zaten bizim hakkımız. 56
58 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA : Kerkük Türkmenlerin en önemli şehirlerinin başında geliyor. Siz de orada Vilayet Meclisi nde üyelik yaptınız. Kerkük sorununun nasıl çözüleceğini düşünüyorsunuz? Kerkük sorunu çok önemli bir sorundur. Bizim düşüncemize göre Kerkük müstakil bir şehirdir. Türkmenler de buna inanmaktadır. Kerkük tek başına bir vilayet olsun ve hiç bir yere bağlanmasın düşüncesi vardır. Kendine has özelliği olsun düşüncesi vardır. Elbette yasalara uygun olması da gerekmektedir. Yasaların birçok meseleyi çözdüğü haller de olmuştur. Mesela seçimler için bir yasa düzenlendi. 23. madde, bu bir adımdır, ilerlemedir. İsterlerse Kerkük sorununa da çözüm bulabilirler. Bunların uygulanması gerekmektedir. Kerkük Vilayeti eğer özel bir bölge olursa Türkmenler adına olumlu bir neticeyle sonuçlanır diye düşünüyorum. : 140. maddenin uygulanmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Biliyorsunuz Irak Anayasası nın 140. maddesi Kerkük başta olmak üzere tartışmalı bölgeleri içeriyor ve bu sadece Kerkük meselesini değil Musul, Diyala ve Selahaddin de Türkmenlerin yaşadığı bölgelerle yakından ilişkili. Dolayısıyla bu maddenin uygulamaya geçmesi demek Türkmenlerin yaşamını doğrudan etkilemesi demek. Bu bağlamda baktığımız zaman, yani Musul u, Kerkük ü, Diyala yı ve Selahaddin i dikkate aldığımız zaman 140. madde sizce uygulanmalı mı uygulanmamalı mıdır? Buna kesin bir cevap veremeyiz. Ancak düşüncemize göre uygulanmaması daha tercih edilebilir bir durumdur. Bunun uygulanmasının çok zor olduğunu gördük. Kanunlar uygulansa, hak yerini bulsa o zaman uygulamada sorun yaşanmaz ama Irak ın mevcut haliyle uygulanırsa bir kimselerin baskısı altında gerçekleşecektir. Baktığımızda bu sadece Türkmenlere değil tüm Iraklıları ilgilendiren bir meseledir. Kerkük özel bir Türkmen ya da Kürt bölgesi değildir o yüzden Kerkük meselesine rahatlıkla kolay göz yumulacağını tahmin etmiyorum. Bu maddenin tatbiki de çok zor bir iştir. : Irak ın geleceği ve Türkmenlerin Irak ın geleceğindeki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz? Irak ın geleceği istikrarlı mı olur, sorunlar artar mı ve Türkmenler Irak ın geleceğinde nasıl bir rol oynarlar? Tabi biz, Türkmenler yeni Irak ın siyasetinde kendimizi ortaya koyduk. Niyetimiz istikrarlı olmasıydı siyasetin.il gün başladığımızdan bu yana farklı bir Irak vardır. Günden güne iyiye gitmektedir. Iyi olması iç.in niyetimiz de vardır. Türkmenler Irak ın geleceğinde nasıl bir rol oynayacak meselesi çok önemlidir. Bu da birinci derecede Türkmenlerin kendisine bağlıdır. Türkmenler eğer birarada olursa birbirlerini tutarsa isteklerine ulaşırlar. Eğer ayrı olunursa Irak tan bize bir şey düşmez. Çünkü istediğinizi almanız gerekir kimse size bir şey vermeyecektir. Bu nedenle bizim Irak tan değil Türkmenlerden düşündüğümüz olsun ki sahnede hazır olalım istediklerimizi sahneye koyalım bu şartlar bizim için önemliydi Irak tan alacağımız. Tabi Irak ilerliyor ve bizim milletimizin de ilerlemesi çok önemli bir meseledir. : Türkiye nin Irak politikası hakkında ve Türkmen politikası hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye nin Irak politikası Irak içinde önemli bir yer edindi saygı kazandı. Türkiye nin bütün gruplara aynı mesafede olması önemli bir meseleydi. Bu da bütün gruplar arasında konuşuldu. Bu tutum Iraklılar için önemliydi fakat Türkmenler için daha önemliydi. Çünkü Türkmenlerin Türkiye ile ilişkisi, dil ilişkisi vardı. Türkiye nin Irak ın siyasetine yakınlığı bizim daha çok yararımızadır. Türkiye nin Türkmen milletine evvelden has bir bakışı vardır. Türkiye nin haklarını göz önünde bulundurarak biz de Türkmen meselesinde daha fazla Türkiye nin ağırlığının olmasını istiyoruz. Türkmenlerin arkasında kimsenin olmadığı düşünülemez. Kuvvetler vardır millet vardır. O yüzden Türkiye nin Türkmenlere yakınlığı önemli bir meseledir. 57
59 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ : Türkmenler seçime farklı siyasi partilerden girdiler ve siz az önce dediniz ki Türkmenler seçime birlikte girseydi daha iyi olurdu. Türkmenler nasıl bir araya gelebilirler? Daha önceden de söylediğim gibi şimdiye kadar Türkmenler arasında gerçek bir parti yok, ama gruplar vardır. Türkmenlerin grupları var ama parti şeklinde değildir. Parti olma seviyesine ulaşmamışlardır. Birçok grup var, herkes aynı düşünceyi savunuyor aynı insanlar farklı gruplarda yer alıyorlar ve hedefleri hep aynı aslında. O yüzden bu grupları biraraya toplamalıyız. Bizim de siyaset sahnesinde rol oynayan bir partimiz olmalıdır. Milleti sahnede parti olarak çabalatmalıyız. : Seçim sonrası Şii partilerin kendi içindeki durumu anlatabilir misiniz. Şii partiler arası ilişki nasıldır? Mesela benim bildiğime göre Meclis-İ Ala Maliki nin başbakanlığına karşı çıkıyordu. Ancak herkesin hükümete gireceği anlaşılınca onlar da direnmekten vazgeçti ve hükümete girdi. Hem seçim hem de seçim sonucu Şiileri nasıl etkiliyor. Şii partiler arası rekabet var mıdır? Şii partiler arasında rekabet olması doğal bir konudur. İslami olsun ya da olmasın bu rekabet doğaldır. Ben Meclis-I Ala nın durumundan konuşmam daha iyi olacaktır. : O zaman Meclis-i Ala zayıflıyor mu, güç mü kaybediyor? Hayır. Seçime baktığımız zaman alınan oy oranında bir sıkıntı olmadığı görülüyor. Ancak sıkıntı kazanılan sandalye sayısından oldu. Bu açıdan Meclis-i Ala kaybetmemiştir. Meclis-i Ala geçen son seçimde 840 bin oy aldı. Ancak 840 binden 21 sandalye çıkarabildi Sadr Grubu 640 bin oy aldı bununla 40 sandalye kazandı. Meclis-i Ala seçim taktiğini iyi uygulayamadı. Adayları seçim bölgelerine göre doğru dağıtamadı, bu oyunu yanlış oynadı. Bu ilk faktördür seçimine göre Meclis-i Ala nın oyları azaldı. Meclis-i Ala doğrudan Maliki ye karşı değildi. Ancak Maliki nin kuracağı hükümetin zayıf olacağına inanıyordu. Ben neden zayıf bir hükümet içinde yer alayım diye düşündü. Neden zayıf olacak çünkü Maliki uzlaşı hükümeti olmasını istemiyordu. Maliki ayrı bir hükümet istiyordu. Biz Maliki ye karşı değildik bu fikre karşıydık. Maliki El Irakiye ile ortaklık yapmak istemiyordu. Son ana kadar da bu fikri savunmaya devam ettiler. Eğer ortaklık olmasaydı, El Irakiye ve bütün gruplar hükümete katılmasaydı yine de hükümete katılmayacaktı Meclis-i Ala. : Şii partiler seçime birlikte girdiklerinde çok daha güçlü çıkmışlardı. Şimdi neden birlikte girmediler? Her insanın hayata bakışı farklıdır. Partiler de böyle. Halk güçlü olana daha yakın olur. Bu doğal bir durumdur. Biz de Araplarda bir söz vardır. Halk krallarının dinine tabi olur ten sonra Maliki hükümette olduğu zaman farklı yollarla halka yakın oldular. Bu meseleyi çözdüler. Başka gruplar buna karşıydı. Bu nedenle onunla beraberlik istemediler. Çünkü bu meseleden istifade etmek istiyorlardı. İstifade de ettiler. 89 sandalye çıkardılar, karşılarında 71 sandalye çıkardılar. : 2003 ten sonra baktığımız zaman en güçlü parti Meclis-i Ala idi. Fakat 2009 a ve 2010 a baktığımızada bu biraz değişmiş gibi görünüyor. Bu kadar köklü, siyasette tecrübeli bir parti bu güç kaybını görüp neden tedbir almıyor? Tedbir almak düşüncesi var, almıyor değil. Ama 2009 dan 2010!a fark etti mesela dan 2010 a oylar yükseldi. Ama seçimde taktik hatası yaparak sandalyelerde kaybettik. Bölgeler içinde yanlış oynadılar. : Bu taktiğe kim karar verdi? Mesela Sadr Grubu bir strateji belirledi ve başarılı oldu. Meclis-i Ala neden yapamadı? Yanlış strateji oldu, bu ortada. Yoksa bu sonuç ortaya çıkmazdı. Ama yanlışlık halk 58
60 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA da değil halkın tercihlerini yönetmede ortaya çıkmıştır. Buna çözümler aranmaktadır. Ancak olana bir çare yoktur. : Bundan sonrası için çalışma yapılıyor mu? Tabi var. Geçmişin yanlışıkları ortaya çıkarılıyor. Hangi bölgelerde hata yapıldığı anlaşıldı. Bunlar dikkate alınarak bir dahaki seçime ona göre hazırlanılmaktadır. : Seçimden sonra büyük Şii İttifakı yeniden kuruldu. Bütün Şii gruplar yeniden bir araya geldi. Madem bir araya gelinecekti neden seçime birlikte girilmedi. Bu bütün Şii partiler açısından bir strateji hatası değil miydi. El Irakiye yi güçlendirip birinci parti çıkmasını sağlamadı mı? Meclis-i Ala bu konuyu ilk günden itibaren gündeme getirdi. Hep bir grupla girelim dedi. Meclis-i Ala bunu eskiden beri söylüyor. Rahmetli Abdülaziz Hekim hep bu arayış içindeydi. Şiiler beraber girsinler diye sürekli söylüyordu. Son güne kadar Kanun Devleti ile bu yönde görüşüldü ama ilanın son gününde Dava Partisi ayrılara seçime girme kararı aldı. Ayrılmalarının nedeni gücün kendilerinde olduğuna inanmalarıydı. Bu gücü paylaşmak istemediler. Yalnız başlarına bütün gruplardan fazla sandalye çıkaracaklarına inandılar. Böylece Irak ı tek başına yönetebileceklerine inandılar. Bu düşünce onları etkiledi. Meclisi Ala ayrılmanın yararımıza olmadığını düşünüyordu. Ama seçimden sonra da gelip anlaştılar. Iraklı Şii halk da Şiilerin birliğini istiyordu. Çünkü Şiiler geçmişte çok zulüm gördü. Şiilerin parçalanarak zayıflaması ve yine zulüm görmesini istemiyorlardı. Halkın bu isteği karşısında birlik beraberlik içinde olmak önemli bir meseledir. Şii birliğine karşı olduklarını halka karşı söyleyemediler. O nedenle mecbur biçimde geldiler ortaklık yaptılar. : Güneyde altyapı, hizmet gibi konularda birçok sorun bulunuyor. Halk bunlardan kimi sorumlu tutacaktır? Hükümeti. Hükümette herkes bulunuyor ama ön planda Maliki vardır. Belediyelerde bulunan gruplar hesabını versinler. Irak ın Kürt bölgesi hariç hiç bir yerinde temel hizmetler verilememektedir. Millet de bunun hesabını soracaktır. Biliyorsunuz Bağdat ta da protesto yürüyüşleri gerçekleşiyor. Bir yağmur yağdığında dahi şehirde dolaşmak imkansız hale gelmektedir. Bazı yerlerde evlere dahi su girmektedir. Elektirik verilememektedir. Bundan kim sorumlu tutulacaktır, hükümet sorumlu tutulacaktır. Maliki geçen dönem halka hizmet edemedi. Biz Maliki nin hükümetini desteklemeyecektik çünkü o zaman halkı kandırmış olacaktık. Çünkü geçen dönem halk oy verdi bize biz de Maliki ile beraber durduk ancak maliki hizmet götürmedi halka. Demiyoruz ki göstermedi, gösteremedi. Şimdi de yine geldik Maliki ile durduk çünkü başka çaremiz yoktu. Halka da şimdi hükümeti protesto ediyor. Bunu yapsın ama baroşçı bir şekilde yapılması lazım. Millet çıksın altyapı yok, elektirik yok, su yok desin ama ülkeyi harap etmesin. Millet hakkını kullansın. Yani yasal hakkını kullansın. Ammar El Hekim geçen gün Mısır halkına yönelik olarak konuştu. Taleplerini barışçı şekilde göstermelerini savundu ancak ülkeye zarar vermemeleri uyarısında bulundu. Sakin bir şekilde isteklerini ulaştırmalarını istedi. Devleti ve altyapıyı zarara uğratmamalarını istedi. Irak ta da eğer sokağa çıkacaklarsa aynı yöntemlerle haklarını aramalarını istedi. Malk halkındır devletin değil buna göre hareket etmeleri gerekmektedir. İsteklerini hükümete ulaştırsınlar. Milletin hakkını korusunlar. Hükümet de halkın talebi nedir görsün ve ona göre adımlar atsın. Güçle karşılık vermesin. : Bağdat ve diğer bazı vilayetlerde gösteriler oldu. Sizce bu gösterilerin Mısır daki büyüyerek yayılma potansiyeli var mı? Bence olmaz. Meclis-i Ala da olmayacağını düşünüyor. Çünkü büyük gruplar bu yürüyüşlere destek olmayacaktır. : Bu gösterileri kimler düzenliyor? 59
61 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Halk düzenliyor. Şimdiye kadar büyük gruplardan kimse yoktur bunların içinde. Bugünden sonra destek olurlarsa bilemem. Ama Meclisi Ala bu işin arkasında yoktur. Meclis-i Ala hükümetin zayıflamasını istememektedir. Hükümet iki aydır görevde ve bir fırsatı olsun istiyor. Henüz iki ay oldu o nedenle hükümet yargılanamaz. Belli bir müddet geçtikten sonra hükümet eleştirilebilir. Süre vermek lazım. Bakalım 1 yıla kadar neler yapacak. : Hükümeti zor duruma düşürmek için bu gösterileri destekleyen parti var mı? Şimdiye kadar destek olan yoktur. Dava Partisi zaten hükümetin başıdır olmaz. Meclisi Ala da şimdiye kadar destek olmamıştır. Kesinlikle halkın sokaklara çıkmasını istememektedir. Sadr Grubu da şimdiye kadar gözükmedi. Sadr Grubunun da desteklemesi ihtimali zayıfır çünkü onlar da hükümetin içindedirler. : Sünniler içinde var mı? Şimdiye kadar onlar içinde de destekleyen bir grup çıkmamıştır. : Yani bu gösteriler parti desteği olmayan bir grup halk mı? Bunlar sivil toplum kuruluşlarının daha çok içinde olduğu hareketlerdir. Partiler işin içinde olsaydı Bağdat ta olurdu en fazla çünkü en önemli şehir Bağdat. Başkenttir. Divaniye de ne olursa olsun televizyonlar göstermez bile. Bağdat ta olursa ses getirir. Bağdat ta da şimdiye kadar büyük bir şey olmadı. : Örneğin Bağdat ta 500 bin kişi toplansa gösteri yapsa bu hükümeti etkiler mi? Tabi etkiler. Zaten şimdi bile hükümet endişelenmil durumdadır. Söylemlerine bile yansıdı. Maliki üçüncü dönem başbakan olmayacağım, gelirimin bir kısmını vereceğim gibi ifadeler kullandı. Bunlar endişelerin işaretidir. 2-3 bin kişi bu kadar endişelendirdi. 500 bin kişi olsa kim bilir neler olur. : Yani hükümeti düşürebilir böyle bir hareket? Şimdiye kadar hükümeti devirecek güç yoktur çünkü büyük partiler desteklemiyor. Ayrıca Irak halkı da çok fazla diğer ülke halkları gibi değildir. Ayaklanacaklarına inanmıyorum. Daha çok partilerin etkisi vardır halk üzerinde. Mesela Sadr Grubunun ya da Meclis-i Ala nın destekçileri üzerinde çok etkisi vardır. Partiler desteklemezse halk arasında çok fazla hareketlenme olmayacaktır. : Amerikalıların çekilmesine az bir süre kaldı Böyle söylüyorlar ama ne zaman bilinmez : Sizce kalacaklar mı? Zannetmiyorum kalacaklarını. : Musul ya da Kerkük te kalabilirler mi? Kerkük te pazarlıklar biraz farklıdır. Başka yerlerde zannetmiyorum ama belki Kerkük te kalabilirler. Ama başka yerde kalacaklarına inanmıyorum. Hatta Kerkük te kalsalar bile kimsenin sesinini çıkmayacağını düşünüyorum. : Neden? Kerkük tam Kürt kontrolü altındadır. Hükümetin kontrolü yoktur. Amerikalılar Kürtleri destekliyorlar ama Amerikalıların olmasının birçok yerde faydası oldu. Kerkük ün bugünkü durumunun oluşmasından Amerika sorumludur. Biz 2003 yılında Kerkük te bir küçük seçim düzenleyecektik. Vali seçimi gibi. Kerkük ü Arap, Türkmen, Kürt, Hıristiyan aralarında paylaşmıştı. Valinin Türkmen olma ihtimali yüksekti. Kürtlerle de anlaştık. Ama Türkmen e verdik diye söz vermediler. Kemal Kerküklü, Kerkük üyesiydi. Şimdi Kerkük meclisinin başında olan kişi Kerkük Kürt grubunun üyesiydi. Kerkük te Valilik 60
62 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA hakkının Türkmenlerde olduğu konusunda anlaşmıştık o zaman. Ama söz vermiyoruz dediler. Esas son sözü kuzeydeki Kürt liderlerin söyleyeceğini ifade ettiler. Bunan önceki ABDli komutan Odierno ya gittiler. Odierno geldi Kerkük te seçime katıldı. Dört grubun üstüne bir grup daha ekledi. Bu grup da bağımsızlar grubu idi. O zaman biz burada parti olmadığını dolayısıyla bağımsızlar grubu olamayacağını söyledik. Kerkük te olan gruplardı. Yani Türkmen var, Kürt var, Arap var ve Hıristiyan var. Bağımsız diye bir millet yok dedik. Ben bu meselede yardımcı olurum ve herkesin sayısına göre adil bir dağılım yaparız dedi. Bu grubun üyelerinin de hangi gruptan geldiği önemli olmaz tam bağımsız olacak dedi. Seçim sonucunda gördük ki bağımsızlar yalnızca Kürtlerden oluştu. İtiraz ettik ama o zaman her şey ABD nin elindeydi ve bu kesin dediler. Vali seçimi oldu. 6 tane biz 11 tane onlar aldı. 7 tane de Hıristiyanlar vardı. Hıristiyanlar da onların tarafına geçti. Dolayısıyla 18 e karşı biz Araplar ve Türkmenler 11 kişi azınlıkta kaldık. Amerikalılar onlardan taraf oldular. Ama buna rağmen Amerikalıların Kerkük teki kontrolü sağlamaktadır. Ben öyle düşünüyorum. Irak ın Kerkük te bir komutanlığı var. 12. Tümen. İlk zamanlarda Kürtlerin karşısında durdular. Bir durdu iki durdu sonra yavaş yavaş Kürtler onları satın almaya başladılar. Şimdi Erbil de bir villa vermişler komutana. Korumalar vermişler. Burada villa vermişler. Tam eridi bitti, Kürtlerin kucağında. Amerikalılar alttan Kürtlerle işbirliği yapabilir ama en azından üstten daha dengeli davranıyorlar. Amerikalıların varlığı Kerkük te çatışmaları önleyebilir. Bunun dışında Musul da örneğin kalacaklarına inanmıyorum. Orada Araplar Kürtlerden daha güçlüdür. Kürtler çok yeri kontrol ediyor ama Arapların sayısı çok fazladır orada. Ayrıca Musul da aşiret yapısı çok güçlüdür. Kerkük gibi değildir. Burada bazı Araplar Kürt ile çalışmaktadır. Nasıl ki bazı Türkmenler Kürt ile çlışıyorsa. : Sizce hükümet üç ya da 4 yıl boyunca görevde kalabilecek midir? Bugünlerin şartlarında kalmayacaktır. Altyapının hali bu şekilde olursa, rüşvet bu şekilde yaygın olmaya devam ederse bu süreyi doldurabileceklerine inanmıyorum. Hala savunma ve içişleri bakanlıkları atanmadı. Bunun dışında dokuz heyet var bunlar kurulmadı. Mesela istihbarat kurulmadı. Gruplar arasında henüz sorunlar çözülemedi. Maliki bunları yavaş yavaş eline almak istiyor ama bu şekilde olmaz, imkanı yoktur. 61
63 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ AKADEMİK KADROSU Hasan Kanbolat Başkanı E. Tümg. Armağan Kuloğlu Başdanışmanı Habib Hürmüzlü Danışmanı, Ortadoğu Doç. Dr. Harun Öztürkler Danışmanı, Ortadoğu Ekonomileri - Afyon Kocatepe Üni. Doç. Dr. Özlem Tür Danışmanı, Ortadoğu - ODTÜ Doç. Dr. Veysel Ayhan Danışmanı, Ortadoğu - Abant İzzet Baysal Üni. Yrd. Doç. Dr. Esra Pakin Albayrakoğlu Danışmanı, Ortadoğu - Namık Kemal Üni. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin Danışmanı, Ortadoğu - Gazi Üni. Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen Danışmanı, Ortadoğu - Ahi Evran Üni. Dr. Bayram Sinkaya Danışmanı, Ortadoğu - ODTÜ Dr. Didem Danış Danışmanı, Ortadoğu - Galatasaray Üni. Dr. İlyas Kamalov Danışmanı, Avrasya Dr. Jale Nur Ece Danışmanı, Deniz Emniyeti ve Güvenliği Dr. Süreyya Yiğit Danışmanı, Avrasya Ogün Duru Yönetici Editörü Bilgay Duman Uzmanı, Ortadoğu Oytun Orhan Uzmanı, Ortadoğu Sercan Doğan Uzman Yardımcısı, Ortadoğu Nebahat Tanriverdi Uzman Yardımcısı, Ortadoğu Selen Tonkuş Kareem Uzman Yardımcısı, Ortadoğu Uğur Çil Uzman Yardımcısı, Ortadoğu Nazlı Ayhan Uzman Yardımcısı, Ortadoğu & Projeler Leyla Melike Koçgündüz Uzman Yardımcısı, Ortadoğu & Projeler Göknil Erbaş Uzman Yardımcısı, Karadeniz Su Araştırmaları Programı Dr. Tuğba Evrim Maden Danışmanı, Hidropolitik, Su Araştırmaları Programı - Aksaray Üni. Dr. Seyfi Kılıç Danışmanı, Hidropolitik, Su Araştırmaları Programı - Aksaray Üni. Kamil Erdem Güler Uzman Yardımcısı, Su Araştırmaları Programı Çağlayan Arslan Uzman Yardımcısı, Su Araştırmaları Programı DANIŞMA KURULU Dr. İsmet Abdülmecid Irak Danıştayı Eski Başkanı Prof. Dr. Muhamad Al Hamdani Irak ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Prof. Dr. Hayati Aktaş KTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dorayd A. Noori Irak ın Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Esra Pakin Albayrakoğlu Ortadoğu Danışmanı, Namık Kemal Üniversitesi Hasan Alsancak BP & BTC Türkiye, Enerji Güvenliği Direktörü Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ahat Andican Devlet Eski Bakanı, İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Tayyar Arı Uludağ Üniversitesi U.İ.B. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Arslan İstanbul Üniversitesi Doç. Dr. Ersel Aydınlı Bilkent Üniversitesi Fulbright Genel Sekreteri Başar Ay Türkiye Tekstil Sanayii İşveren Sendikası Genel Sekreteri Doç. Dr. Veysel Ayhan Ortadoğu Danışmanı, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı ODTÜ U.İ.B. Başkanı Itır Bağdadi İzmir Ekonomi Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ersan Başar KTÜ Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İdris Bal Polis Akademisi ve Turgut Özal Üniversitesi Kemal Beyatlı Irak Türkmen Basın Konseyi Başkanı Barbaros Binicioğlu Ortadoğu Danışmanı Prof. Dr. Ali Birinci Türk Tarih Kurumu Başkanı Doç. Dr. Mustafa Budak Başbakanlık Devlet Arşivleri Gen. Md. Yrd. E. Hava Orgeneral Ergin Celasin 23. Hava Kuvvetleri Komutanı Doç. Dr. Mitat Çelikpala Kadir Has Üniversitesi U.İ.B. Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Dr. Didem Danış Ortadoğu Danışmanı, Galatasaray Üniversitesi Dr. Jale Nur Ece Danışmanı, Deniz Emniyeti ve Güvenliği Prof. Dr. Volkan Ediger İzmir Ekonomi Üniversitesi Prof. Dr. Cezmi Eraslan Başbakanlık Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Çağrı Erhan Ankara Üniversitesi, ATAUM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen OrtadDanışmanı, Ahi Evren Üniv. U.İ.B. Başkanı Dr. Amer Hasan Fayyadh Bağdat Üniv. Siyaset Bilimi Fakültesi Dekanı 62
64 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ IRAKLI GRUPLARIN TEMEL SİYASİ SORUNLARA BAKIŞI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: SAHA ARAŞTIRMASINA DAYALI BİR ÇALIŞMA Osman Göksel BTC ve NABUCCO Koordinatörü Timur Göksel Beyrut Amerikan Üniversitesi Öğretim Üyesi Numan Hazar Emekli Büyükelçi Habib Hürmüzlü Ortadoğu Danışmanı Doç. Dr. Pınar İpek Bilkent Üniversitesi Dr. İlyas Kamalov Avrasya Danışmanı Doç. Dr. Hasan Ali Karasar Bilkent Üniversitesi Selçuk Karaçay Vodafone Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Z. Nilüfer Karacasulu Dokuz Eylül Üniversitesi U.İ.B. Arslan Kaya KPMG, Yeminli Mali Müşavir Doç. Dr. Şenol Kantarcı Kırıkkale Üniversitesi Dr. Hicran Kazancı ITC Türkiye Temsilcisi İzzettin Kerküklü Kerkük Vakfı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Kibaroğlu Bilkent Üniversitesi E. Tümgeneral Armağan Kuloğlu Başdanışman Prof. Dr. Erol Kurubaş Kırıkkale Üniversitesi U.İ.B. Başkanı Prof. Dr. Mosa Aziz Al-Mosawa Bağdat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aleksandr Knyazev Rus Slav Üniversitesi (Bişkek) Prof. Dr. Mahir Nakip Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Vekili Doç. Dr. Tarık Oğuzlu Bilkent Üniversitesi Murat Özçelik Türkiye Cumhuriyeti Bağdat Büyükelçisi Doç. Dr. Harun Öztürkler Ortadoğu Danışmanı, Afyon Kocatepe Üniversitesi Prof. Dr. Çınar Özen Ankara Üniversitesi S.B. Enstitüsü Müdürü Dr. Bahadır Pehlivantürk TOBB ETÜ Prof. Dr. Suphi Saatçi Kerkük Vakfı Genel Sekreteri Ersan Sarıkaya Türkmeneli TV-Kerkük Haber Ajansı Türkiye Temsilcisi Prof. Dr. Viktor Panin Pyatigorsk Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin Ortadoğu Danışmanı, Gazi Üniversitesi Doç. Dr. İbrahim Sirkeci Regent s College, Londra, Birleşik Krallık Bayram Sinkaya Ortadoğu Danışmanı, ODTÜ Mehmet Şüküroğlu Enerji Uzmanı Dr. İrina Svistunova Moskova U.İ. Devlet Üniversitesi Dr. Aleksandr Sotnichenko St. Petersburg Üniversitesi Doç. Dr. Oktay Tanrısever ODTÜ Prof. Dr. Erol Taymaz ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Rektör Yrd. Prof. Dr. Sabri Tekir İzmir Üniversitesi İ.İ.B.F. Dekanı Dr. Gönül Tol MEI Türkiye Direktörü Doç. Dr. Özlem Tür Ortadoğu Danışmanı, ODTÜ M. Ragıp Vural 2023 Dergisi Yayın Koordinatörü Prof. Dr. Türel Yılmaz Şahin Gazi Üniversitesi Prof. Dr. Vatanyar Yagya St. Petersburg Şehir Parlamentosu Milletvekili, St. Petersburg Üni. Dr. Süreyya Yiğit Avrasya Danışmanı ORTADOĞU ETÜTLERİ YAYIN KURULU Meliha Benli Altunışık ODTÜ Bülent Aras Dış İşleri Bakanlığı SAM Başkanı Tayyar Arı Uludağ Üniversitesi İlker Aytürk Bilkent Üniversitesi Recep Boztemur ODTÜ Katerina Dalacoura Londra Ekonomi Üniversitesi F. Gregory Gause Vermont Üniversitesi, ABD Fawaz Gerges Londra Ekonomi Üniversitesi Ahmet K. Han İstanbul Üniversitesi Raymond Hinnebusch St. Andrews Üniversitesi, Birleşik Krallık Rosemary Hollis City Üniversitesi, Birleşik Krallık Bahgat Korany Durham Üniversitesi, Birleşik Krallık Peter Mandaville George Mason Üniversitesi, ABD Emma Murphy Durham Üniversitesi, Birleşik Krallık ORTADOĞU ANALİZ YAYIN KURULU Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık Hasan Kanbolat Doç. Dr. Hasan Ali Karasar Yrd. Doç. Dr. Serhat Erkmen ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Başkanı Bilkent Üniversitesi U.İ.B. Danışmanı, Ahi Evran Üniv. U.İ.B. Başkanı 63
65 -ORTADOĞU TÜRKMENLERİ Ortadoğu Stratejİk Araştirmalar Merkezİ Mithatpaşa Caddesi 46/4 Kızılay/Ankara Tel: 0(312) Fax: 0 (312) [email protected]
KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 1
Rapor No: 41, Mart 2011 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 1 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Center for Mıddle Eastern Strategıc Studıes mezhepçilik Irak
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Temmuz - Ağustos 2013 - Sayı: 27 15 Temmuz 2013: Tuzhurmatu olaylarının araştırılması
Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı
Orta Doğu Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı Ali SEMİN BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı 56 Stratejist - Temmuz 2017/2 Orta Doğu da genel olarak yaşanan bölgesel kriz ve
MUSUL OPERASYONU, IRAK IN GELECEĞİ VE TÜRKMENLER KONFERANSI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.11, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.11, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.11, ARALIK 2016 MUSUL OPERASYONU, IRAK IN GELECEĞİ VE TÜRKMENLER KONFERANSI 15 Aralık 2016 tarihinde ORSAM, TEPAV ve TOBB Ekonomi
ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.12, ARALIK 2016 ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI 30 Kasım 2016 Çarşamba günü Ortadoğu Stratejik
TURAN: KERKÜK Ü IŞİD TEHDİDİNDEN KORUMAk VE ELİMİZDE KALMASI EN ÖNEMLİ HUSUSLARDIR.
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER söyleşileri TURAN: KERKÜK Ü IŞİD TEHDİDİNDEN KORUMAk VE ELİMİZDE KALMASI EN ÖNEMLİ HUSUSLARDIR. Hasan TURAN Kerkük doğumlu olan Hasan Turan,
YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK IŞBIRLIĞI YAPILMASINI UMUYORUZ.
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ No.41, No.23, OCAK MART 2017 2015 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ NO.41, OCAK 2017 YÜKSEK ÖĞRETIM ALANINI GELIŞTIRMEK IÇIN IRAK VE TÜRKIYE ARASINDA DAHA ÇOK
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı - Haziran 2012- Sayı: 14 4 Haziran 2012: Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu,
ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3
KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS
IKBY-Irak Merkezi Hükümeti Çekişmesi ve Türkmenlerin Durumu
IKBY-Irak Merkezi Hükümeti Çekişmesi ve Türkmenlerin Durumu Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı Irak ta 7 Mart 2010 seçimlerinin ardından hükümet kurma konusunda siyasi çekişmenin etkileri halen devam
Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014
Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana
DİYARBAKIR BÖLGE HALKININ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ REFERANDUMUYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİ ÖLÇMEYE YÖNELİK SAHA ÇALIŞMASI:
DİYARBAKIR BÖLGE HALKININ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ REFERANDUMUYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİ ÖLÇMEYE YÖNELİK SAHA ÇALIŞMASI: Diyarbakır, Batman, Mardin, Bitlis İletişim: www.yorsam.org Prof. Dr. Selahattin
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı -HAZİRAN 2011- Sayı: 2 1 Haziran: Irak Türkmen Cephesi nin Kerkük İl Başkanlığı
Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları
7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin
LOCAL COUNCILS AND SECURITY SECTOR REFORM IN SYRIA BAŞLIKLI TOPLANTININ SONUÇ RAPORU
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.16, MART 2017 LOCAL COUNCILS AND SECURITY SECTOR REFORM IN SYRIA BAŞLIKLI TOPLANTININ SONUÇ RAPORU Merkezi İstanbul da bulunan Suriyeli politika araştırmaları merkezi Omran
ve Türkmenlerin Geleceği
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.18, EYLÜL 2017 Referanduma Doğru Irak ın ve Türkmenlerin Geleceği Konferansı 15 Eylül 2017 tarihinde ORSAM ve TEPAV işbirliğiyle Referanduma Doğru Irak ın ve Türkmenlerin Geleceği
NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem
NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı
MUSUL OPERASYONU VE SONRASI: RISKLER, BEKLENTILER, ÖNGÖRÜLER TOPLANTISI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.9, EKİM 2016
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.9, EKİM 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.9, EKİM 2016 MUSUL OPERASYONU VE SONRASI: RISKLER, BEKLENTILER, ÖNGÖRÜLER TOPLANTISI 14 Ekim 2016 Cuma günü, ORSAM Musul Operasyonu
Devrim Öncesinde Yemen
Yemen Devrimi Devrim Öncesinde Yemen Kuzey de Zeydiliğe mensup Husiler hiçbir zaman Yemen içinde entegre olamaması Yemen bütünlüğü için ciddi bir sorun olmuştur. Buna ilaveten 2009 yılında El-Kaide örgütünün
Irak taki Gelişmeler ve Türkiye (II) Irak ta Bugünkü Durum
Irak ta Bugünkü Durum Irak taki Gelişmeler ve Türkiye (II) ABD nin Irak ı işgalinin en görünür sonuçları Irak ta siyasi gücün ve iktidarın kontrolünün Sünni azınlıktan Şii çoğunluğa geçmesi, Irak güvenlik
TALABANİ: KERKÜK ÜN AİDİYETİ REFERANDUMLA BELLİ OLUR.
ORSAM bölgesel ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ No.25, ARALIK 2015 gelişmeler söyleşileri NO:26, ARALIK 2015 TALABANİ: KERKÜK ÜN AİDİYETİ Rabvar Talabani Rabvar Talabani, 1968 yılında Kerkük te doğdu.
DİYARBAKIR GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE GENÇLİĞİN SİYASAL, SOSYAL VE GELECEK BEKLENTİLERİNİN TESPİTİNE YÖNELİK SAHA ARAŞTIRMASI.
DİYARBAKIR GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE GENÇLİĞİN SİYASAL, SOSYAL VE GELECEK BEKLENTİLERİNİN TESPİTİNE YÖNELİK SAHA ARAŞTIRMASI İletişim: www.yorsam.org Prof. Dr. Selahattin Yazıcıoğlu Cd. Karakoç Plaza
Türkiye Irak İlişkilerinde Güvenlik ve Radikalleşme
TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.17, MAYIS 2017 Türkiye Irak İlişkilerinde Güvenlik ve Radikalleşme Çalıştayı 12 Mayıs 2017 tarihinde ORSAM ve Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarlığı na bağlı Nahrain Araştırmalar
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Aytekin Enver, ORSAM Arapça Tercümanı -Ekim 2012- Sayı: 18 2 Ekim 2012: Irak
DEVLE: TELAFERLİLERİN BİRÇOĞU HERŞEYLERİNİ BIRAKIP ŞEHRİ TERK ETTİLER.
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER söyleşileri DEVLE: TELAFERLİLERİN BİRÇOĞU HERŞEYLERİNİ BIRAKIP ŞEHRİ TERK ETTİLER. Hazım DEVLE Hazım Devle, 1962 Telafer doğumludur. Musul
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar Platformu Genel Koordinatörü
santralistanbul Küresel Sorunlar Platformu http://www.platformforglobalchallenges.org http://www.twitter.com/pgchallenges http://www.facebook.com/kureselsorunlarplatformu İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar
TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri
TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni
Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,
Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği
Kerkük, Telafer, Kerkük...
Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu
CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY
CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, 29 Kasım Pazar günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Kongresinde ilçe başkanlığına tekrar aday olduğunu
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR
Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı Mart - Nisan 2012- Sayı: 11-12 10 Mart: Kerkük vilayeti sorumluları arasında Kerkük
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Aytekin Enver, ORSAM Arapça Tercümanı -Nisan 2013- Sayı: 24 3 Nisan 2013: Irak
مركز الشرق االوسط للدراسات االستراتيجية
Rapor No: 17 -OTAM 7 MART 2010 IRAK PARLAMENTO SEÇİM SONUÇLARININ VE YENİ SİYASAL DENKLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ EVALUATION OF IRAQI PARLIAMENTARY ELECTIONS AF MARCH 7, 2010 AND THE NEW POLITICAL EQUATION
SEÇİM ÖNCESİ IRAK TA SİYASAL DURUM VE SEÇİME İLİŞKİN BEKLENTİLER
SEÇİM ÖNCESİ IRAK TA SİYASAL DURUM VE SEÇİME İLİŞKİN BEKLENTİLER Rapor No: 14 Şubat 2010 ISBN: 978-605-5330-67-5 2010 Bu raporun içeriğinin telif hakları ORSAM'a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.
K.MARAŞ'TA SON ANKET Anket Sonuçları MHP yi İşaret Etti Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.
ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2
ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi
IRAKLI YEZİDİ EMİRİ İSMAİL: "YEZİDİLER BASKI ALTINDA"
IRAKLI YEZİDİ EMİRİ İSMAİL: "YEZİDİLER BASKI ALTINDA" Iraklı Yezidi Emiri Enver Muaviye İsmail, büyük bölümü Musul da yaşayan Yezidiler üzerinde özellikle 2003 yılındaki işgalden sonra büyük bir baskı
Irak ta Kürt Partileri Arasındaki Rekabet Dinamikleri ve Kerkük Petrolü
Irak ta Kürt Partileri Arasındaki Rekabet Dinamikleri ve Kerkük Petrolü Sayfa 1 Irak ta Kürt Partileri Arasındaki Rekabet Dinamikleri ve Kerkük Petrolü Ali SEMİN Irak ta IŞİD/DAEŞ terör örgütü ile yerel
Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı?
Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Amerika Başkanı Donald Trump ilk kez Beyaz Saray'da biraraya geldi. 22.05.2017 / 10:49 Washington Türk-Amerikan
BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE
BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANE Aralık 03, 2006-12:00:00 BAŞBAKAN ERDOĞAN İRAN DA BAŞBAKAN ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI AHMEDİNEJAD, DİNİ LİDER HAMANEY
ULUSLARARASI FİLİSTİN ZİRVESİ 2018
VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI FİLİSTİN ZİRVESİ 2018 Filistin de İsrail Yerleşimi ve Batı Şeria Duvarı ( 13-14 Eylül 2018, İstanbul ) Batı Şeria da İsrail yerleşimi günden güne genişlemekte olup daha önce
15 GÜNLÜK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ. Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı Firuze Yağmur Gökler, ORSAM Araştırma Asistanı.
15 GÜNLÜK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı Firuze Yağmur Gökler, ORSAM Araştırma Asistanı 16-30 Eylül 2018 KERKÜK Ü İŞGAL PLANI 17 Eylül 2018 Irak Türkmen Cephesi
Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket)
Kamuoyu Yoklaması Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket) Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi 2017 1 Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara
İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN
İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGIN SETA Abdullah YEGİN İstanbul
IRAK TA MEVCUT SİYASİ DURUM VE ÖNEMLİ SİYASİ GELİŞMELER
IRAK TA MEVCUT SİYASİ DURUM VE ÖNEMLİ SİYASİ GELİŞMELER CURRENT SITUATION AND IMPORTANT POLITICAL DEVELOPMENTS IN IRAQ Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi Center for Mıddle Eastern Strategıc Studıes
Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015
Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ
ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı -EKİM 2011- Sayı: 6 2 Ekim: Antalya Konyaaltı Belediyesi tarafından 01-09 Ekim
TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?
TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan
ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ. No.8, Temmuz 2014 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ: Bİlgay Duman
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER DEĞERLENDİRMESİ: No.8, Temmuz 2014 IŞİD OPERASYONLARININ TÜRKMENLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Bİlgay Duman Bilgay Duman 1983 te Ankara da doğdu.
TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul
6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı
6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim
15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye
ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI
ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi
Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan
MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI
MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maruf Vakfı Genel Merkezinin Açılışına Katıldı. Maruf Vakfı Genel Merkez açılışı, Vakfımızın Zeytinburnu ndaki merkezinde
Sayın Yönetim Kurulu Üyesi/ ve Meclis Üyesi Arkadaşlarım,/
1 Sayın Meclis Başkanım,/ Sayın Yönetim Kurulu Üyesi/ ve Meclis Üyesi Arkadaşlarım,/ 2018 yılının/ ilk meclis toplantısına hoş geldiniz diyor,/ sizleri saygılarımla selamlıyorum./ Sözlerime başlarken,/
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ. Sorular Cevaplar
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Sorular Cevaplar Soru 1. Halkın oylarıyla seçilen Cumhurbaşkanı görevini yaparken taraflı mı olmalı? Tarafsız mı olmalı? Cevap 1. Tarafsız olmalı. Cumhurbaşkanı cumhur u yani milletin
ABDÜSSELAM: ARAP BAHARI NIN MIRASI: BIR ÇIKIŞ MÜMKÜN MÜ? ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ. Refik Abdüsselam
ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ No.39, No.23, ARALIK MART 2016 2015 ORSAM BÖLGESEL GELİŞMELER SÖYLEŞİLERİ NO.39, ARALIK 2016 ABDÜSSELAM: ARAP BAHARI NIN MIRASI: BIR ÇIKIŞ MÜMKÜN MÜ? Refik Abdüsselam
ULUSAL IRAK İTTİFAKI NIN ANALİZİ. Analysis of the Iraqi National Alliance. İnceleme. İnceleme >
> 33 Ulusal Irak İttifakı nın başbakan adayı İbrahim Caferi dir. > Ziya ABBAS Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktora Öğrencisi ULUSAL IRAK İTTİFAKI NIN ANALİZİ Analysis of the Iraqi National
21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi
21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin
Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu
Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği
BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi
2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI
Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.
İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan
Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi tarafından düzenlenen Filistin Ulusal Projesi Görüşler ve Perspektifler Sempozyumu Filistin in çeşitli kesimlerinden
Neler Yaptık? Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi, Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın himayesinde 15 16 Eylül 2015 tarihleri
Haziran 2015 Seçimlerine Giderken Kamuoyu Dinamikleri
Haziran 2015 Seçimlerine Giderken Kamuoyu Dinamikleri Ali Çarkoğlu 5 Mayıs 2015 S. Erdem Aytaç Koç Üniversitesi Saha Araştırmaları Merkezi Araştırmanın Künyesi 49 ilde 2201 katılımcı ile yüz yüze görüşme
Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi
Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz
İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de
frekans araştırma www.frekans.com.tr
frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma
FUAR RAPORU Irak ın Ticaret Merkezi Erbil, ticari potansiyeliyle tüm yatırımcıları şaşırttı.
FUAR RAPORU Irak ın Ticaret Merkezi Erbil, ticari potansiyeliyle tüm yatırımcıları şaşırttı. IRAK ULUSLARARASI FURN EXPO, 27-30 Haziran 2012 tarihlerinde Erbil Uluslararası Fuar Alanı`nda ziyaretçileri
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan
AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR
AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.
Irak ta Yerel Seçimler Nereye Gidiyor?
19 Mart 2013 te Irak Bakanlar Kurulu tarafından Musul ve Anbar daki seçimlerin 6 ay içerisinde yapılmak koşuluyla ertelendiği açıklanmıştır. Irak ta Yerel Seçimler Nereye Gidiyor? Where Are the Local Elections
2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi
2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin
1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim
1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin
Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,
Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği
ABD Büyükelçiliği Ekonomi Müşaviri Treiber den SGK ya ziyaret
ABD Büyükelçiliği Ekonomi Müşaviri Treiber den SGK ya ziyaret SGK BAŞKANI ACAR; - AR-GE YE ÖNEM VEREN, YATIRIM YAPMAK İSTEYEN, GELİŞMEYE AÇIK FİRMALARA KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK VE BU FİRMALARI AYDINLIK BİR
Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler
Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların
15 Ekim 2014 Genel Merkez
ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı
TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ
TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.
TÜRK-ARAP SERMAYE PİYASALARI FORUMU 2013 TÜRKİYE
TÜRK-ARAP SERMAYE PİYASALARI FORUMU 2013 TÜRKİYE 20 Eylül 2013, İstanbul DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ 1 Sayın Maliye Bakanım, Yurt dışından gelen değerli misafirlerimiz,
BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI
BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI Başvuru Formu TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ SEKTÖR VAKFI BAĞIŞÇILAR VAKFI MODELİNİ DESTEKLEME PROGRAMI Başvuru Formu TÜSEV olarak Sosyal Yatırım Programı ile 2006 yılından
